PARAMEDYA

Dolarizasyonda Bankalar Masum mu ?

Dolarizasyonda Bankalar Masum mu ?

USTA BANKACI EROL TAŞDELEN YAZIYOR: DTH'larının TL mevduatını geçtiği bir ülkede dolarizasyon yaşanmasında bankaların hiç mi günahı yok! İşte kanıtı!

Kısaca, Vatandaş kendi parası yerine yabancı USD, EURO, Altın gibi parayı tercih ediyor ise buna Dolarizasyon denir. İçinde bulunduğumuz günlerde Türkiye Piyasalarında dolarizasyon yaşanıyor mu? Kesinlikle evet.
Dolarizasyon kanıtımız var mı ?
Ülkede “Dolarizasyon var ise bunun kanıtı var mı?” diye soranlara hemen cevap verelim : Var ! BDDK her hafta Bankaların bilanço verilerini yayınlıyor. 2018 sonu veriler ile 03. Mayıs. 2019 verileri ile karşılaştırmamız Piyasanın en öneli Dolarizasyon göstergesi.
2018’de durum Nasıldı ?
2018 yıl sonu banka verilerine baktığımızda Türk Parası (TP ) mevduat, Yabancı Para ( YP ) mevduattan daha fazla. 2017 Ocak ayında 944 milyar TL Türk Parası var iken 752 milyar TL Yabancı Para var idi. 2018 sonuna gelindiğinde 1.051 milyar TP, 993 milyar TL Yabancı Para mevduat bulunmakta. 2018 sonunda mevduatın yüzde 51,4’lük kısmı Türk Parası. 2018 sonunda Bankalarda 189,4 milyar USD mevduat bulunmaktaydı.

2019 Mayısta Durum Ne ?
2019 Mayısına geldiğimizde 1.037 Milyar TL Türk Parası mevduatına karşılık 1.237 milyar TL Yabancı Para Mevduat oluşmuş durumda. Uzun yılladır ilk defa Yabancı Para Mevduat, Türk Parasından daha fazla olmuş durumda. 2019 Mayısında Toplam Mevduatın yüzde 46,6’lık kısmı Türk Parası kalmış durumda. Yabancı Paranın oranı yüzde 53,4’e çıkmış durumda. 2018 sonunu 189,4 milyar USD Yabancı Para mevduat ile kapatan bankalar 2019 Mayıs başına geldiğinde Yabancı Para tutarı 208,7 milyar USD çıkmış durumda. 2019 yılında Yabancı Para Mevduat 19,3 milyar USD artmış durumda. 2018 sonunda 668,9 milyar TL olan Türk Parası Mevduat 2019 Mayıs başında 653,2 milyar TL’ye düşmüş durumda. Türk Parası mevduat 2019’da 15,7 milyar TL düşmüş durumda.
Yıllar İtibarı ile Bankalardaki Mevduat Oranı Nasıl Değişti ?
Uzak değil 2014 yılında Bankalardaki Mevduatların yüzde 62,7’lik kısmı Türk Parası iken Yabancı Paranın oranı sadece yüzde 37,3 idi. 2018 sonuna kadar Türk Parasından kaçış Yabancı Paraya yöneliş artarak devam etti. 2019 yılı içinde uzun yıllardır ilk defa Toplam Mevduat içinde Türk Parası yüzde 50’nşn altında kalarak Mayıs başında yüzde 46,6’ya kadar düşmüş durumda. Piyasanın Dolarizasyon olup olmadığının fotoğrafı artık daha net.
İthalatçıların ve Sanayicilerin zaten dövize olan rutin bir talepleri sürekli var idi. Fakat vatandaşın Yabancı Parayı tercih etmesinde hiç kuşkusuz Bankaların günahı büyük. Dolarizasyonda;
-Banka müdürlerine “müşterilerinize 5.000’de olsa USD aldırın, size dua edecekler” diyen GMY’lerin günahı var ( BDDK nasıl buna göz yumuyor ise artık ).
-Pazarlama ekibine, “komisyon gelirlerimiz artacak, kredi satıp bir şey kazanamıyoruz o nedenle DCD yapın, Forward yapın, Swap yapın” diye Türev ürünlere yönlendiren Bankacıların günahı var.
-Memura zamanında Döviz olarak Konut kredisi kullandıran Bankacıların günahı var.
-Hastane Projesine bile Döviz Kredisi kullandıran Banka Pazarlama ve Tahsis biriminin günahı var.
-BES, FON gibi birikimlerde vatandaşı Yabancı Paraya yönlendiren bankacıların günahı var.
Listeyi uzatmak mümkün Piyasalardaki kredin hangi sektöre ve para cinsi olarak verileceği stratejisini belirleyen kuşkusuz bankalar. Son 15 yılda Banka sektörünü yönlendiren McKinsey Prens ve Prenslerinin paniklemesine, ağladıklarına bakmayın Günahlarının timsah gözyaşları onlar. Kurguladıkları sistem pimi çekilmiş halde ellerinde bekliyor.
Erol TAŞDELEN
tasdelen34@gmail.com


 

Etiketler: erol taşdelenerol taşdelen paramedyadolarizasyondolarizasyonda bankaların etkisibddk
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları