Çalışkan dürüst işine bağlı biri. Eğitimli, görgülü, bilgili . Müşterinin dilinden anlardı, personeli de onu çok severdi. Tecrübesi de vardı yeterince. Rakamları okumayı da iyi bilirdi. Ama atılmış işte… Biri attı ama kim attı bu kızı ? Bankacılık sektöründe yaşanan bir iki yüzlülük örneği!
Bu kızı kim attı ?

Ben kendisini iyi tanırım,  sahiden iyi tanırım,  çalışkan dürüst işine bağlı biri. Eğitimli, görgülü, bilgili . Müşterinin dilinden anlardı, personeli de onu çok severdi. Tecrübesi de vardı yeterince. Rakamları okumayı da iyi bilirdi. Ama atılmış işte… biri attı ama kim attı bu kızı ?
Herkes birbirine soruyor şimdi,  attıklarına  bin pişman olmuşlar sanki…
Öyle duruyor. Kimse de neden atıldığını bilmiyor. Performans yalanı mumu  yatsıya kadar yanıyor.
Yapılan hatalı uygulamaları cesurca yüzümüze çarpıyor şimdi kocaman yüreği,  keskin kalemiyle … Birileri çıkıp onu köşeye atmaya kalktı, o da gitti kendine sağlam bir köşe kaptı. İyi de yaptı bana sorarsanız. Köşeyi dönmez, köşe olmaz  bu işten ama köşesini de kaptırmaz artık kolay kolay .
Aldı eline sazı..Yazıyor da yazıyor.
Korkusuz.
Pervasız.
Dili sivri. Zaten her zaman biraz öyleydi …
O yazdıkça herkes soruyor şimdi birbirine… İyi de bu kızı kim attı ?
KİM ATTIYSA ORTAYA ÇIKSIN!
Sahi kim attı ? Bölge müdürüne soruyorlar, Genel Müdürlük diyor,  Genel Müdürlüğe soruyorlar Bölge Müdürü diyor. İnsan  kaynakları atılmadi ki kendi istedi diyor.
Kimse çıkıp da cesurca o haltı ben yedim, yemez olaydım diyemiyor. 
Böyle  ne çok yönetici var hayatımızda. Yaptığının arkasında bile duramıyor. Sıkışınca “köşeye”, topu başkasına atıveriyor. 
Çünkü sorular bitmiyor. Hadi diyelim attınız , peki ne oldu ?
Rakamlarınız göğe mi erdi ?
Bilançonuz çok mu değişti, onun yerine gelen daha iyisini mi yaptı ? Daha iki yıl olmadan onu da atıp , o şubeyi kapatmadınız mı ?
O kız kendi mi ayrıldı,  yoksa atıldı mı ? 
Üst yönetim bile kesin bilmiyor. Herkes birbirine onu soruyor. Şimdi köşesi var,  köşeli yazıyor.  Eskiden kimsenin haberi yoktu, şimdi CEO’lar bile onu tanıyor.

“Peki bu kızı , kim niye atmış ?! ” diye birbirine soruyor.. “Atmasanız iyiymiş. Bak sektörün başına bela oldu. “ diyemiyor belki ama illa ki içinden geçiriyor.
“Kızın  köşesi var… ya başka köşeliler de çıkarsa.. sendikayi iyi kötü kapattık ama.. Ya paranın satın alamayacağı şeyler de varsa hayatta.”
O kız  atıldı veya ayrıldı mesele o değil … Asıl mesele,  böyle lider ruhlu, çalışkan, bilgili, dürüst insanları (para) medyaya kaptırdık biz sektör olarak .
Mesele o . Ahh onu atanı bir bulsalar, soracaklar neden atıldığını ama… Söylenti çıkmış şimdi. O kız atılmadı ki , kendi ayrıldı (!)