PARAMEDYA

Basisen
Milyarları yöneten portföy şirketleri ne kadar başarılı?

Milyarları yöneten portföy şirketleri ne kadar başarılı?

Usta Hazineci Erden Armağan ER Aracı Kurum ve Portföy Yönetim Şirketleri dosyasını açıyor. Piyasalara hakim firmalar özelinde sektörün içinde bulunduğu durumu masaya yatırıyor...

ARACI KURUM VE PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETLERİNİN MALİ TABLOLARINA BİR BAKIŞ
Mali Tablolara Erişim Daha Kolay Olmalı

Bu haftaki yazımızın konusu, Mali Sektörün bir diğer ayağı olan Aracı Kurumlar ve Portföy Yönetim Şirketlerinin mali performansı. Bu güne kadar bu kurumların mali verilerini topluca analiz eden oldu mu bilmiyoruz ancak, sektöre ilişkin veri toplamak oldukça zahmetli oldu baştan söyleyelim. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bankalarda olduğu gibi düzenli bir veri akışı toplu olarak Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ( TSPB ) dışında mevcut değil, o da dokuzuncu ayda olmamıza rağmen hala 3 Aylık Mali Tabloları aktive etmiş durumda. Aracı Kurumlar mali tablolarını düzenli olarak yayınlamak konusunda oldukça titizler fakat aynı şeyi Portföy Yönetim Şirketleri için özellikle de Yapı Kredi Portföy ve Ak Portföy için söylemek mümkün değil. Yasal Zorunluluk gereği Mali Tablolarını KAP’ta yayınlamışlar fakat web sayfalarında düzenli olarak bulmak neredeyse imkansız. Belki daha kolay yöntemler vardı fakat biz ulaşamadık, ama konuyla ilgili son söyleyeceğimiz husus şu olsun, tablo formatlarının TSPB hariç hemen tümünün PDF olması ki, verilerin analizini güçleştiren en önemli sorun da aslında bu.
 Paramedyanın usta Banka Analisti yazarı sevgili dostumuz Erol Taşdelen'in "Banka Bilançoları ve Üst Düzey Yöneticilere Ödenen Ücretler" le ilgili yazılarına hepinizin aşina olduğu malum. Biz de bu yazımızda Türk Mali Piyasaları’nın bir diğer bacağı olan Para ve Sermaye Piyasaları’nda işlem gerçekleştiren Aracı Kurum ve Portföy Yönetim Şirketleri’nin mali durumları, yönettikleri fon büyüklükleri, karlılıkları ve  üst düzey yöneticilere ödenen ücretler ne durumda diye bir bakalım istedik.
74 Aracı Kurum 52 Portföy Yönetim Şirketi
Öncelikle sektörde yer alan kurum ve kuruluşlarla ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşalım. Halen TSPB’ye üye 74 adet faal Aracı Kuruluş, 52 adet de Portföy Yönetim Şirketi ve 41 Banka mevcuttur. Aracı Kurumların 2019/3 dönemi itibariyle bilançolarındaki Toplam Varlıkları 28,8 Milyar TL yönettikleri fon miktarı 1,9 Milyar TL, Portföy Yönetim Şirketlerinin Toplam Varlıkları 835 Milyon TL ve yönettikleri fon miktarı 201 Milyar TL’dir. Aynı dönem itibariyle Aracı Kurumlarda çalışan personel  4,911 kişi iken Portföy Yönetim Şirketlerinde çalışan personel 737’dir.
2018/3-2019/3 Bilanço Dönemi Aracı Kurum/Portföy Yönetimi Şirketleri Faaliyetleri
Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere TSPB tarafından sektörde yer alan şirketlerin 6 Aylık Toplam Bilanço Verileri henüz yayınlanmadığı için sektörün geneline ilişkin analizimizi 3 aylık rakamlarla gerçekleştireceğiz. Ancak sektörün işlem hacminde ve portföy büyüklüğünde ilk 5’te yer alan şirketlerinin ve dikkat çekeceğine inandığımız firmalarının rakamlarını ise, açıkladıkları 6 aylık bilançoları üzerinden analiz etmeye çalışacağız.
