Bankacının maaş isyanı!

Hayat zorlaşıyor…
Hayati standardımız günden güne düşüyor…
Ülkede çalışmak hatta daha da basite ineyim nefes almak, ısınmak, bir yerden bir yere ulaşabilmek ve ulaştığında ihtiyaçlarını karşılayabilmek çok daha zor…
Arkadaşlar sizi bilmem ama bana aldığım maaş artık yetmiyor.
Evin kirası, doğalgaz, elektrik, su, telefon faturaları, kredi masrafları, ulaşım, yemek, mutfak masrafı derken her geçen gün kişisel ihtiyaçlarımdan vazgeçer oldum.
Bankada bir kadın olarak bakımlı olmam gerektiği ve düzgün giyimli olmam bana söyleniyor; hoş söylenmese bile sadece “kadın” ya da “insan” olduğumdan dolayı bazı ihtiyaçlarım var.
Kılık kıyafet, kuaför, mümkünse güzellik salonu. Biliyor musunuz? Gidemiyorum, ancak haftada bir o da fön çektirmeye toplantı, görüşme vs. olursa yani keyfi bile değil.
Yoğun ve stresli iş hayatımızdan bir gece olsun uzaklaşmak için dışarda bir yemek ya da bir aksam dışarı çıkmak artık beni zorluyor ve bu ihtiyacımı da artık evde buluşarak karşılamak daha ekonomik ve mantıklı geliyor.
Market alışverişinde sütün, yoğurdun fiyatına bakar ve karşılaştırır oldum (bu konuda dikkatsiz biriydim) en ucuz, en yenilebilir neyse gerekirse vakit ayırıp bulmaya çalışıyorum.
Tatil zaten sanırım artık kocaman bir hayal…
Kısaca baktığımızda şu an resmen bankada çalışmak için yaşıyoruz, yaşamak için çalışmıyoruz…
Memleketin içinde bulunduğu adlandırılmayan kriz hali, yönetilemeyen ekonomi. Bu konulara girmeyeceğim fazlaca hakimiz hepimiz.
Aldığımız yetmiyor, maaşlarımız haricinde her şeye her gün zam haberi geliyor.
Diğer bankaları bilmiyorum ama büyük yeşilde zamlar Nisan ayında veriliyor.
Çok bir şey fark edeceğinden değil ama şu an o kuş kadar zamma bile ihtiyacımız var.

PATRON KABUL ETMEDİ
Genel Müdürümüz sağ olsun düşündü bizi bu sefer. Önce ikramiye sonrasında zammı öne çekmek istedi ama “ecnebi” buna izin vermedi.
Yine de paramedya aracılığıyla iyi niyeti ve çabası için kendisine buradan teşekkür ediyorum ve güzel haberlerini beklediğimizi bilmesini istiyorum.
Şubeciler olarak bu zor süreçte yine bankanın yüzü, vitrini olduk. İşimizi canla başla verilen o korkunç hedeflere rağmen bırakmadık.
Mobbinge alıştık, mobbinge yaşadık, gece gündüz wahtsapp gruplarından ne tacizlere uğradık, evlere kapanmaya bir gün kala müşteri ziyaretine gittik. Bunları yapan, tüm yükü çeken bizlerken yine plazadakiler süreci yönetmiş oldu evlerinden. Neyse bu konuya da girmiyorum ama söylemeden de edemeyeceğim: sürecin genelini bu ağır şartlarda şubelerimizde hastalanmak ve hastalığı evlerimize, sevdiklerimize taşımak pahasına biz yönettik. Siz plazadakiler! Evlerinizden bizlere ahkam kesmekle süreç yönetilmiyor, bilin istedim.
Bu kadar fedakarlıkla işinin başındaki emekçi şubeciler olarak bankalarımızın desteğini haklı olarak bekliyoruz.
Lütfen “ecnebi” ları ikna edin de hakkımızı verin biz de az insanca yaşayalım.