PARAMEDYA

Bankacının Bankaların İtibarı varmıydı

Bankacının Bankaların İtibarı varmıydı

Bankalar en çok itibara önem veriyor. Emekliye işsizlik sigortası, arabası olmayana kasko yapan bir banka müşteri nezdinde ne kadar itibarlıdır? Erol Taşdelen bankaların itibarlarını nasıl yok ettiklerini yazdı:

“Müşteri odaklılığını” terk edip, “Ürün odaklı” çalışmaya başlayacaksın
“Ben yönetimdeyken kar edeyim” de gerisini boş ver diyeceksin
Devre sonu komisyon alacaksın
Rotatif / BCH kredi kullandır “peşin komisyon” al
Ekspertiz ücretinin üzerine kar koyup müşteriye iki katını iste
Emekli müşteriye “İşsizlik Sigortası” yapacaksın
Aracı olmayan müşteriye Kasko yapacaksın
Cuma vadeli mevduatı bozup vadesizde bırakacaksın
Gurbetçi mevduatlarını bilgisi dışında aylarca vadesizde bırakacaksın
Gurbetçiye mevduatlarını kandırıp DCD yapacaksın
Gurbetçi mevduatlarını Sigorta Fonlarına kaydıracaksın
Müşteriyi kandırıp kısa süreli ama hacimli BES’ler yapacaksın ( az vergi vermeye aracılık yapıp bir de devleti kandıracaksın )
“Kredi teklifi için peşin komisyon” alıp, kredi ret bile olsa üzerine yatacaksın
Kredi kartlarına reklam yaparak milletin faturalarını bağlatıp bir süre sonra fatura başına para keseceksin ( ekstreler kontrol lütfen )
“Kredi Limit Sigortası” diye bir ürün uydurup her kredili müşteriye zorunlu sigorta yapacaksın
En az bir kredi kartı “yıllık üyelik ücreti” almadan müşteriye kanunen vermek zorunda olmana rağmen müşteriye bunu hiç dillendirmeyeceksin
Müşteriye aynı ortak limitli 4 kart verip her birinden ayrı ayrı yıllık işletim ücreti alacaksın
Müşteri Teminat Mektuplarını iade etmesine rağmen rakamların düşmesin diye sistemden çıkışı yapmayıp haksız komisyonlar alacaksın
Direkt satışın yaptığı sigortaları şubeciler dahil göremeyip adam öldüğünde sigortadan para alıp borcunu kapatacağına mirasçıları mahkeme mahkeme süründüreceksin
Kredi borcu olduğunda müşterin ölür ise ertesi gün mirasçılara ihtarı çakacaksın ama mevduatı varsa ölü taklidi yapıp hiç bildirim yapmayacaksın
Taksitli kredilerin formülünü bozup hafta sonuna gelen taksitlerde kendine yontup daha fazla faiz alacaksın
Konut kredisi yerine “satıcı az gelir vergisi versin” diye “bir miktar konut ana krediyi tüketici kredisi verip” paraları aklayacaksın
Spot kredi vade sonlarını Cuma gününe getirip müşteriden 3 gün fazla faiz alacaksın
“Dijitalleştik, sistem yapmış” diyerek bir gecede binlerce müşterinden toplu uyduruk komisyon / masraf keseceksin
Faizler yükselince POS müşterini blokeli satışa zorlayacaksın; faizler düşünce komisyonlu satışa zorlayacaksın
İhracatı olmayan müşteriye Döviz kredisi verip batmasını sağlayacaksın
Batık firma kredilerini KGF Kredileri ile kapatıp KGF’ye çakacaksın
“Kriz geliyor, öldük, battık” diye vatandaşı dövize yönlendireceksin
Sorunlu kredilerde müşterinin 7 sülalesini arayıp taciz edeceksin
Borç bilmez çiftçiye yöntemler gösterip borç batağına çekeceksin
Gariban vatandaşa cep telefonu tuşu ile kredi çakıp boğazına kadar borca batıracaksın
Yeterlik ve yetkinliğine bakmadan müteahhitlere projeler yapıp memleketi beton yığınına çevireceksin
Kira öder gibi ödeyecek diyerek milleti 10’ar yıl borç batağına sokacaksın
70-80 yaşındaki vatandaşa BES yapacaksın
Milleti reklam bombardımanı ile tüketime yönlendirip Tüketici kredisi çakacaksın
Vatandaşı 12 taksit ile tatile gönderip 1 yılda biriktireceği tüm paraya el koyacaksın
3.000.-TL’lık krediden 500.-TL sigorta + komisyon masrafı keseceksin
Müşterilere “bir nüshasını elden aldım” diye evraklar imzalatıp hiçbirini vermeyeceksin