2019/3’e göre tabloda dikkatimizi ilk çeken husus karlılıktaki sert düşüş olmaktadır. 2018’in aynı döneminde 61 Milyon TL olan Net Dönem Karının 50,9 Milyon TL’ye gerilemesidir. Oysa, Gelir Tablosu Detaylarına baktığımızda söz konusu şirketlerin yönettikleri portföylerden elde ettikleri Yönetim Komisyon Gelirlerinin bir önceki yılın aynı ayına göre % 8,3 oranında arttığı ve 126,2 Milyon TL’ye yükseldiği anlaşılmaktadır. Fakat aynı dönem itibariyle Toplam Genel Yönetim Giderlerinin % 17.1 artışla 92,1 Milyon TL’ye ulaştığı dikkat çekmektedir.
Kamuya açıklanan tablodan anlayabildiğimiz kadarıyla, Yatırım Fonları Pazarlama ve Satış Aracılık Giderleri de 17,4 Milyon TL ve % 23,3’lük artışla karlılığın azalmasına katkı sağlamış görünüyor. Üst Yönetime Ödenen ücret ödemelerine ilişkin her hangi bir bilgi olmamakla birlikte, şirket bazında yapılacak bilanço ve gelir tablosu analizi ile bu kalemdeki değişim ölçülebilecektir. Özetlemek gerekirse, Portföy Yönetim Şirketleri 2019  ilk 3 aylık dönemde hem yönettiği portföy miktarını hem de komisyon gelirlerini arttırmış, ancak bu artışlar karlılığa aynı oranda yansımamıştır. Kuruluş amacı, piyasalarda yaşanan spekülatif dalgalanmalardan kazanç sağlamak olan ve karlılığı maksimize etmek olan bir sektör açısından mevcut durum pek parlak olarak değerlendirilememektedir. Fakat bu şirketlerin, banka ve aracı kuruluşların birer iştiraki olduğunu da hesaba katarsak, elde edilen gelirlerden ana hissedarların paylarını artırdıkları varsayımıyla mali sektörde yaşanan daralmanın portföy yönetim şirketlerine de  bu şekilde yansıdığını söyleyebiliriz.
Büyüklerde Durum Nasıl?
İsterseniz bir de sektörün en büyükleri ne yapmış ona bir göz atalım. Aşağıdaki tabloda 2019-6 aylık bilançolarına göre açıklanmış ve piyasa Pazar payı % 73 olan 5 büyük Portföy Yönetim Şirketinin Pazar payları ve personel sayıları yer almaktadır. Hemen belirtelim, Ziraat Portföy Yönetimi’nin rakamları diğer iki kamu Portföy Yönetimi Şirketi ile birleşmesi sonucu ortaya çıkan verilerdir bu bakımdan sektörün en büyük Pazar payına sahip olması ve diğer bilanço rakamları bu bilgi ışığında değerlendirilmelidir.
TSPB’nin 6 aylık verilerine göre, sektörde yönetilen fonların toplam tutarı 221 Milyar TL’dir. Tabloda yer alan 5 Portföy Yönetim Şirketi dışında yer alan 49 şirketin yönettiği fon miktarı yaklaşık olarak 61 Milyar TL ve çalışan sayısı 372’dir.Yani ilk 5’de yer alan şirketler sektörde çalışanların yaklaşık %50’sini istihdam etmekte ve yönetilen toplam fonların %73’lük kısmına hükmetmektedir.
Yukarıdaki tablolar sektörün en büyük şirketlerine ilişkin 2019-6 aylık verileri baz alan bazı bilanço kalemlerindeki gelişmeleri göstermektedir. Buna göre, Ziraat Portföyün özel durumunu dışarıda bırakarak tablolardaki gelişmeleri özetlemeye çalışalım. Yılın ilk üç aylık döneminde yaşanan karlılık düşüşlerinin devam ettiği ve en büyük karlılık düşüşünün Garanti ve Yapı Kredi Portföy’de yaşandığı gözlemlenmektedir. Garanti Portföy, karlılık dışındaki tüm büyüklüklerde tatmin edici artışlar sağlamasına karşın, karlılıktaki azalma, üst yönetime yapılan ödemelere de yansımış durumdadır. Yapı Kredi Portföy ise, hem bilanço kalemlerinde hem de karlılıkta oldukça düşük bir performans göstermiş. İş Portföy Yönetimi A.