Putin Vakası’nın Türkiye’ye maliyeti
Prof.Dr.Esfender Korkmaz yazıyor:

Putin’in Türkiye için en büyük zararı, demokrasi alanında, otokrasinin tırmanmasında olmuştur. Batının Türkiye için demokrasi kaygusu duyması ve bunu sıkı sık gündeme taşıması bir anlamda otokrasi için fren etkisi yapmıştır. Rusya ise tersine kendisi gibi otokratik yönetimler istiyor. Rusya güdümündeki Bağımsız Devletler Topluluğunun 9 üyesi de, insan hakları ve demokratik özgürlükler olarak kısmen özgür veya özgür olmayan ülkeler statüsündedir.

Türkiye’nin diyalog ortağı olduğu Şanghay Ülkeleri de, Hindistan dışında demokratik özgürlüğü olmayan ülkelerdir.

Putin kendine benzeyen diktatör liderler istiyor. Bu anlamda Türkiye demokrasisine kötü örnek oldu ve otokrasiyi cesaretlendirdi.

Ekonomik açıdan Ukrayna krizinin de Türkiye olumsuz etkileri olacaktır.

Birincisi; Global ekonomik etkiler açısından ortaya çıkacaktır. Türkiye Petrol ihtiyacının yüzde 25’ini Rusya’dan alıyor. Krizin Dünyada Petrol ve buğday fiyatlarını artırması Türkiye’ye de olumsuz yansıyacaktır.

İkincisi, doğrudan etkilerine gelince;

1. Rusya ile olan dış ticaretimizde sürekli açık veriyoruz.

2021 Yılında Rusya’dan 29 milyar dolarlık ithalat yaptık. Buna karşılık 5,8 dolarlık ihracat yaptık. Rusya ile olan dış ticaretimizden dolayı, toplam dış ticaret açığımızın yüzde 50,3’ü kadar 23,2 milyar dolar dış ticaret açığı verdik. Üstelik bu açık her yıl devam ediyor. Yani Rusya dış ticarette bir partnerimiz değil, bizi alenen sömüren bir ülkedir.

2. Doğalgaz ve tahıl ithalatında Rusya’ya mecbur değiliz.

Türkiye Rusya’dan ithalatında ilk üç sırayı, Doğalgaz, Demir Çelik ve Tahıl alıyor.

Türkiye doğal gaza ihtiyacının yüzde 40’ını Rusya’dan alıyor. Dünyanın en pahalı doğalgazını Türkiye’nin aldığına dair iddialar var.

Ekim 2021; Erdoğan-Putin görüşmesi medyada “Erdoğan doğal gaz fiyatlarının Avrupa piyasasında yüksek olduğunu bu yüzden fiyatların düşük tutularak yeni bir anlaşma imzalanması gerektiğini söylediği buna Putin’in cevabı ise “Ucuza doğal gazı vermem” şeklinde olduğu” yazıldı.

Türkiye’nin doğalgazda alternatif çözümler üretmesi gerekiyor.

Tahıl ihtiyacımızın yüzde 64,6’sını Rusya’dan, yüzde 13,4’ünü Ukrayna’dan ithal ediyoruz. Tahıl ithalatında; Polonya, Bulgaristan, Arjantin gibi alternatif ülkeler olduğu için Türkiye tahıl temininde sıkıntı çekmez. Türkiye’yi tahıl ithal etmeye mecbur bırakan hükümetler utansın.

Türkiye’nin Rusya’ya ihracatında ilk üç sırayı, meyve-sebze, makine ve aksamları, çeşitli metaller alıyor. Standartları tutturunca sebze ve meyve ihracatı her ülkeye yapılabilir.

3. Turist sayısı azalır.

2016 ve sonrasında, OHAL uygulamaları ve Başkanlık sistemi ile Türkiye’ye batıdan gelen Turist sayısı azalmış, Rusya ve Ukrayna’dan gelen turist sayısı artmıştır. 2021 yılı itibariyle gelen turist sayısında ilk üç sıra şöyle:

*Rusya: 4,5 milyon, toplamın yüzde 21,i

*Almanya: 2,8 milyon, toplamın yüzde 13’ü

*Ukrayna: 2,1 milyon, toplamın yüzde 9,5’i

Gelen turist başına ortalama harcama 834 dolardır.

Türkiye’nin stratejisi, insan hakları ve demokratik özgürlüklerde, hukuk ve demokraside yeniden Avrupa standartlarına dönmek ve daha zengin turist çekmek olmalıdır.

4. Akkuyu Nükler Santralini; Rusya kendi finansman imkanları ile yapıyor. 1. ve 2. ünitelerde üretilecek elektriğin yüzde 70’i ile ünite 3. ve 4. ünitelerde üretilen elektriğin yüzde 30’unu her ünitenin devreye girmesinin ardından 15 yıl süresince Türkiye Cumhuriyeti tarafından 12.35 ABD senti/kWh tarifesiyle satın alınacaktır.

Santral, tam olarak faaliyete geçmesinden 8 yıl sonra Türkiye’deki enerji tüketiminin ortalama yüzde beşini karşılayacaktır. 2082’de santralin ömrü bitecektir.

AKP iktidarı neden böyle yapar? Devlet de borçlanarak aynı yatırımı yapabilirdi. Şatafata, saraylara, konvoylara, lüks araba ve uçaklara para bulabilen bir devlet, bunları kısarak aynı yatırımı yapabilirdi.

Sonuç olarak, Rusya Türkiye için dış ticarette Avrupa benzeri bir partner değildir. Avrupa ile ticaretimizden fazla verip, Rus ve Çin’e karşı verdiğimizi dış ticaret açıklarının bir kısmını kapatıyoruz.

Rusya ile ekonomik ilişkilerimiz bize zarar veriyor. O zamanda insanların aklına; “Siyasi iktidar Otokrasiyi koruyan bir ülke olduğu için mi Rusya’yı partner ilan ediyor.” sorusu geliyor.