PARAMEDYA

Konutta büyük oyun Düşük faiz zarar ettiriyor

Konutta büyük oyun Düşük faiz zarar ettiriyor

Faizler düştü konut alanlar nasıl zarar etti? Usta analist Erol Taşdelen, faizler düştü diye konut alan vatandaşın nasıl zarar ettiğini rakamlarla açıkladı.

Konutta faiz dopingi nereye kadar
Faiz oranlarının düşmesi ile birlikte konut sektöründe de gözle görülür hareketlenme yaşandı. Yarım kalan inşaatlarda tamamlanma telaşı yaşanırken, konut proje reklamları kendini gösterir oldu. Diğer taraftan piyasa okur yazarlığı olmayan vatandaş farkında değil ama konut fiyatlarının talebe bağlı olarak yapay olarak artması, konutta faiz avantajını da ortadan kaldırmış durumda.
Konut kredileri doping etkisi yaptı
Piyasa Faiz oranlarının düşerek enflasyonun altına inmesi tasarruf sahiplerinin negatif faiz ile tanışmasına neden olurken, ister istemez vatandaş parasının değerini korumak için arayış içine girdi. Bir kısım tasarruf sahipleri yabancıların çıkmaya çalıştığı Borsa’ya yönelirken diğer bir kesim de ellerindeki parayı kredi ile tamamlayıp konut almaya yöneldi. 
Konut Kredisi ne kadar arttı
Haziran başına kadar 210 milyar TL düzeyinde giden Konut Kredi hacmi Haziran sonunda 19 milyar TL artarak 230,8 milyar TL düzeyine ulaşırken, 3 Temmuz itibarıyla son haftada 8 milyar  TL daha artış yaparak 239 milyar TL düzeyine ulaştı.
Konut kredilerindeki bu artışa rağmen  konut sayısındaki arz fazlalığı henüz konut stoklarının kabul edilebilir düzeye inmesini sağlamadı kullandırılan kredilerin çoğunun müteahhitlerin yıllardır biriken banka borçlarına gittiği, dolayısı ile sektörde yeterli gelir sağlayacak düzeye ulaşmadığı uzmanların ortak görüşü haline gelirken yine de mevcut durumun sektöre bir nefes aldırdığını konusunda bir kanaat oluşmuş durumda.
Konut fiyatları faiz avantajını ortadan kaldırdı
Faiz oranlarının düşmesine rağmen konut fiyatlarındaki yapay artış konut alıcıları mutlu etmezken faiz oranının düşüklüğü diğer taraftan da “sürü psikolojisi” yaratmaya başlaması nedeni ile düşük faiz oranı ile konut aldığını düşünen çoğu alıcılar konut fiyatlarının artması nedeni ile reel de konutu daha yüksek maliyet ile almasına neden oldu. Konut  fiyatlarının % 10-30 aralığında artması faiz oranlarındaki avantajı ortadan kaldırması sonucu önümüzdeki aylarda gerek  Covid-19 pandemi sürecindeki belirsizlik; gerekse piyasalardaki sıkışma nedeni ile mevcut hareketliliğin aynı hızla devam etmesi önünde en önemli engel olarak görülüyorken bu yöndeki kaygıları da artırır hale geldi.  Bu nedenle zaman ile konut fiyat, banka faiz oranı dengesinin oturması kendini göstermesi sürpriz olmayacak.
Faizler düştü konut alanlar nasıl zarar etti
Yukarıda anlattığımız olayı somut olarak örnekleyelim. Konut alacaksınız ve elinizde 250.000.-TL var. Nisan ayında 500.000.-TL’ye bulduğunuz bir evi 250.000.-TL de 10 yıl vadeli konut kredi kullanıp alsaydınız ( ki o dönemde faizler %0,91 idi ) bankaya konut kredisi için faiz dahil 411.892.-TL ödeyecektiniz ödediğiniz 250.000.-TL peşinat ile birlikte cebinizden toplamda  661.892.-TL çıkacaktı.
Faizler düşecek diye beklediğinizde satıcı evi Haziranda 550.000.-TL’ye çıkardığında bu sefer almak için 300.000.-TL konut kredisi kullanmak zorunda kalacağınızdan bankaya 430.715.-TL ödeyeceğinizden cebinizden 680.715.-TL çıkmış olacak. Temmuz ayını beklediniz satıcı evi 600.000.-TL’ye yükseltti siz 350.000.-TL konut kredisi kullanacağınız için size toplam maliyeti 752.501.-TL olacak.
Kısaca, “zamanında aldın aldın bu saatten sonra; faiz oranına değil cebinizden çıkana bakın; bu şişirme fiyatlar ile bir kez daha düşünün” derim.
Erol TAŞDELEN
Ekonomist, Siyaset Bilimci
Tasdelen34@gmail.com


 

Etiketler: erol taşdelenbanka karlarıerol taşdelen paramedyakonut kredisi faiz
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları