PARAMEDYA

Bilmemek ayıp değil. Bile bile Mobbing yapmak ayıp.

Bilmemek ayıp değil. Bile bile Mobbing yapmak ayıp.

HANİFE SERTER, bir iş yeri kanseri olarak da tanımlanan mobbingi yazdı. Geçen hafta mobbing panelinde konuşan Serter'den rehber niteliğinde bir yazı:

Geçtiğimiz hafta "Mobbingle Mücadele Derneği" öncülüğünde düzenlenen  Tüm Yönleriyle Mobbing Sempozyumundaydım. Hem bir dinleyici, izleyici hem de "Bankacılıkta Mobbing" konusunda  konuşmacı olarak orada olmak benim için çok öğretici oldu. Mobbingin bu kadar geniş bir kesim tarafından tartışmaya açılmış olması, üzerinde konuşuluyor, düşünülüyor ve çözümler üretilmeye çalışılıyor olması önemliydi.
Bankacılık sektörünün özel durumu bir yana,  " Mobbing" bir insanlık sorunu, bir ülke sorunu olarak her geçen gün büyümeye devam ediyor. Farkında olup mücadele etmek gerekiyor.
İŞ YERİ KANSERİ
Belki geç bile kaldık. Bir " işyeri kanseri" olarak da tanımlanan bu illeti çok erken dönemde teşhis etmek ve tedavi etmek gerekliydi belki ama olmadı...Mücadelenin geçmişine baktığımızda karşımızda ;
2010 yılında kurulmuş olan bir " Mobbingle Mücadele Derneği" var. (*1)
2011 yılında hazırlanarak onaya gönderildikten sonra bir gecede ( en hızlı onaylanan genelge olduğu söylenen ) konu hakkında düzenlenmiş " İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi " hakkında Başbakanlık genelgesi var.
2012 yılında Bakanlıklar düzeyinde kurulan " Psikolojik Tacizle Mücadele " kurulu var, yine aynı yıl Bakanlık tarafından hayata geçirilen Alo 170 şikayet hattı var.. (*2)
BÖYLE KURUM DA VAR!
Bu konularda gelen şikayetleri değerlendirmeye , araştırma yapmaya, yerinde incelemeye ve gerekli gördüğünde yaptırım uygulamaya yetkili " Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik  Kurumu " var...(*3)
Kısacası bu konu hakkında çalışan , uzmanlaşan hukukçular, kamu görevlileri ve akademisyenler var. Konuyu gündemde tutan STK'lar, sendikalar, yayınlar var...
Ama hepsinden önemlisi her kesimden çalışanın bu konuda daha fazla bilinçlenmesine, haklarının savunucusu ve takipçisi olmasına ihtiyaç var. İşverenlerin samimiyetine, bu alanda çalışan STK ve sendikaların ciddiyetine, kamu otoritesinin ve mahkemelerin adaletine ihtiyaç var.
Bankacılıkta Mobbing konulu konuşmamda da dikkat çektiğim bazı hususları burada da tekrarlamak ve yazılı olarak da kayıtlara geçirmek istiyorum :
Öncelikle Sempozyum salonunda hiçbir bankanın IK sorumlusu, sendikasının bulunmaması dikkat çekiciydi. Oysa Alo 170 hattına gelen şikayetlerde Bankacılık sektörü ilk 4 içinde yer alıyordu. Bizler hem içinde yaşamış hem de yıllardır sektörü takip eden Paramedya yazarları olarak bu sektördeki " Mobbing" uygulamalarının yakın şahidiyiz . Sektörün bazı kurumlarında artık adeta " yönetim biçimi " olarak benimsenen " Mobbing"in Türkçesini  " Bezdiri" olarak kabul ediyor ve kullanıyoruz.
Bankacılık sektörü özellikle son yıllarda gerek teknolojik ve dijital yatırımlara ağırlık vermesi, gerekse de ekonomik koşullar nedeniyle şube sayısı  ve insan kaynakları yönünden küçülmeye gitmesi nedeniyle bezdirici yaklaşımlarla çalışanlarını istifaya zorlamaktadır.
Sürekli güncellenen, gerçekleştirdikçe arttırılan, günlük olarak yarıştırılan, karşılaştırılan, whatsapp, telefon, mesajlar ve toplantılarla defalarca hatırlatılan hedefler ve  " Hedef Baskısı " bankacıların ruh ve beden sağlığını tehdit etmektedir.
Yetersiz performans değerlendirmesi ile issiz kalma korkusu, endişesi yaşayan bankacılar; Yıllık izin talep etmekten, hastalandığında rapor almaktan, hamile kalıp doğum iznine çıkmaktan korkar, çekinir hale gelmiştir.
Üst yöneticisi ile bu tür uygulamalara , baskılara bağlı sorunlar yaşayan, psikolojik tacize maruz kaldığını düşünen çalışanların büyük bir çoğunluğunun bu durumu bankasının IK'sına, Teftiş Kurulu'na, Sendikasına, ALO 170'e bildirme konusunda da yine " sonucunda işsiz kalacağı, herhangi bir yaptırım uygulanmayacağı.." düşüncesi ve gerekçesi ile sessiz kaldığı bilinmektedir.
GÖLGE İK GİBİ
Bu aşamada bu kurumlara karşı bağımsız bir duruşu olan, adalete ve gizliliğe önem veren, kendilerinin sorunlarını dile getiren bir haber sitesine ve platforma ( Paramedya ) güvenerek ulaşmakta ve adeta bir gölge IK gibi görebilmektedir.
Bu tabloyu az çok gören, bilen, sezen Banka Üst Yönetimlerinin gerçekten iyi niyetli iseler Mobbingle Mücadele için daha samimi ve gerçekçi çözümler üretmeleri,  tedbirler almaları, yaptırımlar uygulamaları beklenir. Bunlar neler olabilir , IK'lara zahmet olmasın, biz listeleyelim;
Eğitim içeriklerinde Mobbing konusuna detaylı yer verilmeli, tüm çalışanların bu konuda detaylı şekilde bilgilenmesi, haklarını ve sınırlarını bilmesi sağlanmalıdır.
Yönetici değerlendirmelerinde " Psikolojik Taciz" davranışları tanımlanmalı, gizlilik garantisi olan anketler yapılmalı, sahadan "sağlıklı" geribildirim alınmalıdır.
Gerekli durumlarda, şikayetlerin ya da sağlık sorunlarının artışı gibi belirtilerde Çalışanların, yöneticilerin " Psikolojik " durumu ile ilgili sağlıklı gözlem ve değerlendirmeler yapabilecek Uzman Psikolog'lardan destek alınmalıdır. Gerektiğinde psikolojik destek verilmelidir.
Yönetebilen yönetir , yönetemeyen Mobbing yapar ilkesi gereği, Mobbing yaparak yönetmeye çalışan yöneticiler işten uzaklaştırılarak bu tür kişilerin örnek " rol model "olarak algılanması engellenmelidir. ( Özellikle hakkında kesinleşmiş mobbing davası olanlar ( sebebiyet verenler dahil. )
Diğer taraftan Kamu otoritesi adına, kamu yararına ; BDDK ve Aile , Sosyal Hizmetler ve Çalışma Bakanlığı gibi Bankalar üzerinde denetleme yetkisi olan resmi kurumların da Bankaları " İşyerinde psikolojik taciz" ile iş yaptırma ya da istifaya zorlama uygulamaları  olup olmadığı konusunda yakından izlemesi , denetlemesi ve gerekli gördüğü durumlarda yaptırım uygulaması ve gerekirse yeni düzenlemeler getirmesi etkili ve yerinde olur. 
Görüldüğü üzere bu konu çok detaylı ve uzun. Mobbingle mücadele yönünde iyi niyetli ve samimi adımlar atmak isteyen tüm banka üst yönetimlerinin,  IK'larını " Sempozyum Sonuç Bildirgesini " (*4 ) incelemekle ve gerekli adımları atmakla görevlendirmesini öneririm.
Ne demişler... Bilmemek ayıp değil. Bile bile Mobbing yapmak ayıp.

*1 - https://mobbing.org.tr/

*2 - https://www.ailevecalisma.gov.tr/media/1327/i%C5%9Fyerlerinde-psikolojik-taciz-mobbing-bilgilendirme-rehberi-2014.pdf

*3 - https://www.tihek.gov.tr/

*4 - https://mobbing.org.tr/genel/tum-yonleriyle-mobbing-sempozyumu-sonuc-bildirisi/

Etiketler: hanife serterhanife serter mobbing
Hanife SERTER
Hanife SERTER

1974, İzmir doğumludur. Bornova Anadolu Lisesi (1992) ve  A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü (1997 )   mezunudur. 1997 -2014 yılları arasında özel bir bankanın denetim, insan kaynakları,krediler departmanlarında ve çeşitli şubelerde yönetici ve idareci olarak görev yapmıştır. 
2015 yılından itibaren davranış bilimleri ve iletişim ilgili çeşitli eğitim programlarına ve seminerlere katılarak çalışmalarını bu yönde sürdürmeye karar vermiştir. 
Halen Artı Yaşam Plus Life Koçluk Hizmetleri Merkezi'nde Profesyonel Koç olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Kariyer Koçluğu özel ilgi alanı olup, meslek seçimi aşamasındaki gençler ve iş hayatı içinde çalışmalarını sürdüren profesyonellerle çalışmakta, insana değer veren kurumlarla işbirliği içinde çalışanlara yönelik farkındalık, motivasyon ve iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler  vermektedir. 
Hanife Serter  iyi derecede İngilizce   bilmektedir .Evli olup, 10 ve 16 yaşlarında iki çocuk annesidir.

Facebook Yorumları