Bir bankacının ilginç anıları.. Yok olan umutlar, bir gecede buharlaşan milyonlar. Birbirinden ilginç vurgun hikayeselir. Adem Acar yazıyor!
İnsanların faiz hırsı, aşırı kar sevdası, ölümüne kuralsız ticaret ve beklenmeyen son.
Ben bankada yeni çalışmaya başladığımda bir aile dostumuz şubeye ziyarete gelmişti. Kendisine ailede herkes Ali Dayı diye hitap ederdi. Ali Dayı’yı tanımayanlar kendisini bizim dayımız zannederdi ama durum farklıydı. Ali Dayı’nın soyadı Dayı olduğu için bu şekilde hitap edilirdi. İşte Ülkemizdeki yanlış anlama sin silesi. Yanlış anlama geleneğimiz buradaki gibi en küçük isim algısından en tepeye kadar gidiyor.
Bankada uzun yıllar çalıştım. Kimler geldi kimler geçti. Krizler geldi mesela, Batan şirketler, bunalım geçiren firma sahipleri, yurt dışı banka şubelerinde parası kaybolan mudiler.  Birçok sorunlar geldi ama hiçbiri geçmedi. İliğine kadar tüm sorunları yaşadık, gördük.
Tüm bu sorunlar nereden geliyor?  
Tüm sorunlar bizim faize olan bitmez tükenmez düşkünlüğümüzden her durumda ve her ne olursa olsun kar edeyim sevdamızdan geliyor.
FAİZ DÜŞKÜNÜYÜZ, HER DURUMDA KAR ETMEYİ İSTİYORUZ , FAİZ , KAR HIRSI BİZİM HER ŞEYİMİZ (Mİ)?  ZARAR DA OLABİLİR Mİ?
En başta yazdığım gibi insanlar gerçek niyetlerini belli etmeden algıladıkları şekilde veya nasıl algılamak istiyorlar ise o şekilde davranmaya devam ediyorlar. Faiz isteyen ve parasını faize yatırmak isteyen kişiler için günümüzde onlarca banka ve binlerce on binlerce şube var. Parasını bir yatırımda ortaklık şeklinde değerlendirecek ve kar payına ortak olmak isteyenler için de yine onlarca katılım bankası ve yüzlerce şubesi var. Aşağıdaki gibi haberlerde olanlar parasını ne olarak değerlendiriyor acaba. Biz çıkartamadık siz ne dersiniz.
1. “Osmanbey’de Vurgun” diye haberlere çıkmış.  Bir döviz bürosuna bölge halkı veya esnaf 100 MilyonTL yatırmış. Yani kabaca 16milyon dolar civarı. Osmanbey için bu para devede kulak bile değil. Burası tekstil dahası moda merkezi . Osmanbey – Şişli – Taksim bölgesini üçgen gibi düşünün. Bu bölgede tüm banka ve katılım bankalarının muhakkak şubesi var. Hatta bazı bankaların iki veya üçer şubesi var. Bu kadar banka ve katılım bankası şubesi varken insanlar parasını yirmi yıldır neden döviz bürosuna yatırır. TEK NEDEN AŞIRI KAR İSTEĞİ: E AŞIRI KAR İSTEYİNCE RİSKE DE KATLANMAK LAZIM. Döviz Bürosunda bir problem yok . Adam 19 yıl doğru iş yapmış. 20 ci yılda ortak olduğu projeler batmış olabilir. Banka ve Katılım Bankası olsa idi yatırım yapılan yere kanun ile  el koyulur zarar bu yerin satışı ile sıfırlanabilirdi. Oysa Döviz Bürosunun bunu yapmaya yetkisi yok. Hem öyle bir kanun da yok.
2.“Kuyumcukent Şokta. Otuz Kilo altını eritip kaçtı.” Olarak gazetelerde yer alan habere göre bir firma 20 kişiden 30 kilo altın toplamış ve yurt dışına otuz kilo altın ile kaçmış. Yani kişi başı Birbuçuk kilo altın ile sırra kadem basmış. Kuyumcukent neresi. Altın döküm atölyelerin olduğu ve tüm toptan altınların satıldığı İşhanı .Kale gibi korunuyor. Burada kilolarca külçe altın ile iş yapılıyor. Külçe altınlar eritilip bilezik yapılıyor ve ülke geneline toptan olarak satışa çıkıyor. Bu iş normal ticaret gibi geliyor. Ama neden 20 kişi aynı anda birbuçuk kilo altın vermiş. Bir atölyede bir günde o kadar altın dökümü olması işin tabiyatına aykırı. Yani gizli bir kar faiz durumu. Bir kilo altın 35-38 bin dolar arası. Birbuçuk kilo altında 52-60bin dolar arası. Bu para oradaki kuyumcuların bir aylık dükkan kirası gibi bir meblağ. Altınları alan firma yedi yıldır bu işi yapıyormuş. Aynı Osmanbey’deki gibi. Ancak ilk altı yıl düzgün olan işler yedinci yıl bozulmuş. Eger normal ticaret olsa bu altınlar sigortalanıp kuyumcuya verilirdi. Artık yolda giden tahsildara, araçla para taşıyan personele, zırhlı ile altın, pırlanta taşıyan tüm kişilere ait  hırsızlık sigortası var. Ayrıca Kuyumcukent olduğu bölgede onlarca banka ve katılım bankası var. Bu bankaların hepsine külçe olsun, bilezik şeklinde olsun altın yatırılıp hesap açılabiliyor. Ama zoru ve riski sevdiğimizden olsa gerek bunun yerine farklı kurumları seçiyoruz. Bu yaşanılan durum fazla faiz veya fazla kar payı isteyenlerin riski.

