PARAMEDYA

Bankalar Kapanabilir mi?

Bankalar Kapanabilir mi?

Korona virüs sebebiyle en tehlikeli sektör olduğu ortaya çıkan bankalar kapanabilir mi? Usta bankacı Erol Taşdelen bu soruya yanıt veriyor:

Bankacılar nihayet gerçek VİRÜS ile tanıştı
Bankacı olup da virüs muhabbeti yapmayan yoktur. Bilgisayarı yavaşladığında, Bilgi İşlemci ile karşılaştıklarında ana konu Virüs’tür. Hatta, “bilgisayardan uzak dur sana da geçmesin” bayat esprisini yapmayan yoktur. Ama 2020’de iş ciddi. Şaka gerçek oldu!
Paramedya haberleri ve yazarlarının duyarlı yazıları Bankacılık sektöründe ilgi ile karşılandı. Keşke bize yazacak bir şeyler kalmasaydı da sektör gerekenleri gerekli zamanlarda yapabilseydi. 15.03.2020 tarihinde yayınlanan “KORONA19’da riskli sektör : Bankacılık;
https://www.paramedya.com.tr/devami/41403/korona19da-riskli-sektor--bankacilik
yazımızın girişinde : “Yurdum Yöneticileri de yurdum İnsanı gibi” demiştik sağ olsunlar yanıltmadılar.
Hızlı aksiyon alan bankalar oldu
Korana19 Virüsünü Dünya Sağlı Örgütü “Pandami – Salgın” olarak kabul edince hızlı aksiyon alan bankalar oldu. Aslında başta AVIVASA olmak üzere ( risk algısını yüksekliğinin de etkisi ile olsa gerek ) en hızlı aksiyonu  Sigorta şirketleri aldı. Personeli Martın ilk haftası itibarıyla işyerlerine gitmemeleri yönünde uyardı. Bankalarda önce refleks gereği şube özelinde olan uygulamaların bir iki günde tüm bankaya yayıldığını ve merkezi yönlendirme ile bankaya yayıldığını gördüm.
Başta T. İŞ BANKASI; KUVEYT TÜRK ve Garanti Bankası BBVA, YAPI ve KREDİ Bankası olmak üzeri hızlı aksiyon aldığını gözlemledim. Personeli yarısını evden çalışmaya başlatan bankalar oldu ve ikişer hafta dönüşümlü çalıştırmaya başladı. ( Tabi evde çalışabilmeleri için tablet sistemi bu bankalarda vardı ve Dijitalin gerçek bankalarını olduklarını kanıtladılar ).
En komiği dijitalin öncü bankası olduğunu iddia eden yerli büyük banka idi. Personelin kendi deyimleri ile “home ofis” çalışabilmesi için altyapısının olmadığı ortaya çıktı.  Aynı zamanda müşterileri sınırlı sayıda şube içine almaya başlayarak yığılmaları önlediler. Eldiven, maske dağıtımı yapıldı, kolonya dışında tıbbı hijyenik maddeler alındı. Bunların yanında, Şube içlerine, kontrollü müşteri alımları Kamu Bankaları dışında hemen hemen tüm bankalar hızlı bir şekilde uygulamaya koydu. Tebrikler! Kamu bankaları hala ne yapacaklarına karar verememişler haldeler. Yazık!
Üst Yönetim sınıfta kaldı, ortada aksiyon planı yok
 Başta her şeyi bilen Tekno kafa banka üst yöneticileri saha çalışanlarını “yıprandığında değiştirilecek makinanın parçaları” olarak gördükleri için aksiyon alamadılar. Her fırsatta sahaya “aksiyon planın ne” diyen adamların kriz dönemlerinde hiç aksiyon planı olmadığı görüldü. Her fırsatta kendilerini “kilit yönetici” diye isimlendiren bu abi / ablalar cam kulelere kendilerini kilitledikleri bir kez daha kanıtlandı. Corona19’u vatandaş gibi TV’lerden seyretmişler beli ki. Böyle olur yurdum Banka liderleri.
Dijitalleştik az personel iyidir teorisi de çöktü
Personele gerek yok az personel ile çok iş yaparız çünkü dijitalleştik diyen McKinsey kafa  bankaların çoğu CORONA19 Virüsü karşısında “tut yemiş bülbül” oldular, “angut kuşu gibi kalakaldılar” kusura bakmasınlar. Personeli “hasta tespit süresi olan 2 haftalık dönüşümlü çalıştıralım” dediler bir de baktılar ki personelde “bekap sistemi” kalmamış. Personel hiç hastalanmayacak, hamile kalmayacak, izin kullanmayacak üzerine kurulmuş sistemleri. Şubelerin çoğunda tek operasyoncu kalmış, bazı bankalarda o da kalmamış. Merkezi Operasyon yapacağız diye 4-5.000 çalışanı bir binaya topladılar. Hiç düşünmediler 1 kişide CORONA19 tespit edilse tüm çalışanlar karantina altına alınacak banka operasyonel merkezi çöküp hiç çalışamayacak hale gelecek, hiç düşünmemişler. Ortada acil eylem planı yok! Çağrı Merkezleri için de aynı risk söz konusu. Çoğu şubede tek pazarlamacı personel kalmış bunu nasıl dönüşümlü çalıştıracaksın. Bazı bankalar personel azalınca bazı şubeleri geçici kapamak sorunda kaldılar.
Koro halinde “Dijitalleşelim” dediler
