PARAMEDYA

Paranızı korudunuz, personelinizi koruyamadınız

Paranızı korudunuz, personelinizi koruyamadınız

Bankalar akıllı bir operasyonla korona tedbirini aldılar. Değerli paralarını korudular ama personelleri bir bir virüse yakalanıyor. Bankaları iki hafta önce uyaran EROL TAŞDELEN yazıyor:

Paranızı korudunuz ama Personelinizi koruyamadınız
CORON19 Savaşında halen insanların yığıldığı ve sosyal mesafenin uygulanmadığı Hastane, PTT, Telekom bayileri, Bankalar ciddi risk merkezleri hale geldiğini daha önce belirtmiştim.
https://www.paramedya.com.tr/devami/41453/bankalar-kapanabilir-mi
Üzülerek söylemem lazım ki, izlenimlerim bu tespitimin ne kadar doğru olduğunu gösterir cinsten. Hiç istemezdim ama korkulan senaryo önümüzdeki günlerde artarak gerçekleşecek gibi. İlk sinyaller geldi zira. Üç haftadır tehlikeyi görüp sahadan aldığım geri bildirimleri de ekleyerek uyarılar yaptım.  Tehlike hala devam ediyor mu. Kesinlikle evet. “İyi de tehlike nerede o kadar tedbir alındı” diyenleri duyar gibiyim o zaman neler yapıldı, neler eksik kaldı, daha neler yapılabilir yakından bir bakalım.
Tedbirler geç mi kalındı
2020 Mart’ın ilk haftası  CORONA19 vakası tespit edilmesi Türkiye için mücadelenin başlangıç miladı kabul ediliyor. Martın ikinci haftası bankalar henüz hiçbir şey yapmadı. Bazı şube müdürleri tecrübe ve sezgisi ile kronik rahatsızlığı olanları yıllık izne çıkardı. Ama bu uygulama genel değil lokal kaldı. 15 Martta bu konuda yayınlanan ilk yazımda ciddi uyarılarda bulundum. Uyarılarımın çoğu sahada karşılığını buldu ve çoğu banka uygulamaya başladı. Önerilerimin arasında personeli  Corona19’un tespit süresi olan iki hafta dönüşümlü çalışmaya başladı. Bankacılık sektöründe ilk tespitler başlayınca duymak istemezdik ama sektörde ilk ölüm haberleri; çeşitli banaklarda şube karantina uygulama haberleri gelince bankaların üst yönetimi işin ciddiyetini anlayarak tedbirler için aksiyon planları hazırladılar. Bazı bankalar personel yetersizliği nedeni ile onlarca şubeyi geçici kapatıp personeli izne çıkardı. CEO’ların tedbir olarak villalarına çekilmesi yeterli olmadı tabi ki.
Evde çalışma uygulaması
Bankalardaki operasyon servislerindeki ciddi problemler olabileceğine daha önceki yazılarda dikkati çekmiştim. Mart sonunda Başta Yapı ve Kredi Bankası olmak üzere tüm operasyon servisini evlerde çalışabilecek hale getirdi. Teknolojik altyapısının buna uygun olması etkili oldu. Dijitalin bankacılıkta öncü olduğunu kanıtladı. İş Bankası ve Garanti Bankası hızlı bir şekilde başta MİY ( Müşteri İlişikler Yetkili / Yönetici ) kadrosunu ikiye ayırarak yarısını evde çalışmaya yönlendirdiler ve doğru yaptılar. İş Bankası 2019’da MİY’lere Tablet dağıtmasının zamanlamasını da doğru yapmış oldu. QNBFinansbank’da daha sonra bu bankalara katıldı personeli ikiye böldü. Bir çok şubesini geçici kapatarak yedek personel yarattı. Bazı illerde bulunan iki şubesinden birini kapatarak hizmeti kesintisiz hale getirmek için ciddi hazırlık yaptı. TEB ve Kuveyt Türk gibi bankalar evden çalışabilecek dijital alt yapıya sahip aynı zamanda. Bunu yanında Büyük Bankalardan biri de içinde olan bazı bankalar direkt sınıfta kaldı. Sık sık Dijitalleştik şeklinde reklam yapan bazı bankanın reklamdan ibaret olduğu ortaya çıktı. Personeli izne çıkardı ama evde çalışabilecek bir altyapısının olmadığı ortay açıktı. Sadece Müdürlere ve MİY’lere cep telefonu vermek ile Dijital olunmuyormuş demek ki. Neyse biz imkanı olmayanlara değil imkanları iyi değerlendirenlere dönelim.
Personel ölürken sendikalar seyretti
CORONA19 savaşında benim gözümde Banka Sendikaları sınıfta kaldı. Ne somut bir önerileri ne de test sonuçları pozitif çıkan personel sayısının artmasına hatta ölüm haberleri gelmesine rağmen tepkileri kamu oyuna yansımadı.  Kapı arkasında tepki verdiler ise bilemeyiz tabi. Vicdani sorumluluk kendilerine aittir.
Mağdur Bankacılar
CORONA19 Savaşında ciddi bir mağdur kesim var. Çoğunun çalıştığı için sesleri çıkamıyor maalesef. Başta şubelerdeki “operasyon kadrosu”i mağdur durumda. Zira çoğu şubede operasyon kadrosu tek kişi olduğu için bu kişilerin dönüşümlü çalışma şansları yok ve çok gerilmiş durumdalar. ING, QNBFinansbank gibi bazı bankalar şube operasyonu komple kaldırdı nerede ise bu tür bankalarda MİY ve Gişe personeli Operasyon servisinin işini yapıyor aynı zamanda. Bankalarda diğer mağdur kesim ise Güvenlik Görevliler ve Hizmetli kadro. Bunların izin kullanma imkanları kadro yetersizliğinden çok sınırlı. İlk CORONA19 tespitleri Güvenlik Görevlilerinde çıkması şaşırtıcı olmadı. Zira müşteriler ile ilk temas bu grupta ayrıca bu grupta sosyal mesafe de çok sınırlı. Çoğu hala maske kullanmıyor belli ki bankaları hala işin ciddiyetini anlamamış. Hoş Güvenlik ve Hizmetli kadrosu bazı bankalarda Taşerona devredildiği için banka kendi personeli gibi görmediğinden taşeronun bu ekibe malzeme göndermesini bekliyor olmalı. Taşeron da bu ekibin maaşından ve maliyetinden kısarak kar hedeflediği için çoğu taşeron personeli sahada savunmasız kaldı. Buradaki ihmalden Bankalar “benim personelim değil” diyerek kurtulamayacak, hukuki sorumluluk vardır biline. Yok öyle taziye mesajı çekip kenara çekilmek.    
Gözümüzün önünde Bankacılar ölüyor eyy CEO’lar kör müsünüz?
Banka personelinde ölümler başladı. CORONA19 Savaşının ve Ekonomik Savaşın ŞEHİTLERİ bunlar biline. Aksini ikna edenin aklından ve vicdanından şüphe ederim. Sağlık Bakanımızın ilk ölüm haberlerinde “ölenler yaşlı” açıklaması ne kadar yanlış ise ölen bankacılar için de “kronik rahatsızlıkları vardı” açıklaması da o kadar yanlıştır kusura bakmayın. Çıkar sorarız o zaman bu bankacıların kronik rahatsızlığı vardı da bunu biliyordunuz da bu insanları bile bile niçin çalıştırmaya devam ettiniz. Bu ihmal değil cinayettir. Öyle taziye mailler çekerek sorumluluktan kurtulamazsınız. “Hukuk bir şekilde devreye girecektir” diye düşünüyorum. Kamu Davasıdır bu ölümler yanı zamanda. Ortada ciddi bir görev ihmali vardır zira. Bankalarda son yıllarda alışkanlık oldu elemanı müşterileri dolandırıyor “aman banka imajı bozulmasın” diye suç duyurma, dava açma yerine  sadece iş akdi fesih edilerek olay kapatılıyor. Abi bu kadar mı hukuk cahilisiniz, insanları ( müşterileri ) dolandırmak suçtur. DBBK işten atılan elemanların dosyalarını inceleterek bankaya niçin suç duyurusunda bulunmadığını sormalı ve sorgulamalı. CORONA19 vakalarına da aynı zihniyet ile yaklaşıyor bazı bankalar. Görev ihmali yapılıyor resmen. İhmali ve tedbirsizliği kabul etmeye yanaşmıyorlar şimdilik.
Şubelerde alınan tedbirler yeterli mi?
T24’den kıymetli dostum Barış SOYDAN’a verdiğim mülakatta;
https://t24.com.tr/yazarlar/baris-soydan/bankacilar-ve-koronavirus-kredi-erteleme-promosyon-yogunlugu-bizi-kurbanlik-koyuna-cevirdi,25999
bir cümlemin altını çizmek isterim; “Tüm CEO’lara sorum şu: Siz şubeye gidemiyorsanız personelinizi hangi vicdan ile o şubede tutuyorsunuz? Kendi giremediğiniz ortama müşterinizi niçin alıyorsunuz?" diye sormuştum. Bu soru halen geçerli. Ve çözüm de bu soruda saklı. Yani banka Genel Müdürü, Yönetim Kurulu Üyeleri, Bölge Müdürleri ne zaman gönül rahatlığı ile kendi şubelerine girip zaman geçirir işte o zaman şubeler tam güvenli demektir. Bunu yapmadan hiçbir banka üst yöneticisinin villasına çekilip “biz şu şu tedbiri aldık” demesi inandırıcı olmayacaktır. Bu arada Kamu Bankaları nerede ise tam kadro hafta sonu gece geç saatleri demeden çalışıyor. Anlıyorum iş yükü arttı ama sanki Kamu Banka personeline Corona19 dokunmayacakmış gibi bir anlayış var ve şaşkınlıkla izliyorum.
Başka ne yapılabilir?
Ortada “Sağlı Krizi” var, kabul ediyorum. İlk defa karşılaşılıyor bu krizde. İlk şoku atlatmak için personelin ikiye bölünerek izne çıkarılması doğru idi. Zira CORONA19 vakası görülen bir şubede tüm personel karantinaya alınıyor ve hastane veya evlerine gönderiliyor. İki hafta çalışamıyorlar. “Bizim işimiz çoktu, işle birikti” gibi mazeretler sizi kurtaramıyor. Üstelik personeli iyi korumanız yetmiyor CORONA19 tespit edilen bir müşteri son iki haftada “şu bankanın şubesine girmiştim” dediğinde ciddi risk altındasınız. Bir şubede CORONA19 vakası tespit edilip de hiçbir şey yokmuş gibi ertesi gün şubeyi açmak tam bir sağlık skandalıdır. Bu tip örneklerde inisiyatif bankaya bırakılamayacak kadar önemlidir. Kamu sağlığını tehlikeye atacak kişinin vereceği kararda uzman olmadığına göre “biz çalışmaya devam edelim” kararı veremez.  Bu kararı sağlıkçılar vermeli kesinlikle. En son yerli bankanın Edirne Şubesinde benzer olay oldu. On gün önce personelin izne çıkması sizi kurtarmaz ve şubeyi açma hakkı vermez. Zira bu personelde pozitif tespitler çıktığını bile bile bankanın hiçbir şey yokmuş gibi “uzman kişilerin görüşünü almayı” bile gerek görmemesi başlı başına suç. Şu an çalışan personel ve hizmet alan tüm müşteriler risk altındadır. İlerde bu tip örnekler ciddi adli vaka olarak karşımıza çıkacaktır. Banka üst yönetimine açık çağrımdır; “yol yakınken, personelin ve müşterilerin hayatını para hırsı ile tehlikeye atmayın”. İlerde bu vakaların hepsi hukuki kamu davası olarak size ve Yönetim Kurulu Üyelerinize döneceğini hatırlatırım. Bizi, kimse uyarmadı demeyin, göz göre göre insanların hayatını tehlikeye atmayın!
Erol TAŞDELEN
Ekonomist, Siyaset Bilimci
Sağlık Kurumları İşletmeciliği – Diploma No : 2000-6763
tasdelen34@gmail.com

 

Etiketler: erol taşdelenerol taşdelen paramedyabanka korona virüsü
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları