Bankacılık sektörünün insanı nasıl bozduğunu anlatan müthiş bir yaşam öyküsü. Sıradan bir müdürün bölge yönetici olduğunda sistemin onu nasıl canavarlaştı.
Bugün Nazlı bir müdürden bahsedeceğim. 
Bankacılık sisteminin melek gibi insanları nasıl bozduğunu hatta onu nasıl canavarlaştırdığını en iyi anlatan hikaye.
Hikayenin kahramanı yabancı sermayeli bankanın Anadolu bölge satış müdürü. 
Bir çocuğu ile portföylükten başlayıp, şube müdürlüğüne tırnakları ile kazınmış bir başarı hikayesi. 
Bu başarı Nazlı müdürü bölge satış yöneticiliğine kadar taşımış.
İşte ne olduysa o zaman olmuş. 
Melek gibi Nazlı müdür bir anda adeta canavara dönüşmüş.
Aslında özünde iyi bir insan olan kişinin  nasıl olur da bu kadar acımasız olabileceğini en iyi anlatan örnek. 
Nazlı derken, bu bölge satış yöneticisinin adı Nazan  değil. Sadece Nazlı olduğu için öyle diyorum.
İşte bu Nazlı’yı en yakın arkadaşları bile tanıyamıyor.
şube personeline hakarete varan baskılar ve satış için psikoloji bozan tehditler.
Bu Nazlı’nın psikolojisi öyle bozulmuş ki, hasta yatağında bile mobbingden geri kalmıyor.
Bu Nazlı müdüre buradan kısa bir nasihat vermek istiyorum:
Paramedya’ya düşen o kadar çok satış müdürü ve bölge müdürü hatta GMY bile gördük ki, Hepsi çok güzel insanlardı. Güzel annenin iyi bir babanın çocuklarıydı. 
Hepsini sistem bozdu. En yakın arkadaşlarını bile harcayacak kadar gözleri döndü.
Nereye kadar yaptılar bunu biliyor musun?
Kullanım ömürleri bitene kadar!
Emin ol ki, sistem seni de kullanıyor. Ve senin de kullmanım ömrün git gide sistem tarafından bitiriliyor. 
Sonra ne mi olacak?
Sende atılacaksın.
Hüseyin Bey gibi. Arzu Hanım gibi… Nurdan hanım gibi, Bölge Müdürü Zeki bey gibi…
Geride sana ne kalacak biliyor musun?
Binlerce insanın ahı ve çocuğuna bile yapılan beddua ile kıdem tazminatın.. Ha! Bir de 8 maaş…
Sahi Nazlı müdür sen ne zaman böyle bozuldun?