Geçen hafta yerli sermayeli bir bankada yaşanan olay Nasireddin  Hoca ve Timur’un fillerini aratmayacak türden.  Uyanık GMY ve işgüzar bankacı.
Olay yerli sermayeli bir bankada geçiyor.
Milyon dolarlar verilerek satın alınan müşteri arama programı personeli adeta canından bezdirmişti. Bilmem kaç saniye konuşacaksın, günde en az 40 tane arayacaksın.
Gazetelere de konu olan bu buzz gibi yazılım ile ilgili son yaşananlar bizlere Nasireddin Hoca ve Timur’un fillerini hatırlattı.
Kendini şirin gösterip, alttakileri kötü göstermesiyle tanınan bu GMY tüm personel ile bir telekonferans yapar.
Sözü bu buzz gibi arama sistemine getirir.
Önceden mi seçildiği bilinmeyen bir personele iyi polis rolündeki GMY sorar: Nasıl bu program? Nasıl satış yapıyorsun?
Bütün bankacıları şok eden bir yanıt gelir:
-En büyük satış kaynağımız bu listeler. Arayıp çok rahat satış yapıyoruz!
GMY mutlu bir eda ile koltukta yerini daha da sabitlerken, tüm bankacılar şaşkındır.
Oysa bu sistemden şikayetçi olmayan tek bir personel yok! Çünkü o listeye yüklenen isimlerin büyük bir bölümü ya telefonu açmıyor, ya da banka personelini  engellemiş durumda. Çünkü aynı liste, bireysel ile gişe arasında gidip geliyor.
Bankacıyı engellemeyenler ve sistemi bilen bazı müşteriler ise “Hadi sana kıyak olsun 30 saniye dolsun” diyerek hava durumunu anlatıyorlar. Ayrıca diğer bir konu ise, bazı satişların sırf ekrana satış olarak yansısın diye mecburen  imzasiz yapılıyor. Bunu da herkes biliyor ama susuyor.
Toplantı biter ve diğer bankacılar çaresiz Timur’un fillerine bakar gibi telefona bakmaya ve aramaya devam ederler…