Remzi Özdemir, son dönemde bankalardan haraç mezat satılan kişisel bilgilerin kaynağını yazdı. Burada suçlu bankacı mı, yoksa banka mı? 
Son bir yılda yaklaşık 5 bankadan 50 binden fazla vatandaşın gizli kalması gereken bilgileri dışarıya sızdı.
Bu bilgiler neler?
Tüm bilgileriniz. Millî İstihbarat Teşkilatı’nın bile elinde tutmadığı bilgiler.
Bütün aile fertlerinizin telefon ve adres bilgileri. Mali yapıları, harcamaları ve daha onlarca bilgi.
Dedim ya MİT’in bile kolay kolay ulaşamadığı bu bilgilere bankalar riskli kredi vermemek için kolayca ulaşıyor.
Son bir haftada iki bankadan veri sızıntısı oldu. İki bankada da çalışan tarafından para karşılığı yaklaşık 10 bin kişinin bilgileri başkalarına verilmiş.
Bu bilgiler kimlere satıldı bilinmiyor.
Tefeciye mi, kıskanç kocaya mı, yoksa farklı pazarlama işinde kullanılması için mi bilen yok.
Bilinen tek bir şey var ki o da bankalardan sürekli olarak vatandaşın bilgileri sızıyor.
Bunlar bilinenler ya bilinmeyenler?
Mesela uzun süredir aradığınız kişiyi bankalar vasıtasıyla bulabilirsiniz. Adresini telefon numarasını daha birçok bilgisini.
Hemen aklınıza kan davası geliyor değil mi?
Türkiye’de halen onlarca kan davası cinayeti işleniyor. Bu kişilerin büyük bir bölümü kanlısından kaçmak için adresini değiştirmiş. Eğer bankaya yolu bir kez dahi düşmüş ise o kişi yandı.
Bu terör örgütü mensubu da olabilir.
Yani çok ciddi güvenlik sorunu.
Burada bankanın bir suçu yok. Sonuçta insan olan her yerde usulsüz işlem olur.
Bankanın suçu yok derken, suçun kaynağı başka yerde demek istedim.
Bu tehlikeyi Yeniçağ Gazetesi’nde 6 Ocak 2014 tarihindeki “Vatandaşın özeli bankaya veriliyor” başlıklı yazımda dikkat çektim.
Tehlikenin adı KKB!
İstihbarat teşkilatının ismi gibi değil mi? KKB bankacılar tarafından kısaltılmış ismi. Tam açılımı Kredi Kayıt Bürosu.
Bu büro 1995 yılında kuruldu. 9 bankanın ortaklığı ile. Amacı bankaların kredi vereceği insanları puanlamak.
Bankalar kendilerine gelen tüm müşterilerin özel bilgilerini bu şirkete yüklediler. Halen de yüklemeye devam ediyorlar. Siz bir ay borcunuzu ödemediniz mi hemen ortak sisteme giriyor. Harcamalarınız telefon ve adresiniz, kaç bankada borcunuz olduğu bunları düzenli ödeyip ödemediğiniz daha aklınıza gelmeyecek birçok bilgi burada yer alıyor.
İşte bütün sızıntının esas merkezi burası.
Amerikan sisteminin bir benzeri.
Bu şirket vatandaşın bilgilerini ne kadar güvenli depoluyor. Ayrıca neden ortak bir depo?
Bunu her banka kendi tutabilir. Ya başka bankada riski varsa?
İyi de varsa o bankanın sorunu. Madem ticaret yapıyor riski de kabul etmek zorunda.
Türkiye’de tüm yasalar hep bankanın lehine çıkartıldığı için maalesef burada vatandaş bankalara kurban veriliyor.
Gelelim bilgileri sızan vatandaşlara.
Bunları bankalar arayıp tatlı dille hiçbir şey yokmuş gibi bilgi veriyorlar. Bazıları hiç bilgi de vermiyor.
Benim bilgileri sızan vatandaşlara tavsiyem; bilgilerinizi tutan Kredi Kayıt Bürosu’na hem suç duyurusunda bulunmaları hem de tazminat davası açmaları.
Çünkü elde sizin bilgilerinizi koruyamayacak bir sistem kullanıyor.
Milyonlarca insanın bilgilerini elinde tut, sonra bir banka şubesinden bu bilgiler satışa çıksın.
İşte sorun da burada.
Öncelikle yasal hakkınızı kullanıp, sızıntı yapılan bankaya yazın, sizin de bilgileriniz sızmış mı diye.
Size yanıt vermek zorundalar. Eğer sızmış ise banka ile muhatap olmadan Kredi Kayıt Bürosu ve yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunun.
Buradan BDDK’ya da görev düşüyor. 9 bankanın ortak olduğu bu şirket ne kadar ciddi denetleniyor. Denetleniyor ise bu bilgilere basit bir şubeci ulaşıyor ise ortada çok kötü bir sistem yok mu?
Kredi Kayıt Bürosu ile ilgili konuyu işlemeye devam edeceğim.

Kaynak Yeniçağ: Özel bilgiler nasıl havada uçuşuyor! – Remzi ÖZDEMİR