PARAMEDYA

Bankacılıkta Günah Keçisi Olmak

Bankacılıkta Günah Keçisi Olmak

Usta Bankacı Erol Taşdelen, bankacılık sektörünün günah keçisini yazdı. Kim bu günah keçisi ve nasıl olunuyor?  Okuyunca hemen anlayacaksınız!

“Yeni Nesil Bankacılık” diyorlar zamane Bankacılığa. Dijitalleşme, Robotlaşma lafları havalarda uçuşuyor. Duyan da Aya Mekik gönderecekler sanır. Aşırı Makyajlı 70 yaşında nineler gibisiniz. Kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz. Sizin botokslu makyajınızın ömrü yeni bilançolar açıklanana kadar günümüzde bilesiniz. Otomatik Pilotta uçuyorsunuz haberiniz olsun.
Biraz Mitolojik Bilgi : Günah Keçisi Nedir ?
Yahudi Kavmi Eski Ahit’te bahsi geçen Kefaret Günü ayinleri yapardı. İnanışa göre toplum günahlarını erkek bir keçiye yükler, uçurumdan aşağı atarak keçiyi kurban yaparlardı. Bu şekilde de günahlarından kurtulurlardı. Hikaye eski bir ritüele dayanır yani. Günümüz iş dünyasında sık kullanılan bir yöntem aslında. McKinsey Prens ve prenseslerin yeni yöntemi bu. Müslüman mahallesinde Yahudi geleneği pek yaygın ve bitecek gibi de değil.
GM dikkatlice okuyor aksiyon alıyor ama GMY “Hain” ilan ediyor
Paramedya’da yazmaya başlayınca çok bilmiş GMY cam kulesinin, cam kafesinden fırlayıp, elinde yazı dökümü havada sallayarak “hain bunlar” diyebildi. Gözünde, “Günah Keçisi” olmuştuk çünkü.  Daha ilk yazılarımızdan hain ilen edildik. Yazacaklarımızı tahmin edebiliyorlardı çünkü. Yaptıklarının doğru olduğunu, doğru taktik ve strateji uyguladığından emin olan biri bunu yapar mıydı? Asla, bilakis memnun olması lazım, dışardan eleştirel göz ile bakıp hatalarınızı özgürce yazıyoruz, bedelsiz danışmanlık yapıyoruz aslında. Akıllı yönetici yazdıklarımızdan kendine bir şeyler çıkarır.  Biz yazdıkça siz yazılanları yok sayarcasına yaptıklarınıza devam ediyorsunuz. Sizi  uçuran Ego Balonunuz patlayıp yere çakılana kadar biraz daha yukarı taşısın sizi; şişirilmiş egonuz!
Trakyalılar Çetesi Boş Durmadı
Efendim neymiş, “Trakya Şubelerinde sadece Trakyalılar çalışabilirmiş”. İnanması zor ama, çekinmeden dillendirdiler bunu o zamanlar. O zamanlar diyorum çünkü Trakya’dan ayrılalı 8 yıl oldu.. O zaman bölgede Pazarlama Ekibi bu zihniyetteydi. Halen de bu zihniyet şubelerde de kadrolaşarak devam ettiğini tahmin ediyorum.  Zaten şube müdürlerinin yarısı ne tesadüf okul arkadaşları ya da aynı ilçeden. Liyakat yok yani. Cahil cesaretinden olacak ki, zamane çakma Bölge Pazarlama Yöneticisi  ( Şimdi Edirne’deki Cumbaba ) dışardan gelen müdürleri sinsi sinsi her fırsatta  Bölge Müdürlerine kötülerdi, yönlendirmeye çalışırdı.  Başa çıkamadıklarını bölge dışına tayın ettirirdi. Kendi beceriksizliklerini müdürlere yükler. Günah Keçisi ilan ederdi. Kısmen başarılı da oldular. Paramedyadan okuduğumuz kadar bu bölge bir garip, yalakalık için Bölge Müdürünün bölgeye duvar posterini yaptıran müdürler bu bölgede, yarı alkolik bölge müdürleri bu bölgede ne ararsan var. Banka uyanana kadar da devam edecek gibiler. Bankaya iyi uykular, dert edinecek değiliz. Zaten sizin Kurumsal yapınız var, olmaz böyle şeyler bu bankada, Paramedya hayali haber yapıyordur.
Tekirdağ Şubesi ne yaptık diyeceğine, bizi hedef aldı
Olay daha taze, bir ay olmadı. Malum yerli büyük bankanın Tekirdağ Şubesi gişe personeli  dahil sabah 9:00’dan ( belki toplantı erken bile başlamıştır ) saat 10:00’a kadar şube içi toplantı yapıyor. Şube stop yani. Hizmet  vermiyor. Tabi dijital çağdayız müşteriler boş durur mu, sanal ortamda ortalığı ayağa kaldırıyorlar. “Koyun gibi bekliyoruz” diye yazıyorlar. Bankanın yaptığı doğru mu kesinlikle değil. Banka olarak “9:00’da hizmet vermeye başlayacağım” diyorsun. Böyle bir şey bankanın tarihinde yoktur herhalde. “Biz ne yaptık, niye böyle yaptık” diye kendilerini sorgulayacaklarına günlerdir “Paramedya bu kadar bilgiyi nereden kimden öğrendi “ diye araştırıp, hiç olmadık insanlara iftira atıyorlar. Abi haberi doğru okusan, okuduğunu anlasan orada zaten müşteri Twitter’den  şikayet ettiğini okuyacaksın, haber kaynağı haberin içinde ama sen tabi banka mailleri okur gibi haberi okursan bu basit ayrıntıyı bile yakalayamazsın.
