Son günlerin moda sözcüğü olan Herkesin B planı olmalıyı Evla Fazlı farklı bir bakış açısı ile yorumladı: Yoksa  B planı bir kaçış planı mı?
Özellikle özel sektör çalışanları olmak üzere gelecekleri, yöneticilerin ya da patronların ağzından çıkacak kelimelere bağlı olan herkesin geleceğini düşünmesi kadar normal bir durum yoktur herhalde.
Herkesin dilinde bir B planıdır gidiyor.
İçinde bulunulan durumun sıkıntılarının farkına varmaya başlayanların, kendini güvenceye almak için kurtarıcı diye yaptığı, garanti gözüyle baktığı plandır B Planı.
Bu plan nasıl mı yapılmalı?
Mevcut durumunuzun vermiş olduğu rahatsızlığı, huzursuzluğu enine boyuna değerlendirdiğiniz, sizi bulunduğunuz durumdan kurtaracak bir seçenek olması şarttır.
Hiçbir şeyin yolunda gitmediğini düşündüğünüz zaman dilimi,  herkesin başına gelmiştir çalışma yaşamı boyunca.
Önceleri ne olduğunu çözmeye çalışırsınız, baktınız olmuyor kendinize hemen bir B Planı oluşturursunuz.
A Planınız eğer bankada çalışmaksa ve kendinizi rahatsız olduğunuz şeyler sonucu B Planı yaparken bulduysanız, dikkat etmeniz gereken bir şey olduğunu bilmelisiniz.
A Planınızın gölgesinde kalmış gibi gözükse de B Planınız belki de asıl işe yarayan planınızdır.
Sadece dikkat etmeniz gereken; X Bankasında çalışırken XX Bankasına geçmek istemenin yeni bir plan olmadığıdır. A Planının farklı rengidir gideceğiniz yer.
Asla bir ‘B Planı’ değil, sadece ‘Kaçış Planı’ dır bu…
Mevcuttan tamamen bağımsız bir plan geliştirmelisiniz.
Nasıl ve ne zaman olduğunu en iyi siz kestirebilirsiniz.
B Planınızı hazırladıktan sonra hemen,
A Planınızdan da vazgeçmemelisiniz. Vazgeçtiğiniz an, geçmişe dönük tüm haklarınızdan feragat etmiş olursunuz.
Tüm çektiğiniz eziyetler sonucu sizden gidenler başkalarına kar kalmamalı.
Bırakın şimdi onlar düşünsün.
Fazlası için asla kendinizi yormayın, neyse o olsun…
Sizin keyfinizi kaçıranları, siz rahatlığınızla rahatsız edin bu seferde.
‘Herkese her zaman çok iyi davranıyorsanız, muhtemelen kendinize kötü davranıyorsunuzdur.’
Bundan vazgeçin.
Şimdiye kadar hep en iyi oldunuz, her şeyi tastamam yaptınız da elinize ne geçti?
Yine üzülen siz oldunuz.
Anlık başarılar hep geçmişte kaldı, asla geçmiş başarılarınızla geleceğinizi görmenize izin vermezler, anında unuturlar…
Hep tesadüftür sizin başarılarınız, güneş balçıkla sıvanmaz bilmezler.
Yapamadığınız noktada üstünüzü çizmeleri an meselesidir onlar için.
İçinde bulunduğunuz cam fanus sizi değiştirmeye çalışıyorsa, buna izin verip değişirseniz suçlusu siz olursunuz, fırsatçılar değil.
Başta sizi değiştirmek isteyenlere karşı dik durup siz onları değiştirmeyi denemelisiniz.
Olmuyorsa o cam fanusu kırabilecek gücü kendinizde bulana kadar direnmelisiniz.
Konfor alanınızı daha konforlu bir alanla değiştirmenin anahtarı sizde.
Kullanmaya karar vermeniz yeterli…
Bu arada bankacılık hikayeniz yarım kaldı diye de düşünmeyin. O hikaye o kadardı, bitti…