PARAMEDYA

ŞARLATAN BANKACILAR

ŞARLATAN BANKACILAR

Kaç türlü bankacı var? Şarlatan, despot, herşeyi bilen, kendini guru sanan, tacizciler, iş kolik görünenler ve dahası.. Peki sizin çevrenizdeki bankacı tipi hangisi? Erol Taşdelen yazıyor:

Sektör İnsan Kalitesinde özellikle bazı bankalarda o kadar dejenere oldu ki  bir daha düzelmez. Kötü iyiyi bozdu maalesef. Pis kokular artık engellenemez bu sektörde.  Çevrenize dikkat edin “Bankacıyız” diye dolaşanların şarlatanlar (*) Bankacı olmayan Bankacılardır.  Kimler mi bunlar hadi bakalım.
Her şeyi ben bilirimciler : Bu grup şarlatanlar kendilerinden başkasının görüşlerine değer vermezler. Bankacılığı sadece kendileri bilir, Strateji ve Taktik uzmanıdırlar. Dedikleri  yapılır ise başarı kaçınılmazdır. Siz başarısız iseniz bu grubun dediklerini yapmadığınız içindir. Su yüzüne zeytinyağı gibi çıkmayı pekiyi becerirler.  Aslında bilgi düzeyinin yetersizliğini fark edersiniz ama üst amir konumunda oldukları için susar idare edersiniz.
Despotlar : Bu grup bilgi düzeyinin ve yönetim becerilerinin yetersizliğini despot bir ortam oluşturarak kamufle etmeye çalışırlar. İletişime kapalıdırlar. Soru bile soramazsınız. Kaza ile sorarsanız bu soru ilk ve son sorunuz olur. Cevabınızı alamadığınız için sorduğunuza da pişman olursunuz. Bu grup ile aranızda iletişim değil sadece tek taraflı “iletileri” vardır. Seçeneğiniz yok, dinliyormuş gibi yapın geçin.
Kendini Guru sananlar : Bu grubu yürüyüşünden tanırsınız vücut dilleri çok komiktir. Toplantılarda iki elini göğüs hizasında, vücuttan 30 cm uzakta, parmakları açık şekilde birleştirirler, kafaları 220 derece yukarı bakar hali ile sağa sola radar gibi çevirerek yürürler, bakışları da kısık ve donuk olur. Botokslardan dolayı yüz ifadesinde mimik yoktur. Konuşurken ağır ve sakin kalırlar. Her şeyi bilmiş bilmiş ortalıkta dolaşırlar, konuşmayı pek tercih etmezler sadece kafa ile selam vermeyi tercih ederler.
Tacizciler : Ruh hastası kompleksli tiplerdir. Amaçlarına ulaşmak için koltuk araçtır. Kaza ile Bölge müdürü olduklarında ilk işi bölgedeki erkek elemanları bayan elemanları ile değiştirirler. Bölgeyi kümesleri gibi görürler. Bölgelerinde de pek erkek müdür istemezler. Ortamı hazırladıktan sonra yok toplantıymış, yok  firma ziyaretiymiş, yok dosya değerlendirmeymiş bir yolunu bulup sürekli yanınızda olup, taciz haldedirler. En iğrenç grupturlar. Kendilerini görmezden gelenleri işten atma dahil her türlü pisliği yaparlar. Tam anlamı ile kompleksli ruh hastası tiplerdir. Bölge dışına kendiniz atamadıysanız yeni bir banka ya da iş arayın derim. Bunların bayan versiyonunu hiç yazmayayım.
İş Kolik  Görünenler: İşine kendini adamış görünürler. Alkolik tipler olmaya adaydırlar.  Çevresinde yalaka insanları pek severler.  İş dışında hiçbir şey ağzından duyamazsınız. Böyle tipleri şube ya da bölge müdürü yaparsanız saatlerce toplantıya hazırlıklı olun. Yetersizliklerini unvanı kullanarak insanları saatlerce  şubede toplantı halinde ya da telekonferansta tutmaktan hoşlanırlar.  Genel Müdürlüğe yaranmak ve “fark yaratıyor” izlenimi vermek için kafasına göre personele hedef dağıtıp “gerekirse ailenize satın bu ürünü” demekten geri durmazlar. 
Vurdum Duymazlar : Bu grup dünya yıkılsa umurunda olmaz. Stresmiş, Mobbingmiş, Hedefmiş, Müşteriymiş sorun etmezler. Rölantide çalışan tiplerdir. Genelde sorumlulukları az bekar tipler ve gelecek kaygısı yaşamayan çalışanlardır.
Mobbingciler  :  Bu grup Psikolojik klinik vaka oldukları için Mobbing yazı dizisinde en iyi tanımlamayı da Psikologlar yapmıştı. Takip ettiyseniz Paramedya Mobbing yazı dizisinde Psikolog Gizem Taşdelen bu gurubu şöyle tanımlamıştı. “Genel olarak ilgi açlığı çeken, övgüye aşırı muhtaç, şişirilmiş benlik algısı içinde olan, narsist, kendi eksikliklerinin telafisi için yıldırmaya başvuran güçsüz, güvensiz, korkak ve önyargılı kişilikteki insanlardır”. Ek bir şey yazmaya gerek yok.

McKinsey Prens ve Prensesleri : Bankacılıkta normal bir kariyer planı vardır. Gişeden yada MT / MİY olarak pazarlamadan başlar, Şube Müdürü, Bölge Müdürü, Grup Müdürü, MGY, GM kariyer planı devam eder. Sahadan gelinir yani. McKinseyciler sahadan gelmez. Bu nedenle sahada ne olup bitiyor hakim değillerdir. Paraşütleme sektöre monte edilmişlerdir. Direkt GMY veya Yönetim Kuruluna üstelik. CEO olanlar bile var. O nedenle mecburen delegasyonu ihmal etmezler. “Bölge müdürleri benim temsilcim” derler. Yetkiyi kapan Bölge Müdürünün Mobbing yapmama şansı var mı?  Öyle ya sektör dünya ile bütünleşmiş bankalar yabancılaşmıştır. Global dilden konuşan iş etik kuralları vs gibi yerel düzenlemeler de neymiş Kar Kar Kar. Millete de “eski köye yeni adet” diye yutturmaya çalışırlar. Müşteri de köyde yolunacak tavuktur aslında. Bankacılık formatı değişmiştir artık. McKinsey Prens ve Prenseslerini ayrı bir yazıda detaylı ele alacağız, hikaye uzun çünkü.

Bankacılık sektörü hak etmediği, olmaması gereken insan tipleri ile doldu. Aslında bu tiplemeleri biz yapmıyoruz herkes gidip kendi koltuğuna oturuyor. Hangi tipte yer aldığını kendi belirliyor. Bizler sadece ayna tutup siz böylesiniz diyoruz. Buradaki olumsuz tiplerde kendinizi bulamadıysanız üzülmeyin doğru yoldasınız, akıl sağlığınız yerinde demektir.
(*) Şarlatan :  Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse ( TDK – Türk Dil Kurumu ).  Bilim, vicdan, etik ve deontoloji vb. her türlü değer sistemini yok sayarak kısa zamanda ün ve varlığa ulaşmak için her türlü yola başvurarak hekimlik pratiği yapan kişi. (Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü  ) 
Erol TAŞDELEN
Tasdelen34@gmail.com

 

Etiketler: erol taşdelenbankabankacıyeni nesil bankacılık
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Yazar hakkındaki bu bölüm hazırlanıyor.

Yazar hakkındaki bu bölüm hazırlanıyor

Facebook Yorumları