Ş. sektördeki Pazar payını korumuş ve bilanço rakamları ile karını makul düzeyde tutmayı başarmış. Ancak, üst düzey ödemelerde Pazar payında ( Ziraat Portföyü, birleşmeden dolayı sınıflandırma dışı tuttuğumuzu belirtelim ) liderliği muhafaza etmesinin hatırına olsa gerek bu kalemde oldukça cömert davranılmış. Bu arada hemen belirtelim ki, hem Aracı Kuruluşlar hem de Portföy Yönetim Şirketlerinde Üst Düzey yöneticilere ödenen ücretler, bankacılıkta rastladığımız miktarlara oranla oldukça makul düzeylerde ve karlılıktaki başarı anlaşılan o ki en önemli gösterge olarak takip edilmektedir. Bu bakımdan elde edebildiğimiz rakamlar astronomik rakamları ifade etmemektedir, ancak elbette bu kanıyı güçlendirebilmek için daha fazla veriye ihtiyaç bulunmaktadır. Tabloda yer alan şirketler arasında kuşkusuz en başarılı rakamlara sahip olan Ak Portföy Yönetimi A.Ş. hem karlılık hem toplam varlıklardaki artış, hem de Pazar payı olarak oldukça tatmin edici bir performans göstermiş durumda görünüyor. Fakat bu performansa rağmen üst düzey yöneticilere ödemelerde oldukça temkinli davranılmış.
II) Aracı Kuruluşlar
Aracı Kurumların 2018/3-2019/3 dönemine ait bilanço ve Gelir Tablosu rakamlarına baktığımızda göze çarpan en önemli gelişme, kurumların nakit varlıklarının önemli miktarda arttığıdır. Doğası gereği kuruluş amacı, riskli TL varlıkların alım-satımına aracılık etmekten komisyon geliri elde etmek ve bu varlıkların alım-satımından spekülatif kazançlar elde  etmek olan aracı kuruluşların nakit ve nakit benzeri varlıklara yönelmiş olması, içinde bulunduğumuz konjonktüre paralel biçimde “RİSKTEN Kaçınma” yönünde gelişim göstermiştir. Toplam Varlıklardaki artış oranı %18,5 düzeyinde olan sektörün, Net Dönem Karı artışı %1 düzeyinde kalmıştır.
Karlılıktaki düşüşün başlıca sebeplerini incelediğimizde önemli etkilerden birinin faiz oranlarındaki artışın etkisi ile Finansman Giderleri kaleminden yaşandığını gözlemliyoruz. Bir önceki yıla oranla bu kalemdeki % 57,6 oranında yaşanan artış Finansman Gelir / Gider farkını dönemsel olarak 72,6 Milyon TL kadar olumsuz etkilemiş. Bir diğer olumsuz gelişme de Satışların Maliyeti kaleminde yaşanmış % 27,4 oranındaki artışla karlılık bir miktar daha aşağıya gelmiş. Fakat Bilanço ve Gelir Tablolarındaki asıl dikkat çeken gelişme, “Toplam Yükümlülüklerin” son bir yıllık dönemde çok hızlı artmış olmasıdır. Sektörde yer alan kurumların Uzun Vadeli Yükümlülükleri % 603 gibi çok önemli bir oranda artış kaydetmiş. Yükümlülüklerdeki bu normalin üstü artışın kaynağı ise Uzun Vadeli Finansal Borçlardaki %2378’lik olağandışı artış olarak görünmektedir. Faiz oranlarının artma eğilimine girdiği dönemde uzun vadeli borçlanma çabaları normal olmakla birlikte bilançoya etkisi sınırlı kalmış. Çünkü 2018/3 dönemde  Toplam Kaynaklarda % 77,9’lük paya sahip olan Kısa Vadeli yükümlülükler, 2019/3 aylık dönemde sadece % 74,2’ye düşürülebilmiş. Uzun Vadeli Finansal Borçlar,  Sektörün tamamında 2018/3 aylık dönemde 41 Milyon TL tutarında olan bu kalem 2019/3 aylık dönemine geldiğimizde 1.019 Milyon TL’ye sıçramış görünüyor. Bilanço Detaylarına göz attığımızda, Uzun Vadeli Finansal Borçların artmasına sebep olan kalemlerin, bir önceki döneme göre %104 oran ve 624 Milyon TL artış ile “Müşterilerden Alacaklar” ile %70 oran ve 515 Milyon TL artış kaydeden “Diğer ( Kısa Vadeli ) Alacaklar olduğunu gözlemliyoruz. Yani “muhtemel alacakların”, uzun vadeli borçlanma ile finanse edilme çabası olmuş ama bu çaba sınırlı kalmış.    
Sektördeki En Büyüklerin Durumu
Yazımızın bu bölümünde, “Pay Piyasası işlem hacminde” ilk 4’te yer alan kurumların kendi web sayfalarından derlediğimiz 2019/6 aylık Sınırlı Denetimden Geçmiş Finansal Tabloları üzerinden analizimize devam edeceğiz. Tabloda ilk gözümüze çarpan İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin bilançosundaki çarpıcı performans olmaktadır. Kurum, ekonomide ortaya çıkan olumsuz risk algısını en iyi yöneten ve karlılığını da oldukça tatmin edici miktarda arttırabilen tek şirket olarak ön plana çıkıyor. Bu bağlamda Net Dönem Karı %93 artış gösterirken, artan risk algısı ile birlikte toplam yükümlülüklerini % 38, toplam aktiflerini de %31 oranında azaltmış ve öz kaynaklarını da %24 oranında arttırarak bu dönemi oldukça başarılı geçirmiş görünüyor. Bu başarılı performansı gösterdiği için de üst düzey yöneticilerine en cömert davranan kurum olmayı da hak etmiş açıkçası.
Analizimize devam edersek, ilgili dönemi aynı performansla geçirememiş, karlılık konusunda en olumsuz gelişmeyi yaşamış kurum olarak da Yapı Kredi Yatırım karşımıza çıkıyor. 2019-6 aylık dönemde karlılık %-23,15 oranında gerilemiş ve bu performans Üst Düzey Yöneticilere Ödenen ücretlere %-9 oranında azalma şeklinde yansımış. Bir başka olumsuz bilanço rakamları da Ak Yatırım’da karşımıza çıkıyor. Net Dönem Karı %7,56 gibi çok düşük bir düzeyde artmasına karşın, risklerin arttığı bir konjonktürde toplam yükümlülükleri %112 gibi yüksek bir artışa maruz kalmış. ( Tabloda bulunmamakla birlikte, Ak Yatırım 2019-6 aylık bilanço verilerinde Kısa Vadeli Yükümlülüklerin yaklaşık 1 Milyar TL arttığı ve karlılığın da finansman gideri artışı ile birlikte azaldığı tahmin edilmektedir). Buna mukabil kurum, Üst Düzey Yöneticilere yapılan ödemelerde %20 gibi, cömert sayılabilecek bir yükseltmeyi uygun bulmuş görünmektedir..
2019’un İlk 6 Ayı Sermaye Piyasalarına Yaramamış
Sonuç olarak, 2018/6-2019/6 aylık Finansal sonuçlarına göre, ekonomik konjonktürde ortaya çıkan “riskten kaçınma eğilimi” Finansal Sistemimizin önemli bir kısmını oluşturan Aracı Kuruluşlar ve Portföy Yönetim Şirketleri açısından karlılığın azalma eğilimi gösterdiği, bilançoların toplamda %10 küçülerek ekonominin genelinde baş gösteren daralmaya ayak uydurduğu bir neticeye işaret etmektedir. Kurumların mali bünyelerini sarsacak ölçüde bir gelişme olmamakla birlikte, ülkemizde ve dünyada ortaya çıkan ekonomik, ticari, siyasi, jeopolitik belirsizliklere paralel bir seyir izlendiği ve mevcut koşulların yüksek olasılıkla devamı ile birlikte, olası risklerin bilançolara etkisinin artabileceğini söylemek mümkündür.
Erden Armağan ER - 09/09/2019
Erdener1970@gmail.com


 

Etiketler: erden armağan eraracı kuruluşlar bilançoportföy yönetim şirketleri bilanço
Erden Armağan ER
Erden Armağan ER

Erden Armağan ER
1970 Ödemiş doğumlu. Hacettepe Ünv.’İ.İ.B.F İktisat Bölümünden 1992’de mezun oldu.1993 Yılında Birikim Menkul Değerler A.Ş.de Araştırma Bölümünde Analist olarak başladığı meslek hayatına  Toprakbank , Kentbank, Anadolubank Hazine ve Fon Yönetimlerinde devam etti. SPK İleri Düzey ve Türev Araçlar Lisansı sahibi.2012 Yılında Şeker Yatırım-Portföy Yönetimi’nden ayrılarak mesleği bıraktı. Bir süre dağcılık-doğa sporları,müzik ve yazarlık denemeleriyle uğraştı. ”Çınarın Çocukları” isminde bir romanı olan yazar, aynı zamanda bir motosiklet tutkunu.2016 Yılından bu yana Ayvalık’ta Zeytincilik’ le uğraşmaktadır.

Facebook Yorumları