Bankacılık sektörünün en çok sevilen(?) elemanları tahsiscilerdir. Evet tahsisçi kimdir? Bir tahsisçi nasıl yetişir? Ben oldum diyen tahsisçi var mıdır? ANALİZCİ PERİ yazıyor:
Evet tahsisçi kimdir?
Bir tahsisçi nasıl yetişir?
Ben oldum diyen tahsisçi var mıdır?
Kaba tabirle,bu şahıs çeşitli finans kurumlarında ki bir tür kredi değerleme yetkilisidir.
Pazarlamacı arkadaşlarımızın “en sevdiğidir” mesela!, Mali Tahlilcinin “yine rapor da bir eksik bulup geri gönderecek” dediği, Risk İzlemecinin “hangi mantıkla bu kredi verilmiş olabilir acaba” diye içinden mütemadiyen andığı ve  tehlike sinyalleri çalmaya başladığında; “kim onaylamış bu krediyi, tez getirin” nidalarının içinde yankılanan kişidir. Ayrıca, Üst yönetim açısından zikredilen tabirleri ise burada söyleyememenin naifliği içerisindeyiz…
Bir bankanın tahsis biriminde görev almak üzere eleman olarak işe giren o şanslı kişi. Gerçi, son yıllarda hatırı sayılır bir üniversite mezunu olmanın dışında, ekonomi ve para politikaları üzerine master degree yapıyor olmanız, yabancı dilinizin de ileri seviyede olması bile artık sıradan kriterlerdendir.
Tahsisçi adayımız; öncelikle kurum kültürü nezdinde kısa bir oryantasyona tabi tutulup akabinde, bir dizi temel bankacılık eğitimi görür. Özellikle belirtmek isterim ki, bu süreç genelde sektördeki her aday için oldukça eğlenceli ve verimli geçer…ne de olsa artık bir bankacı olmanın statüsünü! kazanmaya başlamıştır.

Yeni bankacımız artık, Krediler Birimi çatısı altındadır ve bu yapı tek başına Tahsis Biriminden oluşmaz. Bir tahsisçi en az Mali Tahlil Analiz uzmanı kadar genel muhasebe bilgisine haiz kişidir. Bilanço okuyabilmeli, finansal rasyoları değerlendirebilmeli aynı zamanda mali veri yorumlama yetisine sahip olmalıdır. İyi bir mali Tahlilcinin en az 2 senede yetiştiği, ortalama 5 senede rapor onayına sahip olduğunu düşünürsek, bir  yan meslek olarak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir adayıdır kendisi.

Aynı zamanda, iyi bir istihbaratçı da olmalıdır tabiki. Firmanın moralitesi, dış müşterileri, piyasadaki itibarı, diğer bankalarda ki limit/risk bilgileri, gizli teminat yapıları..vs. Bunlar olmadan bir kredi dosyası hiçtir. Lakin bu bilgiler kimseye oturduğu yerden verilmez. Diğer finans kurumlarında aynı pozisyonda çalışanlar arasında oluşturulan bu güven yılların emeğini taşır. Temelleri; “Google’dan önce biz vardık” diyen duayen istihbaratçılara dayanır.

Bu arada tüm bu eğitimler ile çeşitli portföylerde devir daim ettikten sonra pişme dönemi tamamlanmış bir uzman vardır karşımızda. Artık kredi dosyalarını her yönüyle kendi yazabilir ama bitmez… Tüm Sektörel Analiz Raporlarını ezbere bilmesi, makro gelişmeleri takip etmesi her daim online bir piyasa algısı ile hareket edebilmesi beklenir.

Yani, eline bir inşaat firmasına ait Kredi Talep Dosyasını  aldığında; bu sektör şuaralar batıyor mu, çıkıyor mu, yap-işlet devret mi, hakedişçi mi, diğer yan firmaları neler, en son demir çelik fiyat endeksi kaçta kalmıştı ki, hangi projeler devam ediyor, bitenlerin referansı kim, kimin yakını, kimin akrabası, eniştesi var mıydı…vs. vs. diyerek önce derin bir nefes almalı, ardından hemen limit-risk-teminat tablolarını açarak bankasının damarlarında dolaşan nakit için en son yayımladığı ‘Kredilendirme Tebliğine’ bir göz atmalıdır. Banka ne kadar istekli kredi kullandırmaya, açıkta fon var mı, yoksa tamamen mevduat odaklı dönemde miyiz, hangi sektörlere sıcak bakıyor, hangilerinin teminat yapısı daraltılmış…vs. saymakla bitmez kıstaslar tek tek gözönüne alınır.

Yüzlerce dosya, rapor ve tebliğ ardından başarılı olmayı başaran Tahsisçimiz artık bir ‘Yönetmen’dir. Bu ünvanla; sen artık eleman yetiştirebilme yetisine sahipsin, dosya kontrol ve kısmi de olsa onay yetkin var, sorumlulukların her geçen gün artacak hazırlıklı ol, haftada bu kadar dosya inceleme ve şu kadar şube ziyareti yapma hedeflerin var, her daim komitelerde hazır bulunmak, ilgili birimlerin tüm toplantılarına katılmak durumundasın, senin de bitmeyen perfomans kriterlerin olacak denir. Yada kısaca; yetkindeki kredilerin tüm sorumluluğu sende, batarsa ilk muhatabamız sensin!
Bu arada küçük bir not; Tahsis yönetmenlerinin de kendi içinde bir hiyerarşisi vardır elbet. Kobi Tahsisçi bir arkadaşa rahatlıkla ‘bir çay içelim mi’ derken, Ticari portföydekine ‘müsaitseniz…’, Kurumsal Kredilerdeki bir kişiye ise ‘üstadım arzu ederseniz…’ şeklinde yanaşmanızda fayda vardır.

Tabi bu hiyerarşik düzende yaklaşık on seneyi tamamlamış bir tahsisçimiz için artık ya “Tahsis Birim Müdürü” yada önemli büyüklükteki bir şubede “Şube Müdürü” olmak zamanı gelmiştir. Bu yeni ünvanın niteliği elbet sadece perfomansa bağlı değil, ilgili kurumun yönetim yapısındaki belirli kredilere de dayanır. Yeni rütbemiz tenzil midir değil midir ayrı bir konu içeriğidir.

‘Bir Tahsisçi nasıl yetişmelidir, eğitim süreci ve bankadaki hiyerarşik konumu  nedir? kısmını genel hatları ile aktarmaya çalıştık.
Bir dahaki yazımızda “Bir kredi dosyası değerlendirirken bu tahsisçinin başına neler gelebilir” temalı paylaşımımızda buluşmak üzere.
Analizci Peri.