Tüm bankaları istisnasız müşterilerini Dijital hizmete yönlendirici teşvik edici çağrıları oldu. ATM / BTM para çekme limitleri artırıldı, bazıları ETF – Havale masraflarını geçici durdurdu yeter ki Dijital kanalları kullanmayan müşteriler de kullansın istiyorlar. Krizi fırsata çevirme becerileri üst seviyede bu sektörün.
Hiç bir şey yokmuş gibi davranan şaşkınlar
 En şaşkın grup da bölgeler oldu. Sahadan ve Türkiye gerçeklerinden o kadar uzak olduklarından, zaten tanımlı olan bir görevleri de olmadığı için hiçbir şey yokmuş gibi “yangında saç tarayan güzeller” konumuna düşürdü kendilerini. Hala “Ürün satın, gün içinde ne sattınız raporlayın” gibi mesajlar yağdırmaya devam ettiler. Tam bir “koyun can derdinde, kasap et dersinde” deyimi gerçek oldu. Yazıklar olsun, siz ne ara bu kadar insanlar ve İnsanlıktan uzaklaştınız!
Daha yolun başındayız salgın artınca ne yapacaksınız?
Daha yolun başındayız. “Sağlık Krizini” iyi yöneten yöneticiler olduğu gibi far görmüş Tavşan gibi kalakalan yöneticiler de oldu. İş salgına döndüğünde ne yapacaklar çok merak ediyorum. Umarın geçen zamanda bu abi / ablalar acil aksiyon planlarını hazırlamışlardır. Yaşayıp göreceğiz.
Bankalar kapanabilir mi?
Lokal bazda şube ve il bazında kapama olabilir ama komple bankanın faaliyetlerini durdurması pek olasılık değil. Zira nakit akışları yavaşladı ama durmadı. Devam eden durumlar var. Dış Ticaret işlemlerini durduramazsınız. “Akreditifleri ödemiyorum, İthalat – İhracat işlemlerini durduruyorum” diyemezsiniz. Para Transferlerini durdurdum diyemezsiniz. Zira bir ülkede bankanın kapanacağı tarihler uluslararası merkezlere yıllık banka tatil tarihleri bildiriliyor. Bunun dışında kafanıza göre “bu hafta çalışmıyorum” diyemezsiniz. O olasılığı unutun.
CORONA19 Bankaların içindeki Virüsleri de ortaya çıkardı
Haksızlık yapmayalım. CORONA19 sayesinde banka personelinin bankalarının kendilerine ne kadar önem verdiğini ürün odaklı mı müşteri – personel odaklı mı çalıştığını da yaşayarak gördü. “Personeli köle, müşteriyi yolunacak kaz” gören zihniyet ile “personeli ekibin parçası gören” bankalar bu süreçte ayrıştı. “0-9 yaş arasında ölüm yok” diye düşünmüş olacak ki hala hamile personeli çalıştıran bankalar var. “Virüs bizim kültürümüzde var ne olacak” diye düşünen abi/ablalar var demek ki hala.
BDDK sürece seyirci kalmamalı
CEO – Yönetim Kurulu Üyeleri ve GMY’lerin atamasını onaylayan BDDK yaşanılan süreci yakından takip etmeli. Geç aksiyon alarak personel ve müşterilerin hayatını tehlikeye atan İK’dan sorumlu GMY’leri elden geçirmeli diye düşünüyorum. BDDK’nın duyarlılık ve hassasiyeti sadece Hazineden Sorumlu GMY’ler atamasında olmadığını kanıtlamalı. Görevini ihmal eden bankaların İK sorumlu GMY’lerindne savunma istemeli, görevden uzaklaştırma dahil gerekli cezaları vermelidir.
Özel hastaneler sınıfta kaldı
Özel hastaneler baştan beri Corona19 vukuatlarında uzak durdular. Kendileri hastayı “müşteri” olarak gördükleri için hastane isimleri ile Corona19’un aynı cümlede geçmesini istemediler ama lisansları Hastane bunların sözde. Uzmanlar Türkiye’de 25 binden fazla yoğun bakım yatak kapasitesi var diye açıklıyor TV’lerde. Bana pek inandırıcı gelmiyor bu kapasite bile. Özelleri saymayın beyler ya da kendilerine hastane olduklarını hatırlatın.
Ukrayna paraları karantinaya aldı
İşin ciddiyetini en iyi okuyan ülkelerden bir Ukrayna oldu. Corona19’un en fazla yayılmasında paranın rolünü erken analiz etti. Ukrayna Milli Bankası Müdürü Yakov Smoliy tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşın banka kasalarında ödeme yaparken kullandığı paralar, banka görevlileri tarafından alındıktan sonra, 2 hafta boyunca Ukrayna Merkez Bankası'nda karantina altında tutulup dezenfekte edildikten sonra piyasaya tekrar sürülecek” dendi.
Bir kez daha anlıyoruz ki bizde bazı bankalar için personelinin Ukrayna kağıt parası kadar kıymeti yok.
Erol TAŞDELEN
Ekonomist, Siyaset Bilimci
25 yıllık banka emekçisi

 

Etiketler: erol taşdelenbanka şubeleri kapanabilir mibanka korona
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları