Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 2011”de verilmeye başlanan güvenli internet hizmetinden yararlanan abone sayısı 2018”de 6,3 milyona ulaştı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 8 yıldır verilen güvenli internet hizmeti ile, özellikle çocuklar için risk oluşturan, cinsel istismar, müstehcenlik, fuhuş, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, terör, ırkçılık, kumar, nefret suçu ve siber saldırı içerikli paylaşımlara yönelik tedbirler alındı.

"Çocuk" ve "Aile" olmak üzere iki farklı profili bulunan söz konusu hizmetten yararlanabilmek için herhangi bir program kurmaya veya bilgisayarda ayarlama yapmayı gerektirecek bir işleme ihtiyaç bulunmuyor. Kullanıcılar internet servis sağlayıcılarına ait çağrı merkezlerinden, online işlem merkezlerinden, bayilerden, SMS ve mobil uygulamalar yoluyla kolay ve hızlı bir şekilde güvenli internet hizmeti alarak, profillerini değiştirebiliyor veya istemeleri halinde hızlı bir şekilde bu hizmeti iptal edebiliyor.

Kurumdan yapılan açıklamada, "BTK olarak ana hedefimiz başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere dijital çağın sunduğu fırsatlardan herkesin güvenli bir ortamda yararlanmasını sağlamaktır. Bu hedefimize canı gönülden destek veren başta işletmeciler ve Erişim Sağlayıcıları Birliği olmak üzere diğer paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımız kesintisiz devam edecektir." ifadeleri kullanıldı.

Türk Telekom”dan ”güvenli internet” mesajı

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi”nde "Güvenli İnternet Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, teknolojinin kolaylıklar sağladığını ancak siber hayatın getirdiği zorlukların da bulunduğunu söyledi.

Veriyi kontrol edebilenlerin güçlü olabileceğini vurgulayan Kıraç, "Dolayısıyla Türkiye”nin verisinin korunması bizim için çok önemli. Siber Güvenlik Merkezi”miz 2018”de hayata geçirildi ve Türkiye”nin en büyük siber güvenlik merkezi. Burada hem vatandaşlarımızın bireysel hem de kamunun kurumsal güvenliğine katkı sağlamaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Kıraç, Türkiye”nin zararlı yazılımlar konusunda dünyada 3”üncü, siber saldırıya uğramada da 9”uncu sırada olduğuna dikkati çekerek, vatandaşların kullandığı bilgisayar, tablet ve telefonların güvenliğini sağlaması ve bu konuda iyileşme görülmesi gerektiğini anlattı.

Türk Telekom”un bu konudaki çalışmalarına değinen Kıraç, şunları kaydetti:

"Biz zaten birçok tedbiri almaya çalışıyoruz. Öncelikle vatandaşları bilinçlendirme adına aldığımız aksiyonlar var. 2013’ten beri ”İnternetle Hayat Kolay” projesi kapsamında özellikle kalkınmada öncelikli 54 ilde 25 yaş üstü internet okuryazarlığı az olan vatandaşları eğiterek bilinçlendirdik. e-Devlet gibi yaygınlaşması vatandaşlara kolaylık sağlayacak uygulamaların kullanılması çok önemli. Diğer bir çalışmamız ”Eğitim Tırı”nda, Antalya”dan Eskişehir”e, Kars”a, Adıyaman’dan Zonguldak’a kadar dolaşarak yaklaşık 10 bin kişiye eğitim veriliyor. Finans, enerji ve su kontrolü gibi birçok alanda da biz güvenliği sağlıyoruz. Özellikle finansal saldırılar dünyada da çok önemli ve bunlar milyarlarca dolar zarar verdiği için önlemler alınıyor."

Kıraç, ulusal güvenlik açısından yerli siber güvenlik çözümlerinin kullanılması gerektiği tartışmalarına da değinerek, sadece bu alanda değil, her teknolojide yerli ürün kullanılmasının önemine işaret etti.

Türk Telekom olarak yerli ürün geliştirilmesi konusuna da odaklandıklarını belirten Kıraç, "Dünyada yazılım işi yapan Türk şirketleri, önce Türk Telekom”a iş yapmış şirketlerdir. Dolayısıyla biz sadece Türkiye”deki yerli ve milli üretimi değil, aynı zamanda bunların ihracatını da teşvik ediyoruz." diye konuştu.

Kıraç, teknolojinin iyi tarafları konuşulurken riskleri konusunda da yerinde önlemler alınması gerektiğini ifade ederek, bu risklerden birinin çocukların internet bağımlılığı olduğunu dile getirdi.

Teknoloji bağımlılığının dışında çocukların güvenli internet kullanma zorunluluklarının mutlaka ebeveynler tarafından düşünülmesi gerektiğini anlatan Kıraç, "Çocuklar aksi takdirde her türlü zararlı içerikle bir anda karşı karşıya gelebilirler. Kontrolsüz, güvensiz bir internette birçok zararlı etken karşımıza çıkıyor." dedi.