3.“Çİftlikbank”  Bu organizasyon da diğerleri gibi para toplayarak yüksek kar payı vaad etti. Mesela bir tavuk bir yılda 365 gün yumurtlar ve sende bu 365 yumurtadan nemalanırsın. Köyde büyümedim ama ben olsam bir tavuğun 365 gün yumurtlayıp yumurtlamadığını Baytar’a sorardım. Dahası bu tavuk ya hastalanırsa.  Ya yumurtalar yolda kırılırsa. Ya yumurta çılk olursa ya , ya,  ya, Amma da uzun işmiş yahu. Kimse bu durumları düşünmedi. Düşünülen tek şey ; yok şirket Yöneticisinin ferrarisi var , yok şirket sahibi özel uçak ile bir yere gidiyor, yok harcama şöyle, yok harcama böyle. Bir kere banka ceo’sunu düşünün. Çoğu ceo’nun  Ferrari şöyle dursun özel uçağı var. Bazı bankalarda uçak yanında demirbaşa kayıtlı helikopter de var. Sorun uçakta veya arabada değil. Sorun bu organizasyona katılanların yatırımını çiftlik hayvanlarına yapmayıp, onları bir makine olarak görüp o şekilde hareket etmelerinde yatmaktadır. Her canlı buna çiftlik hayvanları da dahil doğar büyür hastalanır vakti gelince et için kesilir veya ölür gibi. E nerde kaldı buradaki standart olarak verilecek kar payı. Ne yani her tavuk her gün yumurtlar mı. Bir inek senenin 365 günü aynı miktarda süt mü verir. Tüm yumurtalar ve tüm üretilen sütler piyasada aynı şekilde satılır mı. Bazı günler satış azalmaz mı. Gıda ürünleri satılmadığı için iade olmaz mı. Hiç böyle düz mantık yatırım yapılır mı.  Yatırım nasıl yapılır.Yatırım bu işin uzmanlarınca yapılır. Uzmanlar kim . Uzmanlar binlerce onbinlerce işsiz olarak atıl bekleyen bankacılar , finansçılar, brokerler yani beyaz yakalılar. Üç beş binlira  vereceğiz diye gitti tüm paralar. Oysa bizler asgari  ücrete bile razıyız. Ancak yatırım yapanlar tüm paralarını kaybedecek kadar cesurlar. O zaman bu haberler niye çıkar ki.
4. Kaşarbank , Kasap Amca gibi organizasyonlar da hep aynı şekilde planlanmış dizayn edilmiş organizasyonlardır.
                Ne yapmamız ve nasıl davranmamız gerekir.
Eskilerin dediği gibi unu fırıncıya , eti kasaba , yatırımı da uzmanına bırakmalıyız.