Banka karının %50’si kadar kısmını Üst Yöneticilerine vereceksin
Banka zarar ederken Üst Yöneticilerine % 70 zam yapacaksın
Bilançolarının haline bakmadan şatafatlı sunumlarla başarılı gibi göstereceksin
Takibe atman gereken dosyaları “aman bilanço bozulmasın” diye Piri Reisi kıskandıracak şekilde yıllarca yüzdüreceksin
Kredini %5’lik kadarına alacaklarını Varlık Şirketine satacaksın ve bunu marifet gibi sunacaksın
Milyarlık firmalara gücün yetmeyecek ama gariban vatandaşın ensesinden ayrılmayacaksın
Takibe düşmüş müşteriye bir de sen vurup iki kat temerrüt faiz uygulayacaksın
Hakkın olmadığı halde emekli maaşlarına el koymaya kalkacaksın
Firmaya kefil olanlara “geri bildirim yapmadığınız sürece ilerde kullanılacak tüm kredilerden de sorumlusunuz” açıklamasına bile gerek görmeden vatandaşı kefil yapacaksınız
Konut Sigortası klozuna “işsizlik teminatı” koyup prim alacaksın ama “firman kriz nedeni ile batmalıydı” diyerek işsiz kalan müşteriye ödeme yapamam diyeceksin
Nerede ise her sattığın ürünün yanına “gemide tarak satan pazarlamacılar gibi” bir de sigorta ekleyeceksin
Ömrünü kurumuna vermiş Personelini limon gibi sıkıp sıkıp yıllar sonra kapı önüne koyacaksın
Personelinin mesaisini vermeyeceksin
Personelin yarısını taşerona teslim edeceksin, taşeron batacak ama hiç sorumluluğun yokmuş gibi kafayı kuma gömeceksin
Sektörü yabancılara peşkeş çekip ülke kaynaklarının yağmalanmasını sağlayacaksın
Fonksiyonlarını yitirmiş Bölge Müdürlüklerini mobbing Merkezlerine dönüştüreceksin
Sektörü hayatında iktisat okumamış mühendislere teslim edeceksin, kriz çıktığında da far görmüş tavşan gibi kala kalacaksın
Ayağını masaya uzatıp wiski + puro ile pozlar vereceksin ama üç kuruş para verdiğin şube personelinin sosyal medya hesaplarını bile takip edip uyaracaksın
Karı koca  ayrı bankada GMY’lik yapacaksınız ama şubedeki garibana, “müşteri, banka sırrı, verileri koruma” diye geyikler anlatacaksın
“Dijitalleşiyoruz” ayağına yurt dışına milyarlarca dolar ödeyeceksiniz ama emekçi personelin üç kuruş maaşını gelince maliyet aklına gelecek
Paraşütleme gelen Bölge müdürlerin, şube müdürlerin %5-10 komisyon ile kredi komisyonculuğu yaparken bankasını her şeyin üzerinde görüp hizmet veren, ekonomik katma değer yaratmak için çırpınan fedakar emekçileri kapı önüne koyacaksın
Ödül ayaklarına yurt dışı tatillerini bankaya kitleyeceksin
Personelin sosyal medya dolaşımına bile karışacaksın
Bankayı kümes, kendini de horoz görüp sapıklıkların ortalığa saçılacak
Tacize uğrayan personelini koruyup kollayacağına tam tersi cezalandırıp tacizciyi himaye edeceksin
Uydurup Performans sistemi ile insanları işinden gücünden edeceksin
********
Sonrada bunları yazınca, “sektörün itibarını sarsıyorlar” diye çığırtkanlık yapacaksın.
********
Abi ne içiyorsunuz bilmiyorum ama şaşkınlıktan akıl tutulması yaşadığınız, ezberlerinizin bozulduğu kesin. Boğazınıza kadar gömülmüşsünüz farkında değilsiniz, aslında farkındasınız da hareket ettiğinizde bataklığa iyice gömüleceğinizi de biliyorsunuz. O nedenledir angut kuşu gibi celladınızı bekler vaziyette kalakalmanız. KİMSEYİ SUÇLAMAYIN O BATAKLIĞI OLUŞTRUMAK İÇİN KOVA KOVA SUYU SİZ TAŞIDINIZ! Bizler türbinlerde seyirciyiz, gördüğümüzü yazıyoruz artık, hadi size geçmiş olsun!

Erol TAŞDELEN
25 yıllık banka emekçisi
tasdelen34@gmail.com


 

Etiketler: erol taşdelenbanka itibarbanka sigortabanka kaskobanka işsizlik sigortasıBireysel Emeklilik
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları