Birinci Dünya Savaşı öncesi 22,5 kuruştan işlem gören ABD Doları, paradan 6 sıfır atılmasaydı, bugün 2 milyon 550 bin lira olacaktı. Dolar ile ilgili ilginç bir araştırma.
BD Doları, Merkez Bankası döviz satış kurunda, 4 Mart 2015 itibarıyla son bir yılda yüzde 13,53, son 2 yılda yüzde 39,85 arttı. 4 Mart 2013’de 1,8042 olan ABD Doları döviz satış kuru, 4 Mart 2014’te 2,2225’e, 4 Mart 2015’te ise 2,5232’ye çıktı.
Kronik bir şekilde dış ticaret açığı ve dolayısıyla cari işlemler açığı veren Türkiye’de her zaman ABD Doları, Alman Markı, İngiliz Sterlini, Fransız Frangı gibi önemli para birimleri hayati oldu. Avronun ortaya çıkmasıyla Alman Markı ve Fransız Frangı gibi para birimleri tarihe karışsa da onların yerini Avro aldı. Birinci Dünya Savaşı öncesinde İstanbul Borsası’nda İngiliz Sterlini 110, ABD Doları 22,5, Fransız Frangı ise 4,37 kuruştan işlem görüyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda ABD Doları 1,07 liraya çıktı.
Cumhuriyetin İlk Döneminde Kur Rejimi
Referans para olarak 1923-1950 arasında İngiliz Sterlini, daha sonra ABD Doları kullanıldı.
Cumhuriyet kurulduğunda 1,67 Türk Lirası (TL) olan ABD Doları, dünya ekonomik krizinin başladığı 1929 yılında 2,08, 1930’da 2,12 liraya çıktı. Dolar, 1934-1938 yılları arasında 1,26 TL oldu.
Döviz piyasalarının doğrudan denetlenmesi amacıyla, 25 Şubat 1930’da 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu (TPKK) çıkarıldı. Ardından alınan kararların denetimi için 11 Haziran 1930’da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu.
7 Eylül 1946 devalüasyonu
İlk devalüasyon 7 Eylül 1946’da yapıldı ve 1 ABD Doları 1,30 TL iken 2,80 TL’ye çıktı. Bu devalüasyon, İkinci Dünya Savaşı sonrasının şartlarına ve yeni ekonomi politikalarına uyum sağlanması için yapıldı. Döviz sıkıntısının olmadığı bir ortamda yapılmış olması, bu devalüasyonu diğerlerinden ayırır. Bu devalüasyonla ithalat artışını sınırlı tutmak ve ihraç mallarının dolar cinsinden fiyatını düşürerek, ihracatı artırmak amaçlanmıştır. Hükümetin, biriktirdiği altın ve dövizin değerini yükselterek iç borçların gerçek değerini düşürmek eğiliminde olması ve Uluslararası Para Fonu’na (IMF) üyelik sonucu devalüasyon yetkisinin kısıtlanacak olması da bu devalüasyon kararında etkili oldu.
Türkiye, 19 Şubat 1947’de Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’na üye oldu ve ayarlanabilir sabit döviz kuru politikası uygulamaya başladı.
Ve IMF sahneye adım atıyor…
Temmuz 1944’de ABD’nin kuzeydoğusunda yer alan New Hampshire eyaletindeki Carroll kasabasının bir bölümü olan Bretton Woods’ta toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı’nda imzalanan “Uluslararası Para Anlaşması” ile uluslararası ödemelerde kullanılacak yeni bir sistem getirildi. Sovyetler Birliği liderliğindeki Doğu Bloku ülkeleri dışındaki 44 ülkeden 730 delegenin katıldığı anlaşmayla katılan ülkeler için doları esas alan sabit kur sistemi benimsendi.
Uluslararası para sisteminin kurallarını belirleyen bu anlaşma, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kurulmasına da karar verdi.
ABD Doları altın ile dönüştürülebilirliğini koruyan tek ulusal para olarak kaldı. Anlaşma ile 1 ons altın 35 ABD Doları ya da 1 ABD Doları 0,88867 gram altın olarak saptandı ve ABD, dışarıdan talep olması durumunda doları bu parite üzerinden altına çevirmeyi kabul etti. Anlaşma, ancak çok özel ve düzeltilmesi olanaksız parasal dengesizliklerde herhangi bir ülkeye, parasının dolara karşısındaki değerini en çok yüzde 10 oranında değiştirme olanağı tanıdı. Bu oranın üzerinde devalüasyon veya revalüasyon yapmak için IMF’den izin alma zorunluluğu getirildi.
Bretton Woods’la getirilen bu sistem, 15 Ağustos 1971 tarihine kadar devam etti. ABD, bu tarihte sistemin kendisine yüklediği görevleri yerine getiremeyeceğini gördü ve parasının altına dönüştürülebilirliğini kaldırdı.
4 Ağustos 1958 ve 9 Ağustos 1970 devalüasyonları
7 Eylül 1946 tarihinde 2,80 liraya çıkan ABD Doları kuru, 4 Ağustos 1958’e kadar, yaklaşık 12 yıl bu kurda devam etti. 4 Ağustos 1958 tarihinde devalüasyona gidildi ve ABD Doları, Türk Lirası karşısında 2,80 liradan 9 liraya yükseltildi. Devalüasyonun ardından çok sayıda ürüne yüksek oranlı zam yapılmasıyla ekonomide sıkıntılar baş gösterdi.
Yine sabit kurun bir sonucu olarak Türkiye 1970’de de döviz krizine girdi. ABD Doları, 9 Ağustos 1970’de alınan devalüasyon kararıyla 9 liradan 15 liraya çıkarıldı.
Türkiye, devalüasyon ve yüksek enflasyon kıskacına da girdi ve uzun süre ta 2000’li yıllara kadar yüksek enflasyon cenderesinden çıkamadı.
Hiper enflasyonlar: 1 Dolar 4,2 trilyon Alman Markı
Hiper enflasyon, 1923 yılında Almanya, 1944’de Macaristan ve Yunanistan’da, 1949’da Tayvan’da, 1994’de Yugoslavya’da, 2008’de Zimbabve’de görüldü. Aylık enflasyon, Tayvan’da yüzde 2 bin 178, Yunanistan’da yüzde 13 bin 800, Almanya’da yüzde 29 bin 500 olurken, Yugoslavya’da yüzde 313 milyon, Zimbabve’de yüzde 79,6 milyar, Macaristan’da yüzde 41,9 katrilyona kadar yükseldi. Tabii bu kadar yüksek enflasyonlar beraberinde devalüasyonları getirdi.
Örneğin Almanya’da 1920 Aralık ayında bir dolar 73 Alman Papiermark iken, 1923 Aralık ayında ise 4,2 trilyon Alman Papiermark’a çıktı.
1970’ler ve enflasyon dönemi
Türkiye’de yüzde 60-70’lerde istikrarlı bir seyir izleyen yüksek enflasyon yaşanması ekonomi literatüründe istisnai bir örnektir. 2001 krizinden sonra enflasyonu geleceğe yansıtmayan ekonomi politikası izlenmesi sonucu, büyük sıkıntılar çekilerek, enflasyon tek haneli rakamlara indirilmiştir. ABD Doları, 1970’li yılların, istikrarsız yıllarında, 21 Eylül 1977’de 19 liraya, 1 Mart 1978’de 25 liraya, 10 Haziran 1979’da bazı mallarda 35 liraya bazılarında 47,10 liraya çıktı. Tabii bu devalüasyon bile neredeyse tüm ihracatını petrol ithal etmeye harcayan, dışa kapalı olduğu için döviz kazanamayan bir ekonomi için yeterli olmadı.
24 Ocak 1980 ve günlük devalüasyonlar dönemi
Sonuçta, 1980’li yıllara Türkiye, 24 Ocak Kararlarıyla başladı. 10 Haziran 1979 devalüasyonu ile 47,10 liraya çıkan ABD Doları kuru, 24 Ocak 1980’de 70 liraya yükseltildi.
1 Mayıs 1981 yılından itibaren günlük kur ayarlaması veya günlük devalüasyon sistemine geçildi. 1 ABD Doları döviz alış kurunda,  ilk kez, 5 Mayıs 1981’de 100 lirayı, 22 Mart 1983’de 200 lirayı, 13 Ocak 1984’de 300 lirayı, 18 Eylül 1984’de 400 lirayı, 9 Nisan 1985’de 500 lirayı, 22 Aralık 1987’de 1000 lirayı, 28 Kasım 1991’de 5 bin lirayı, 20 Mayıs 1993’de 10 bin lirayı geçti.
29 Aralık 1983’te TPKK Hakkında 28 sayılı Karar ve 7 Temmuz 1984’te yürürlüğe giren TPKK Hakkında 30 sayılı Karar’la kambiyo rejimi, büyük ölçüde serbestleştirildi.
1988 yılı Ağustos ayında mali piyasalarda yapılan bir değişiklikle döviz kurlarının piyasa koşulları altında tespiti sistemine geçildi. Bu amaçla Merkez Bankası bünyesinde Döviz ve Efektif Piyasaları kuruldu. 11 Ağustos 1989 tarihli TPKK Hakkında 32 Sayılı Karar, tam konvertibiliteye geçiş kararı olarak da kabul edilmektedir.
Ağustos 1988’den itibaren günlük döviz kurları bankalar, özel finans kurumları ve yetkili müesseseler ve Merkez Bankası Döviz ve Efektif Piyasaları Müdürlüğü’nün katıldığı bir alım-satım seansı olan günlük kur belirlenmeye başlandı.
5 Nisan 1994 ve kur sepeti
5 Nisan 1994’de kararlarından önce 22 bin 616,68 lira olan ABD Doları döviz alış kuru, 5 Nisan kararlarıyla 7 Nisan 1994’te ise 39 bin 853,13 liraya çıktı. 16 Ekim 1995’de 50 bin lirayı aşan ABD Doları, 26 Kasım 1996’da 100 bin lira sınırını geçti. ABD Doları, 22 Kasım 1999’da 500 bin lira düzeyini aştı.
Merkez Bankası, 5 Nisan 1994 tarihinden itibaren döviz kurlarının bankalar, yetkili müesseseler, özel finans kurumları ve PTT’ce piyasa kuralları dahilinde serbestçe belirlenebileceğine karar verdi ve “gösterge niteliğinde” kurlar ilan edilmeye başlandı. Kur politikası, enflasyonun düşürülmesinde nominal çapa olarak kullanıldı. 1995 yılı başında IMF ile bir stand-by anlaşması imzalandı ve yapılan anlaşma çerçevesinde, 1 ABD Doları ve 1,5 Alman Markı olarak tanımlanan kur sepetinin aylık değerinin, öngörülen aylık enflasyon oranları kadar artırılması kararı alındı.
2001 krizi ve doların 1 milyon lirayı aşması
2000 yılı başında IMF ile stand-by anlaşması imzalanarak üç yıllık bir program uygulamaya konuldu.
Merkez Bankası, 1 ABD Doları+1,5 Alman Markı’ndan oluşan döviz sepetinin 2000 yılı için hedeflenen yüzde 20 toptan eşya fiyatları enflasyon oranı kadar artacağını ilan etti. Taahhüdünü yerine getirmek için, bu hedefe uygun günlük sepet değerlerinin alacağı değeri tespit etti. Sepet değerlerinin tutturulabilmesi için döviz piyasalarında ilan edilen sepet değerleri üzerinden, döviz alımı ve satımı yapacağını da duyurdu.
2001 Kasım krizinden sonra kur sepeti uygulaması devam ettirildi. 19 Şubat 2001’de Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında ortaya çıkan siyasi kriz, önceden ilan edilen kur sepeti sisteminin devam ettirilemeyeceğini gösterdi. Hükümet, 21 Şubat 2001 gecesi döviz kurlarını dalgalanmaya bıraktı. Temmuz 2001’de bant sistemine geçileceği açıklandı ama gerçekleştirilemedi. 
Merkez Bankası döviz satış kuruyla 22 Şubat 2001 tarihinde 1 ABD Doları 685 bin 391 lirayken, 26 Şubat 2001’de ise 1 milyon lirayı aşarak 1 milyon 72 bin 988 TL’ye yükseldi. Daha sonra 12 Mart 2001’de 887 bin 605 liraya düşse de 3 Nisan 2001’de 1 milyon 238 bin 549 liraya, 4 Kasım 2001’de 1 milyon 679 bin 169 liraya, 25 Mart 2003’te 1 milyon 746 bin 390 liraya kadar çıktı. 2001 yıl ortalaması 1 milyon 225 bin 411,8207 olan Dolar kuru, 2002 yılında 1 milyon 505 bin 839,5257 lira, 2003 yılında 1 milyon 493 bin 67,76 lira oldu.
Paradan 6 sıfır atılıyor
Türk Lirası’ndan 6 sıfır atıldı ve adı Yeni Türk Lirası (YTL) olarak belirlenen para, 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle girdi. 31 Aralık 2004 tarihini 1 milyon 342 bin 100 liradan kapatan dolar döviz satış kuru, 1 Ocak 2005’te 1,3421 YTL oldu.
Dolar kuru 2005 yılında 1,3408, 2006’da 1,4311, 2007 yılında 1,3015 olan dolar döviz alış kuru, 2008 yılında 1,2929’a indi. Hatta 16 Ocak 2008’de 1,1449’a kadar düştü. 2009 yılında Türk Lirası’ndaki “Yeni” ibaresi kaldırıldı. Dolar, 2009 yılında 1,5471 TL’ye çıktı, 2010 yılında 1,5004 TL’ye indi.
27 Ağustos 2013 dolar 2 lirayı aştı
ABD Doları kuru, 2011 yılında 1,67, 2012 yılında 1,7925 oldu. 2013 yılının ikinci yarısından itibaren yeniden yükselişe geçen ABD Doları kuru, 28 Ağustos 2013 tarihinde 2 TL’yi aşarak 2,0225’e yükseldi. 17 Aralık 2013’de 2,0337 olan dolar kuru, 17 Aralık süreciyle birlikte yeniden yükselişe geçti ve 2013 yılını 2,1343 TL’den kapattı. Dolar kuru, sermaye çıkışının etkisiyle 27 Ocak 2014’de döviz alış kurunda 2,3142, 28 Ocak 2014’te 2,3428’e kadar çıktı. Döviz satış kurunda ise sırasıyla 2,3184 ve 2,3470 rakamlarını gördü. Bunun üzerine 28 Ocak 2014’de Merkez Bankası’nın müdahalesi geldi.
Merkez Bankası’ndan keskin faiz artırım kararı
Piyasaya yaptığı müdahalelere rağmen, döviz kurlarındaki yükselişi durduramayan Merkez Bankası’nın 28 Ocak 2014 gecesi, faiz oranlarını 5,5 puana varan oranlarda artırdı ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 4,5’ten yüzde 10’a çıkardı, borç verme faiz oranı yüzde 10,25 düzeyinden yüzde 15 düzeyine yükseltti.
Merkez Bankası, bu tarihten bu yana aralıklarla faiz oranlarını indirdi. En son, 24 Şubat 2015 tarihinde yaptığı toplantıda, gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 7,5’den yüzde 7,25’e indirdi.
Banka, gecelik faizde, marjinal fonlama oranı yüzde 11,25’ten yüzde 10,75’e, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 10,75’ten yüzde 10,25’e, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 7,5’ten yüzde 7,25’e düşürdü. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 7,75’ten yüzde 7,5’e çekildi. Merkez Bankası, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 düzeyinde sabit tutarken, borç verme faiz oranı ise yüzde 12,75’ten yüzde 12,25’e düşürdü.
Dolar bir yılda 2,2225’den 2,5232’ye çıktı
Sonuçta, Merkez Bankası’nın döviz satması ve faiz müdahalesi ile ABD Doları döviz satış kuru, 4 Mart 2014’te 2,2225’e indi. ABD Doları, 4 Mart 2013’de 1,8042 düzeyindeydi. 15 Mayıs 2014’de 2,07480’e kadar gerileyen döviz satış kuru, daha sonra yeniden yükselerek 2 Ekim 2014’te 2,2871’e çıktı. 3 Kasım 2014’de yeniden 2,2067’ye gerileyen dolar, 17 Aralık 2014’te 2,3714’e ulaştı. 2014 yılını 2,3230’la kapatan dolar, 14 Ocak 2015’te 2,2819’a indikten sonra 12 Şubat 2015’te 2,4941’e yükseldi. Mart 2015’e 2,5123’den başlayan dolar, 3 Mart 2015’te 2,5165’e, 4 Mart 2015’te ise 2,5232’ye çıktı.
Dolar, 4 Mart 2015’te serbest piyasada 2,55 sınırını aştı.
ABD Doları, Merkez Bankası döviz satış kurunda, 4 Mart 2015 itibarıyla son bir yılda yüzde 13,53, son 2 yılda yüzde 39,85 arttı.
Araştırma: Metin TÜRKYILMAZ