  • Az olsun bizim olsun. Ne yaparsak kayıtlı yapmalıyız. Banka veya katılım bankasıyla yaptığınız işlerin kayıtları hiç silinmez. Türk Ticaret Kanununa göre  eski kayıtların silinmesi için süre on yıl olarak belirlenmiştir ; ama on yıl önceki kayıtlarını silen veya yakan banka duydunuz mu. Duyamazsınız çünkü bankalarda kayıtlar asla silinmez. Alternetif yatırımcılar beş yıl on yıl yirmi yıl düzgün çalışsalar da bir gün buhar olup giderler. Sonra arayıp da bulasın. Kanun nizamında hakkını arayamazsın.
  • Tüm bankalarda size resmi evrak, vadeli vadesiz mevduat hesap cüzdanı verilir. Bu evraklar “resmi evrak” niteliğindedir. Siz hiç evrak veren döviz bürosu , cüzdan veren kuyumcu , hesap listesi veren çiftlikbank gördünüz mü. Kim nerden bilecek ne kadar para verdiğinizi.
Eski, yeni , işten çıkarılan , emekli ola, bankacı ,banka  brokerı , banka yatırım uzmanı , banka ekonomisti vb vb kişilere güvenelim. Bu kişilerin kesinlikle kendi paraları yoktur. Neden mi . Çünkü tüm enerjisini ve tüm bilgi birikimini müşterisi için harcar. Yukarıda derlediğim yatırımcılardan , piyasadan para toplayan kişilerden, yatırımcıları
bulan kişilerden, zengin olmayan yada zengin olamayan var mı. YOK . HEPSİ ZENGİN OLDULAR. ZENGİNNNNNNNNNNNN. o zaman sizce hangisi doğru.
Banka ,Katılım Bankası sistemi içinde kalın sevgili YATIRIMCI dostlar
Tekstil sektörünün kalbi konumundaki İstanbul Osmanbey’de bir haftadan beri kayıp dövizci şoku yaşanıyor. 20 yıllık bir döviz firması geçen Cuma günü kapıya kilit vurdu. Çevredeki çok sayıda esnaf ve kişiden 100 milyon liraya yakın para ile sırra kadem basan döviz bürosu hakkında çok sayıda icra takibinin de başladığı belirlendi.ÖZELLİKLE ihracat ağırlıklı çalışan yüzlerce tekstil firmasının bulunduğu Osmanbey’de hemen herkesin gündeminde, ‘kayıp dövizci’ konusu var. Edinilen bilgilere göre, 20 yıllık  Dövizci geçen Cuma günü kapandı. Dövizci KÂR PAYI İLE PARA TOPLUYORDU.http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/osmanbeyde-20-yillik-dovizci-soku-100-milyon-lira-ile-sirra-kadem-bastilar-40880133   

Kuyumcukent Şokta. Yedi Kilo altını eritip kaçtı.
Yenibosna Kuyumcukent‘te yaklaşık 7 yıldır esnaf, gününde yaptığı ödemeler ve düzgün çalışmasından dolayı Kuyumcukent esnafının güvenini kazandı.
ALTINLARI ERİTTİ
20 firmadan yaklaşık 30 kilo altın alan Şirin Adıyeke, geçtiğimiz cuma günü planını gerçekleştirdi. İddiaya göre, cuma akşamı ‘yetiştirmem gereken işler var’ diyerek geç saatlere kadar dükkanda kalan Adıyeke, altınları eritti
“  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kuyumcukent-sokta-30-kilo-altini-eritip-kacti-41100329  “
Çiftlik Bank 
Çiftlik Bank’ın sahibi sanal oyun kurarak üyelerini yüksek paralar kazanma hayaliyle 511 milyon dolarlık dolandırıcılık suçuna karışması sonrasında gündemin nabzına oturarak tüm Türkiye’nin konuştuğu bir isim haline geldi. Kaşar Bank!

Sultangazi ve çevresinden 30 kişi, Çiftlik Bank benzeri bir yöntemle dolandırıldı. ‘Kaşar ticareti yapacağız’ deyip, kendilerinden para topladıktan sonra ortadan kaybolan bir kişi tarafından binlerce lira dolandırıldıklarını iddia eden mağdurlar “Çiftlik Bank ile dalga geçerken bizim başımıza geldi” ifadelerini kullandı.

50 milyon liralık ‘Kasap Amca’ vurgunu
Türkiye’de et fiyatlarının yükselmesi bazı dolandırıcıların da ortaya çıkmasına neden oldu. İstanbul Sancaktepe’de kurulan bir firmanın, et toptancılığı yapan 20’ye yakın firmayı 50 milyon liraya yakın dolandırdığı ileri sürüldü. 
https://www.ntv.com.tr/turkiye/50-milyon-liralik-kasap-amca-vurgunu,o9XBrJZlXEiKesC5GmUjsg
 
Adem ACAR
Mail ;    adem.acar2009@gmail.com