Faizlerin düşmesi ile birlikte bireysel kredilerinde adeta patlama yaşandı. Ancak kredilerin büyük bir bölümünün düşük faizli transferlerden kaynaklandığı öne sürülüyor.
Faiz oranlarının düşmesi Bireysel kredileri de hareketlendirdi. Karlılığı düşen bankalar Tüketici Kredilerinde musluğu açması da üzerine eklenince Bireysel Kredilerde ciddi artışlar yaşandı. Kredilerin çoğu faiz oranı yüksek eski kredileri kapama şeklinde olmasına rağmen reel anlamda da artış olduğu belirlendi.
Sıkışan vatandaş çareyi İhtiyaç Kredilerinde buldu
Haziran sonu  510,1 milyar TL olan Tüketici Kredisi ve Bireysel Kredi Kart toplamı 6 Aralık itibarıyla 58,5 milyar TL artarak 568,6 milyar TL düzeyine geldi. Asıl Artış ile Haziran sonunda 215,4 milyar TL olan İhtiyaç Kredilerin 6 Aralık itibarıyla 250,5 milyar TL’ye çıkması ile oldu. Bu dönemde ihtiyaç kredileri 35 milyar TL artmış oldu. Vatandaşın Kredi Kart borcu ise bu dönemde 4 milyar TL arttı. Konuttaki artış ise 10,5 milyar TL oldu.
Güven endeksinin artması mı, borç tuzağı mı etkili olduğu netleşmedi
Vatandaşın Tüketici Kredilerine artışı son Kasım’da da devam etti. 25 Ekim – 6 Aralık arasında 13,2 milyar TL Tüketici Kredisi kullanırken Konut Kredisinde de ciddi hareketlenme yaşanmaya başladı. Bu dönemde Konut Kredisi 4,7 milyar TL artış gösterdi. Bireysel Kredilerdeki bu artış alım gücünün düşmesinden mi kaynaklandığı, yoksa güven endeksinin artması ile vatandaşın “kriz geçti artık borçlanalım” psikolojine mi girerek tekrar borç tuzağına düşmeye başladığı ise önümüzdeki aylarda daha da netleşmiş olacak.