Muğla Mobbing Olayı
Tesadüf olamaz ama olmaması gereken şeyler hep benzer bankalarda oluyor. Pis kokular kesilmiyor. Bünye dedik ya botokslu, çürümeye başlamış. Artık yaşlı vücut kaldırmıyor. Sen liyakat sistemini bozar olmayacak insanları olmayacak yerlere “müdür” diye atarsan olacaklara da şaşırmayacaksın. Efendim neymiş Müdür Yönetim Kurulundan birinin himayesindeymiş. Asarmış kesermiş, onlarca insanı işten atar ekmeğinden edermiş kimse bir şey yapamazmış. İnsanlar intiharın eşiğine gelmiş, şubelerde ne huzur kalmış ne gülen yüzler, personel  antidepresan ilaçlara  başlamış. İntihabı kesip atacaklarına bütün vücudun sarmasını seyrediyorlar. Abi kendinize gelin ya. Cesur bir kız çıkmış “bana yapılanları sineye çekmeyeceğim” diye kendini gestapo gibi  gören mobbingci müdüre “mobbing davası” açıyor. “Biz ne yapıyoruz böyle” diyeceklerine  Paramedya bunu haberleştirince Günah Keçisi oluyor.
Uşak DCD Olayında kafalar kuma gömülmüş
Malum hedef baskısı var.  Hele bir de yetersiz bölge ekibi, şubelere sabah öğle akşam 3 öğün telekonferans yapar ise Şubeler de çaresiz arayış içine girer. Yılda bir kez ülkesine izine gelen Gurbetçi Mehmet Efendi, 60 yaşında işçi emeklisi Sahil Amca, tarlada elleri patlamış pazara ürününü satmaya gelmiş Hatca teyze piyasaları takip edecek,  bankaya gidecek de, risk analizi yaptıracak, tamam “ben daha çok kazanmak istiyorum bana DCD yapın” diyecek öyle mi. İnsanı güldürmeyin. DCD yapılmasın demiyoruz ama burada hiç haberi olmayan müşterilere DCD yapılmış. Onun parası ona, bunun parası buna yatan çeken paralar havalarda uçuşmuş. Müşterilerden borç paralar alınmış hala ödenmemiş. Uşak’ta hangi bankaya gitseniz millet aylardır bunu konuşuyor. Müşteri CİMER, BDDK, Paramedya  şikayetleri ortalığa saçılmış.  Kriminal bir hal almak üzere.  Benzer şekilde, Trakya’da, Ege Bölgesi , Diyarbakır illerinde usulsüz işlemler ortalığa saçılmış, Efendim “bu haberi Paramedya kimden öğrendi  kim verdi bu bilgileri” diye insanlara iftira at. Günah Keçisi ara.  Dost acı söyler: “Medyaya yansıyan usulsüz DCD olayları buzdağının görünen yüzü, bilesiniz”.  
Kendiniz Gelin ya !
Arkadaş bir kendinize gelin ya! Ona buna çamur atacağınıza, “biz ne yapıyoruz” diye kendinizi sorgulayın. Yaptıklarımız bırakın Hukuk’a “iş etik kurallarına” uygun mu diye bir sorgulayın. Bir rahat nefes alıp sağlıklı düşünün. Ona buna çamur atıp kendi pisliğinizi bulaştıracağınıza “içinizdeki pislikleri temizleyin, arının”  derim. Siz körsünüz, sağırsınız diye Paramedya dakendine gelen bilgilere kör ve sağır değil. Bildiğim kadarı ile Paramedya kendilerine gelen hiçbir bilgiyi de güvenilir kaynaklardan teyit etmeden haberleştirmiyor, bilmenizde fayda var. Bizlere, Paramedya’ya kızacağınıza arayın Bölge Müdürlerinizi, “siz orada Bostan Korkuluğu musunuz, bölgende olup biteni Paramedya’dan mı okuyacağım ?” diye sorun bence. İki cevap alabilirsiniz. Birincisi “biliyorduk ama size söylemedik”, ikincisi, “rahat klimalı odalarımızdan çıkmadığımız için haberimiz de olmadı”. Üçüncü seçeneği ben söyleyeyim : “iki şık da doğru”.  Dijital, Robot, Yazılım dolu uçak yaptınız belki ama Pilotlarınız yetersiz, Yardımcı Pilotlarınız uyuyor, Hosteslerinizde yüksekli korkusu var. Otomatik Pilot ile de bir yere kadar uçarsınız. Fırtınalı, sisli havada her zaman güvendiğiniz otomatik pilot çalışmaz, işe yaramaz bilesiniz. Benden naçizane dost uyarısı ne haliniz var ise görün, yolunuz açık olsun!
Erol TAŞDELEN
tasdelen34@gmail.com

 

Etiketler: erol taşdelenerol taşdelen paramedyabankacılıkta günah keçisi
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları