2019 biterken, banka bahisi başladı. En çok personeli bu hangi banka çıkartacak?  Hanife Serter’den trajikomik bir yazı:
2019 biterken en çok hangi banka personel çıkaracak ?
Ne zaman çıkaracak ?
Nasıl çıkaracak ?
Paketleyip mi gönderecekler yoksa paketi evde siz yaparsınız mı diyecekler  …
Bir yandan vur patlasın, çal oynasın yıl sonu eğlenceleri son hız devam ederken bir yandan akıllarda bu sorular. Kamular biraz daha rahat belki, onlarda öyle yıl sonu hesap kesim tarihi gelip de, bilanço büyümesine, küçülmesine bağlı adam atmalar, “bu sene de hiç kar edemedik yahu !” deyip faturayı çalışana kesmeler fazla yok . Ama özeller.. Ahh özeller.. Çok özeller.
Onlar yine suyunu sıkıp canını çıkarttığı personeli kapı önüne koymanın derdine düşmüştür şimdi. Ne kadar kar etmiş de olsalar onlar yine de personel atarlar.. Önlerinde uzun uzun listeler çalışıyorlardır bu konuda. Kim gitsin ?!
Önden kadınlar lütfen ;
Onun kocası varlıklı ..ilk onu gönderelim..
Kocası bakar.
Bunun kocası çok borçlu bunu gönderelim..KKB’si çok yüklü Belki bu gidişle batar..
Şunun iki çocuğu var, o gidip çocuklarına baksın…Çocukların ona ihtiyacı var.
Ötekinin hiç çocuğu yok, evlenmemiş.. O kendisine başka iş baksın, ne iş olsa yapar..
Beriki de yeni evlendi. Bu gidişle o çocuk da yapar..
Kadınlar içinden kadın beğen. Hepsini atacak bir bahane var. Bu iş düşük bir performans puanına, bir iki de uyarıya bakar. Yalan söylemekten ödü kopan bankacılar işte bu yalan yanlış performans değerlendirmeleri sonucu kendini kapı önünde buluverir.

Erkeklerde kriterler nedir acaba ?
Onların da eşinin işi, çocuk durumu, varlıkları, borçları değerlendirilir mi ? Yoksa tuttukları takıma, halı sahada attıkları pasa, akşam yemeklerinde oturdukları masaya göre mi belirlenir kaderleri ?!
Bilinmez… Muamma..
Bankalar çalışanları için neler düşünüyor, neler planlıyor, ne hesaplar yapıyor bilinmez ama çalışanların bankaları hakkında ne düşündüğünü artık çok iyi biliyoruz.
Tek kelimeyle: Sevmiyorlar !
( Hadi %99’u diyelim de ” Nerden çıkarıyorsunuz bunları ya, ben çok seviyorum bankamı !” diyeceklere pay kalsın)
Nereden mi biliyoruz ?
“Seviyorsan git konuş !” derler ya hani. O misal. Bankacılar artık bankaları hakkında konuşmuyorlar . Sözünü bile etmiyorlar. Yok sayıyorlar. Sorunlarına çözüm, dertlerine derman aramıyorlar. Bu ilişkiyi kurtaracak bir adım bile atmıyorlar. Çalışanlar artık bankalarına güveni yitirmiş,  hiç bir tatlı sözüne, parlak vaatlerine kanmıyorlar. Günü doldurup, günü yaşıyorlar. Çok genç olanlar, yeni girenler dışında ne kariyer hevesi kalmış, ne emeklilik planı insanlarda. Bankacılar da artık bankacılıkta gelecek görmüyorlar. Bankalar da öyle uzun vadeli bir ilişki vadetmiyorlar zaten artık. Adeta çalışanla günü birlik gönül eğlendiriyorlar. Yol, yemek, sağlık gideri için katlanılan bir ilişki olmuş bu artık çalışanlar için. Başka haklar için mücadele bile etmiyorlar.

İnsan sevdikleri  için mücadele eder, kaybetmek istemediği şeyler için her şeyi göze alır, başkalarına bile meydan okur. Gerekirse çatışır. Derdini anlatmanın yollarını arar, şiir yazar, şarkı söyler, tiyatro oynar.. Bunlar hep sevgiden  doğar. Sevenin sevdiğiyle hep bir derdi vardır. Bankacıların artık bankalarla hiç bir derdi yok. Bitse de gitsek modunda herkes . Boşanmayı en ideal şartlarda gerçekleştirme peşinde. Boşanınca da bir süre kafayı dinleme, hiç bir kurumla ilişkiye girmeme kararında. Bankacılar tükenmiş .. Gerçek saygı ve sevginin olmadığı her çıkar ilişkisi gibi bu ilişki de bitmiş.

Bankalar bunu yaptırdıkları o anketlerden okuyabilirler mi bilmiyorum ama bir banka şubesinde günde on saate yakın çalışmış bir bankacının gözlerinin içine bakan herkes okuyabilir.

GM, GMY,IK, Bölge Müdürü, Müdür, Yetkili, Yönetici, Gişe farketmez. Birbirinin gözünün içine bakan, gözünden ne hissettiğini anlayan insanlarla çalışın. Gözünüzün içine bakmıyor , bakamıyor ve sizi anlamaya niyet etmiyorlarsa boşverin. Onlar için harcadığınız emeğe de, gözyaşına da değmez. Onlar insanın değerini bilmez. Değerinizi bilecekleri bulun ve onların yanında kalın. Kadınsanız Finansın Perileri‘ne katılın. Sizi en iyi onlar anlar.