PARAMEDYA

Bankalardan kendinizi nasıl korursunuz?

Bankalardan kendinizi nasıl korursunuz?

HANİFE SERTER, banka şubelerinde vatandaşların en çok başına gelen konuları ve bunların çözüm yollarını yazdı. Finansal Cahillik Yoksullaştırır!

Finansal Cahillik Yoksullaştırır
Bir insanı bir konuda cahil bırakmak isterseniz, onu o konunun çok karmaşık, anlaşılmaz, bilinmez, çözülemez yönleri olduğuna inandırmanız yeter.
Konuya özel ayrı bir dil, bir jargon, türlü terimler, yabancı dilde sözcükler kullanmak da çok işe yarar.
Bunları duyan kişi, konuya çok özel bir ilgisi yoksa, "ben bunlardan hiç bir şey anlamıyorum ki.." deyip işin içinden çıkar. Bu durum da bir çok alanda o işin kurdu olanların işine yarar. Meydan onlara kalır. Bazıları o alanda hızını alamayıp at koşturur hale gelir.
Bu site özelinde konumuz Bankacılık ve finans sektörü olduğu için konuyu o açıdan inceleyelim. Ama aynı durumun sağlık, eğitim, hukuk, gıda, tekstil, mobilya, beyaz eşya ....aklımıza gelebilecek her sektör için geçerli olduğunu da bilelim...
Her sektörün kendine özel bir dili, bilgi ve birikimi olduğunu ve para kazanmak için bu bilginin önemli bir kısmının itina ile saklandığını, paylaşılmadığını farkedelim. Merak edelim...
Atalarımızın söylediği önemli sözlerden biridir bana göre : Bilmemek ayıp değil.. Öğrenmemek ayıp.
Bilmediğini bilip sormak, anlamaya çalışmak önemli bir çaba.
Şimdi düşünelim. Bankacılık ve finans alanında toplumumuzdaki bilgi ve bilinç seviyesi acaba nedir ? Takipçilerimizin çoğunluğu bankacılık, finans tecrübesi olan kişiler olduğundan bu konudaki farkındalıkları eminim ortalamanın çok çok üzerindedir.
Diğer taraftan toplumun çeşitli kesimlerinden bir çok kişide bankacılık ve finans konularına karşı önemli bir mesafe ve tedirginlik vardır. Mobil işlemler sayesinde bir çok kişi kendi hesabını kendi takip ediyor olsa da bilinç seviyemiz ürünlerin doğru ve yerinde kullanımı, doğru soruların sorulması, doğru tercihlerin yapılması, gerektiğinde doğru nedenlerle itiraz edilmesi  konusunda henüz yeterince yüksek değildir toplum olarak. Bu konuda biraz çalışmak gerekir.
Peki ama bu çalışmayı kim yapacak ?
Bankalar mı ?
Günümüzde bir çok banka ne yazık ki müşterilerin bilgislzliği ve bilinçsizliği üzerinden önemli bir kar elde etmektedir.
VADESİZDE Mİ PARANIZ?
Yatırım ve birikim konusunda kaynaklarını yönlendirme konusunda bankacısına güvenip teslim olanlar çoğu zaman bankaların hedefleme politikalarına kurban gitmekte, vadelide değerlendirmek istediği parasını vadesiz hesapta bulmakta,  bir kaç yıllık birikim yapmayı düşünürken, ileri yaşlara kadar ödeme yapması beklenen BES sistemine dahil oluvermekte,  ihtiyacının üzerinde borçlanmakta, kredi kartı limitini hesapsızca arttırmakta, bankaların ödemeye mecbursun dediği masrafları ve komisyonları sorgusuz sualsiz ödemektedir.

Sigorta konusu başlı başına bir cehalet alanı olup, bankaların en çok sevdiği komisyon kalemi olması nedeniyle bu alanda da çok fazla aydınlanma istenmemektedir kanımca. Kredinin yanında mecburi olarak satılması, hatır gönül işlerine alet edilmesi, ne imzaladığına çok da dikkat etmeyen müşteriye adeta kaşla göz arası imzalatılıp hesaptan kesilmesi onlar için yeterlidir .
Buradan gelen komisyonlar bankalar için baldan tatlıdır. Bu kadar basit mi bu iş diyecek olursanız, beyaz yakalıların yoğunluklu olduğu bölgeler,  şubeler dışında, sanayi şubeleri , emekli şubeleri, tarım şubeleri , bazı taşra şubeleri bu tür satışlarda rekorlar kırılabilen son derece verimli şubelerdir.
Hedef baskısı altında gözü dönmüş bankacıların çiftçi Ahmet Amca'ya, oto tamircisi Mehmet Abi'ye, emekli Ayşe teyzeye, esnafa, KOBİ'lere, çiftçilere finansal okuryazarlık konusunda yardımcı olmasını beklemek adeta saflıktır bu dönemde. Bazı bankalarca dostlar alışverişte görsün tadında, reklam mahiyetinde yapılan finansal okuryazarlık çalışmalarının sonuçları da oldukça dar bir alanda kalmakta ve genele yansımamaktadır.
Peki devlet kurumları , üniversiteler, belediyeler , STK'lar bu alanda etkin bir rol üstlenebilir mi ?
İsterlerse elbette üstlenirler . İstenirse toplum her konuda adeta bir seferberlik ilan edilerek çok kısa sürede bilinçlendirilebilir. İnsanlar işlerine yarayacak bilgileri çok kısa sürede öğrenirler, yayarlar. Kullanılabilir bilgi kalıcı olur, insanları değiştirir. Toplumu değiştirir .Bilgi her çağda çok değerlidir . Bilinçlenme her çağda çok gereklidir .
Peki ama bunu kim istemiyor da finans sektörü her geçen gün bilinçsizlikten ve cahillikten daha da çok beslenir hale geliyor ?
Bu sorunun cevabı çok çok önemli .
Birlikte düşünelim.

Etiketler: hanife serterhanife serter paramedyahanife serter finansal okur yazarlık
Hanife SERTER
Hanife SERTER

1974, İzmir doğumludur. Bornova Anadolu Lisesi (1992) ve  A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü (1997 )   mezunudur. 1997 -2014 yılları arasında özel bir bankanın denetim, insan kaynakları,krediler departmanlarında ve çeşitli şubelerde yönetici ve idareci olarak görev yapmıştır. 
2015 yılından itibaren davranış bilimleri ve iletişim ilgili çeşitli eğitim programlarına ve seminerlere katılarak çalışmalarını bu yönde sürdürmeye karar vermiştir. 
Halen Artı Yaşam Plus Life Koçluk Hizmetleri Merkezi'nde Profesyonel Koç olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Kariyer Koçluğu özel ilgi alanı olup, meslek seçimi aşamasındaki gençler ve iş hayatı içinde çalışmalarını sürdüren profesyonellerle çalışmakta, insana değer veren kurumlarla işbirliği içinde çalışanlara yönelik farkındalık, motivasyon ve iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler  vermektedir. 
Hanife Serter  iyi derecede İngilizce   bilmektedir .Evli olup, 10 ve 16 yaşlarında iki çocuk annesidir.

Facebook Yorumları