Hedef baskısı ve mobbingden bunalıp istifa etmeyi düşünen binlerce bankacının korkusu olan 7 önemli soru… Şubeci yazıyor:
Daha önce kaç defa istifa dilekçesi yazdım bilmiyorum.
2 defa verdim ama; tekrar düşünmem istendi ben de tekrar düşündüm. Belki düşünemeyeceğiniz kadar çok belki de bu yazıyı okuyanlardan az.
Banka benim ilk işim, öğrendiğim mesleğim.
İlk başlarda severek inanılmaz bir şevk ve hevesle tutunduğum, içimde ve içinde büyüdüğüm mesleğim.
Ve bu öyle bir mesleki banka çatısından ayrıldığınızda kendinizi çıplak hissediyorsunuz.
Nasıl da alışmışız. 
Sisteme, yarışmaya, düzene hatta baskıya.
Hayatımız banka olmuş bizim.
Hedeflerle yatıp, müşterilerimizle güne başlıyoruz.
Arkadaş sohbetlerinde bile 10 bilemedin 20.dakika sonra ya hedef konuşuyoruz ya da müdür.
Tüm bu sistem içindeki korkunç sistemsizlik, profesyonel kurumsallık içindeki amatör pazarlamacılık vesveseleri…
Bankaya başladığınız andan itibaren size empoze edilen bankanızın marka değeri ve sizin bu marka olmadan aslında bir hiç olduğunuz fikri. Bu fikrin günden güne, içten içe sizi ele geçirmesi ve fark etmediğiniz özgüven sorunu.
Ayrılmak zorunda olduğumuz ama alışkanlıklarımızdan vazgeçemediğimiz sorunlu ve bizi her gün dırdırıyla kemiren bir sevgili gibi kurumlarımız.
Susturamıyoruz, üzerimizdeki etkisini reddetmiyoruz, bize gülünce kanıyoruz eski mutlu günler geliyor akla, sonra şiddetini gördüğümüzde yine kandığımız için pişman oluyoruz.
Ayrılamıyoruz.
Bugün eve gelince bir dilekçe daha yazayım dedim. Bu sefer kurtulmak için. 
Sorular. Sorular…kafamın içinde yankılanırken ben hepsi için bir cevap ve çözüm bulmaya çalışıyorum…
-Başka bir iş yapabilir miyim?
-Tazminatımı alabilir miyim?
-Borçlarımı ödeyebilir miyim?
-İş bulamazsam ne yaparım?
-İşsizlik maaşı alabilir miyim, alırsam geçinebilir miyim?
-Elimdeki avucumdakini satsam bir iş kurabilir miyim?
-Kendi isimde kimse bana ay başında para vermeyecek ya batarsam, son sansımı da kaybedersem ya sonra?

Hepsine artı olarak o kadar kötü bir dönemden geçiyoruz ki birine cevap bulsam diğerinde tıkanıyorum.
“Ya içindesindir çemberin ya dışında yer alacaksın” diyor şarkı bir yandan.
Benimse;
Beynim bankanın dışında, 
Ruhum hayallerimin peşinde,
Bedenim şubenin içinde …….
Dilekçemi yazdım.
Şubeci