Hanife Serter, bankacılık sektöründe yılda bir kez yapılan ve iyi çıkması için personele baskı yapılan anketleri yazdı:
Geçtiğimiz hafta yazdığım yazının satır arasında geçen bir söze bankacılardan çok sayıda tepki geldi. Kurum içi memnuniyeti ölçme amaçlı yapılan anketler yerine , antidepresan kullanım seviyesinin sorgulanmasını önerdiğim satırlara…
Çok sayıda bankacı kurumları tarafından genellikle yılda bir kez yapılan ve çalışanların kurumla ilgili duygu, düşünce ve önerilerini öğrenmeyi amaçlayan anketlerin ne şekilde manipüle edildiğini anlatan mesajlar attılar. “Sonuçlar olumsuz çıkarsa pek iyi olmaz…” diye uyaran yöneticiler , anket yapılırken personelinin başında duran müdürler, 4-5 kişilik şubede yapılan ankete kimin ne cevap verdiğinin çeşitli kişisel verilere bakılarak kolayca anlaşılabileceğini düşünenler , “işimden olmamak için ankete düşündüklerimin tam tersini yazdım” diyenler ve daha neler neler…
GİZLİLİK ESASTIR!
Tüm bunları okurken bankadaki son yılımda doldurduğum son anket geldi aklıma . Klasiktir, anketlerin başında “ gizlilik esastır“ diye bir bilgi verilir. Ama her bankacının da bu konuda illa ki bir şüphesi, endişesi olur. “ Ya bunları benim yazdığım anlaşılırsa ?!” diye düşünür herkes. Anlaşılırsa ne olur ? Öldürmeseler de süründürürler (!). Bankacılar bunu bilirler, buna göre cevaplarına bir ayar verirler. 
Doğrusu ben bunu yapmamıştım o son ankette. Geceleri rahat uyumak için kendi kendime verdiğim sözü tutmakta kararlıydım çünkü . Her nerede kim ne sorarsa sorsun “ Gerçeği, sadece gerçeği söyleyeceğime..” and içmiştim adeta. Müşteriler, bölge müdürü, bölge yöneticileri, müfettişler, Genel Müdür Yardımcıları, personelim…farketmiyordu. Kim ne sorarsa cevabını doğrudan, dolandırmadan veriyordum. Sonuçta Bankacıydık ve “ dürüstlük” işimizin olmazsa olmazıydı. Ben de buna tüm kalbimle inanıyordum. 
BASKI İLE SATIŞ
İşte bu düşünce ile o son ankette de Bölge yönetimlerinin objektiflikten uzak kararlar aldığını, sahayı dinlemediğini, hedeflerin gerçeğe uygun ve rasyonel verilmediğini, sık sık ve zamanlı zamansız yapılan toplantıların verimsiz geçtiğini, yeni çıkan bazı ürünlerin müşteriye de bankaya da faydası olmadığını, sadece “ kampanya baskıları ile satıldığını “ ve bunun gerçek başarı olmadığını… vb konuları görüşler kısmına yazdığımı hatırlıyorum. Sonuçta hepsi gerçekti ve bunların sahadan da görüldüğünü farkedip değiştirmeleri Banka’nın hayrına olacak bir işti. Banka’nın gelişimi ve başarısı için çeşitli öneriler yapmayı bize Teftiş Heyetinde öğretmişlerdi. “ Amaaan bana ne, ben aldığım maaşa , prime bakarım…” diyemiyordum. 
Neyse… Sonuçta o benim doldurduğum son anket oldu kısacası. Pişman oldum mu ? Asla… Son üç yıldır bu platformda kesintisiz yazıyorsam, özüm sözüme, sözüm de özüme uygun olduğundandır.  O zaman orada yazdıklarımın sadece devamıdır. ( Merak eden üst yönetim dilerse o anketi bulup teyid edebilir. Sonuçta o bölgede benim kıdemimde hem müfettişlik hem bölge yöneticiliği yapmış tek kadın müdür bendim. Kişisel veri sorularından bunu tespit etmeleri çok kolaydı. Belki de etmişlerdir. )
Yazdığım her satırın altına binlerce iş arkadaşımın da imza atacağını bilmeme rağmen anketlerden çıkan sonuçlar nedense hep “ yüksek memnuniyet “ seviyesine işaret ediyordu. Bu sonuçları görünce,  hatta kurumun reklamı olarak kullanıldığını duyunca insan hem şaşırıyor hem de hayret ediyor . Bu şekilde manipüle edilen anketlerle acaba kim kimi aldatmış oluyor ? Kurum personeli kurumunu mu ? Kurum dış müşterilerini mi ? Anketi düzenleyen şirket kurum personelini mi ? Bu anketler için belli bir bedel ödeyen kurum aldığı yalan yanlış sonuçlardan “ reklamını yapmak” dışında ne fayda sağlayabilir ki ?
Günümüzde veri kirliliği, rakamlarla oynama ve anketlerle yanıltma ne yazık ki çok yaygın bir uygulama. Enflasyon oranından işsizlik rakamlarına , Covid hasta sayısından, ölüm oranlarına kadar bir çok veriyi de kafamızda soru işaretleri ile takip ediyoruz. Rakamların iyi çıkması da kötü olması da farketmiyor. Önemli olan inandırıcı olması ve güven vermesi ama ne yazık ki o güven duygusu bir süredir kaybedildi. Yine de arada bir bilimsel verilere dayanarak, objektif analizler yapmaya çalışarak topluma ışık tutanlar oluyor. Onları takip etmek hala aklı başında insanlar olduğunu göstermesi açısından çok değerli. 
Bakalım bu sene yine kimler “kurumundan en memnun olanlar “ olarak açıklanacak. Anketler yalan söylese de Paramedya yine gerçekleri yazmaya devam edecek. Çünkü Paramedyaya yazılan her yorumun arkasında “ Özgür irade “ var. Çünkü Paramedya’da gizlilik esas ve  “ Özgür irade”ye saygı var.