PARAMEDYA

İntiharların nedeni bu KARA Tablo mu?

İntiharların nedeni bu KARA Tablo mu?

Önce Fatih, sonra Antalya. Bugün de Bakırköy'de toplu intihar. Peki bu insanlar neden intihar ediyor. Siyaset Bilimci Ekonomist Erol Taşdelen, intiharların sebebini yazdı. Dikkat! Bu tablo düzelmeden daha çok facia yaşanabilir!

Son günlerde ailece toplu intiharlar herkes gibi benim de içimi yaraladı. Günlerdir uykularım kaçıyor. Bireysel intiharlar “psikolojik sorun, kim bilir ne derdi vardı” gibi kişisel teselli ile geçiştirdiğimiz, kanıksadığımız bir durum bu ülkede ama ailece seri intiharların nedeni üzerinde ciddi ciddi Psikologlar kafa yormalı ve acil çözüm üretmeli.  Aile Bakanlığı uzmanları bugüne kadar bu konuyu fark etmemeleri ve çözüm üretmemeleri daha iç acısı doğrusu.

Sorunun nedenini bulmadan çözüm üretemeyiz
Bir sorun ile karşılaştığımızda, “nedeni” tespit etmeden” çözüm” üretilemiyor maalesef. 3 aile 12 toplu intihar. Bunun kararı nasıl verilir, aileler çözüm üretemiyor da bu yolu seçiyor kısmını bir kenara bıraktığımda 3 ailede de gördüğüm ortak nokta “yüksek borçluluk, kredi takipler, borç batağı” kendini gösteriyor. Bu durumda önce tespit yapalım. Piyasaya, tefecilere, kuyumculara,  akrabalara, bakkal defterine, pazarcıya ne kadar vatandaşın borcu var bilemeyiz ama Bankalara borcunu biliyoruz. Dövizin yükselme maliyetinin, üretim maliyetlerini artırıp, önce maliyet enflasyonuna neden olması, sonra Tüketici Enflasyonunu tetiklemesi sonucu Vatandaşın gelir kaybı ile gelir dağılımındaki adaletsizliğinin artması da ayrı araştırılması gereken bir konu. 
Vatandaş Bankalara ne kadar borçlu
Vatandaşın 8. Kasım.2019 itibarıyla Bankalara toplam borcu 546,5 milyar TL, Bunun 190,9 milyar TL’lık kısmı Konut kredisi, 6 milyar TL’lık kısmı Taşıt kredisi; bu kredilerin bir karşılığı var yani. Zaten bu kredilerde takip oranı da çok düşük. İlk defa 2019 yılında Konut kredi takip tutarı 1 milyar TL’yi geçerek 1,3 milyar TL oldu. Konutta takip oranı % 0,68 yani % 1 bile değil. Vatandaş yemiyor içmiyor ama “evi elden gitmesin” diye konut kredisini ödüyor anlamına geliyor bu durum. 6 milyar TL’lık Taşıt kredisine karşılık sadece 225 milyon TL Takip oranı araç kredilerinin de ödendiği anlamına gelmekte.
Sorun karşılığı olmayan kredilerde
Konut ve Taşıt Kredilerinde görüldüğü gibi sorun yok sayılır. Buzdağının üst kısmı iyi gözükmesi altının da öyle olduğu anlamına gelmiyor maalesef. Toplam 546 milyar TL’Lık Kredinin 196 milyar TL’si sadece Konut ve Taşıt Kredisi. Geride 350 milyar TL tutan Tüketici Kredisi, Kredi Kartı ve bankaların elma, armut, çilek gibi meyve isimleri ile sunduğu hesaplaratanımlı  Kredili Mevduat Hesabı ( KMH ) kredileri var. İşte ana sorun bu kredilerde. Bu kredileri kağıt üzerinde elma, armut, çilek olarak tükettik ama sonunda vatandaşın elinde Armutun çöpü kaldı kala kala. Nereye harcadığını bile anlamadı. Kimi artı para dedi, kişi ek hesap, kimi avans hesap, kimi esnek sonunda olan vatandaşa oldu. İhtiyaç Kredileri 200 milyar TL’yi aştı; vatandaşın Kredi Kart borcu 105 milyar TL oldu. Evin eşyası, çocuklara bilgisayar, 2-3 maaş karşılığı cep telefonları, 12 taksitli tatiller iyi de ödeme zamanı geldi dayandı ortada ödeyebilecek gelir yok. Maaşlar asgari ödemeleri, kredi taksitleri karşılamayacak hale gelmiş tabi artan işsizlik üzerine tuz biber oldu.
Takipler aldı başını gidiyor
Bankaların Toplam Takip tutarı 2019 Kasım ayında 140 milyar TL’yi bulmuş durumda. Bunun 20,5 milyar TL’lık kısmı Vatandaşın takip dosyalarından oluşuyor. Tüketici Kredi takip tutarı 13,7 milyar TL’yi buldu. Kredi Kart takipleri 6,7 milyar TL düzeyinde. Takip rakamları yukarıda yazdığımız banka borçlarının içinde değil. Üstelik sadece 2019 yılı içinde Bankalar Varlık şirketlerine 6 milyar TL’lık batık kredi dosyası sattı ki bunların çoğu Tüketici kredisi ve ortalama % 5’lik değerine satıldı bu batık krediler.
Daha önce çözüm önermiştim, suçlu sadece vatandaş değil
Toplu intiharlara tabi herkes gibi benim de içim yandı ama şaşırtmadı. Halkın içinde gelen ve hala halkın içinde biri olarak bunları öngörmüş ve önerimi de önceki yazılarında aylar önce yapmıştım. Batık kredileri bankalar ortalama 5’lik değerine Varlık şirketlerine satıyor. Batık tüketici kredileri devlet % 5’e alsın 20 milyar TL batık kredi 1 milyar TL yapar. “Devletin zor durumda olan vatandaşına ayıracak 1 milyar TL’si yok mu?” diye sormuştuk. Milyonlarca insanın hayatı rahatlayacak bu durumda. Hala da aynı fikirdeyim. Bu ülkede sadece firmalar yok, müteahhitler yaşamıyor sadece; can yelekleri, can simitleri sadece firmalara atılmasın sonuçta Devlete verilen Vergilerin %50’den fazlasını vatandaş veriyor, üstüne bir de aldığı her üründeki KDV’yi ekleyince nerede ise Vergi gelirlerinin dörtte üçünü vatandaş ödüyor. Anayasamızın ana maddelerinden olan “Sosyal Devlet” olma gereği sadece “sosyal yardımlar” değil zamanında reklam kampanyaları ile yaratılan “Tüketim Toplumuna” göz yumulması sonucu eğitimsiz vatandaşın “Tüketim salgınına” yakalanmasında sadece vatandaş suçlu değildir. Tüketim toplumu yaratıp, Borç denizinde boğulmasını seyredemeyiz.
Sosyal Devletin görevi cenaze kaldırmak değil, vatandaşını sağlıklı bireyler olarak gelişimine katkı sağlamaktır. Vatandaş da aklını başına alsın lüks tüketimi bir kenara bıraksın artık. Üretmeyen toplum tüketir ama bir noktaya gelir  ki kendini tüketmeye başlar, tam da o kırılma zamanındayız. Ya tekrar üretim ekonomisine döneceğiz ya da kendi kendimizi tüketeceğiz.
Erol TAŞDELEN
Siyaset Bilimci, Ekonomist
tasdelen34@gmail.com


 

Etiketler: erol taşdelentoplu intiharinsanlar neden intihar ediyor
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları