PARAMEDYA

Kamu Kredi dağıttı Yerli Özeller batırdı

Kamu Kredi dağıttı Yerli Özeller batırdı

Erol Taşdelen veriler ışığında ilginç bir konuyu tartışmaya açıyor.  Kamu bankaları kredi verirken özel bankalar nasıl batırdı? Bu bankalardan bazılarının usulsüz krediler verdiği kokuları yayılmaya başladı. Özellikle büyük montanlı bazı kredilerden pis kokular gelmeye başladı.

Kredilerde yükü Kamu Bankaları taşıdı
2019 yılı ilk yarı Banka verilerinin açıklanması ile birlikte ilginç sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. Bir defa Bankalarda toplam Kredilerdeki artış 2019 ilk altı ayında 144,7 milyar TL kredi hacimsel genişleme ile % 6 arttı. 144,7 milyar TL’lık Kredilerdeki genişlemenin 106,6 milyar TL’lık kısmını Kamu Bankaları sağladı. Artışta Kamu Bankalarının oranı % 74 oldu. Kredilerde büyük yük açık ara Kumu Bankaları sırtında oldu.
Kurdaki hareketlilik dikkate alındığında üzerinde enflasyon rakamındaki artış hesaplandığında aslında % 6’lık artış reel anlamda küçülme anlamına geliyor. Aslında ortalamayı yükselten Kamu Bankaları oldu. Kamu Bankalarındaki Kredi artış oranı % 10,6 oldu. Yabancı Bankalar % 2,6 ile Yerli Özel Bankalar % 2,8 artış ile Kamu bankalardaki kredi artış oranlarının ve ortalama sektör % 6 artış oranının çok çok altında kaldılar. 2019 ilk altı ayda Kamu Bankalarının 106,6 milyar TL Kredilerde büyümesine karşılık; Yabancı Bankalar 15,9 milyar TL büyürken, Yerli Özel Bankalar 22,2 milyar TL büyüyebildi.
Altı ayda batık krediler % 24 arttı
Banka Sektörünün 2018 sonunda Toplam Batık / Takip Kredi 93,6 milyar TL iken 2019 6. Ay sonunda 22,6 milyar TL artarak 116,2 milyar TL’ye ulaştı. Diğer bir ifade ile Sektörün kredi batıkları yılın ilk altı ayında % 24,1 arttı. Bunun içinde 2019 ilk yarısında Bankaların Varlık Şirketlerine satılan 2,4 milyar TL batık krediler yok üstelik. Ayrıca Varlık Şirketlerine satılan kredilerin bankalara geliri ortalamada toplam kredilerin %5’ini bile bulamadı. O kadar buradaki durum vahim yani. Konuyu dağıtmadan devam edelim.                
Yerli Özel Bankalardaki Batık oranı şaşırttı
Yılın ilk altı ayında Sektördeki 22,6 milyar TL batık kredinin yarısı Yerli Özel Bankalara ait. Bu dönemde Yerli Özel Bankalar 10,6 milyar TL Kredileri takip hesaplara attı. Yerli Özel Bankaların 2018 sonundaki 33,6 milyar TL’lık Batık kredi tutarı altı ayda 44,2 milyar TL’ye yükseltti. Problemli kredilerin özellikle Özel Yerli Bankalarda bu kadar hızlı artması ister istemez, “bu bankalarda yönetim zafiyeti mi var, Tahsis birimleri kredilerde zamanında dosyaları yeterince incelemeden mi kredileri onayladı, niçin bazı bölge ve şubelerde sorunlu krediler daha fazla, bölge ve şubeler Tahsis birimlerine yanıltıcı bilgi mi veriyor”  sorusunu gündeme getiriyor.
Yerli Özel Bankalardaki zafiyet ne?
Zira piyasayı yakından takip edenler bilir, bu bankalardan bazılarının usulsüz krediler verdiği kokuları yayılmaya başladı. Özellikle büyük montanlı bazı kredilerden pis kokular gelmeye başladı. TL Kredi verilmesi gereken ( örneğin : hastane projeleri ) bazı bankaların hedefleri tutturmak için YP Kredi vererek bu projeleri batma noktasına getirdiği biliniyor.  Bazı bölgelerde, Danışman Firma aracılığı ile dağıtılan KGF gibi kredilerin komisyon karşılıklı dağıtıldığını kimse saklamıyor artık. Üç kağıtçı bankacılar yok mu? Bul karayı al parayı yöntemi ile çalışanlar olmadı mı? Bazı bankalardaki krediler,  üç kağıtçı Pazarcıların kesekağıdı gibi altı çürük domates dolu, üsteki canlı, kıpkırmızı, ışıltılı domatesler sizi aldatmasın. Tesadüf bu ya, İnşaat Projelerinde Bankacıların oturduğu, “maliyetine inşaat aşamasında ucuza aldık” diye gösterilen milyon USD’lık villalara kim ikna olur ki. Kanun, mevzuat bilen, risk algısı yüksek, Tecrübeli Personeli bu yöntemlere uyum sağlayamadılar diye kapı önüne koyup,  “Yeni nesil Bankacılık” diye yutturmaya çalışılan “bizi de gör” anlayışı çuvala sığmıyor artık biline. Bankacılık sektöründe hiçbir şeyin gizli kalmaması gibi bir özelliği vardır er ya da geç duvar gibi karşınıza çıkar. “Tereyağında kıl çeker gibi yedik içtik” diye göbek atan ağaların karın ağrıları başladı bile, zira “düşünce tarzınız ne ise çalışma tarzınız da,  yaşam tarzınız da o oluyor” zamanla.
Erol TAŞDELEN
Tasdelen34@gmail.com

 

Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları