PARAMEDYA

Yemişim sizin performansınızı

Yemişim sizin performansınızı

Usta Bankacı Erol Taşdelen, bankacılıkta kavmak için bahane gösterilen PERFORMANS GERÇEĞİ'ni yazdı: Çalıştığınız banka sizi gözden çıkardı ise aslında sizin için işin nedeninin hiç önemi yoktur.

Çalıştığınız banka sizi gözden çıkardı ise aslında sizin için işin nedeninin hiç önemi yoktur. Sonuçta banka ile bağlarınız koparılmış yollar ayrılmıştır.  Suistimal, yolsuzluk, hırsızlık  gibi nedenler yazımız konu dışıdır. Bunları savunacak değiliz. Bizim derdimiz işinde çalışırken en kıymetli yıllarınızı Bankasına vermişken 10-15, bazen 20 yıl sonra “Düşük Performans”  gerekçesi gösterilerek yapılan işten çıkarmalar.
Bankadan ayrılma süreci nasıl işliyor
İşten çıkarılmada yeni adet ya bölgeye çağrılıyorsunuz ya da bölge müdürü ani bir baskın ile ukala tavırlar ile şubenizi basması şeklinde oluyor. Müdür iseniz genelde bölgeye çağrılıyorsunuz. Çağırılırken de tabi ”gel seni işten çıkaracağız” denmiyor. Toplantı yapacağız yalanını söyleyebiliyorlar. Adamlar nasıl bir ruh haline dönüşüyorlar ise Zombi tavırlar başlıyor. Bir gün önce gayet iş konuştuğunuz adamlar gitmiş, donuk suratlı size potansiyel dolandırıcı tavırları ile yaklaşan insanlar oluverirler karşınızda. Bu da yetenek tabi. Çapları bu kadar şaşırmıyoruz aslında.
“İstifa etmen senin için daha iyi olur” yalanı
Sizden önce istifa etmeniz isteniyor. Bu sizi  düşündükleri için değil daha az tazminat ödemek ve açılan dava sayısının artması ile Çalışma Bakanlığı karşısında zor duruma düşmemek, Marka imajını sarsmamak için. Asıl hedef işe iade davası açmayıp tazminat talep etme olasılığını ortadan kaldırmak. Tabi istifa etmezseniz bir daha iş bulamayacağınızı ( sanki kendileri bulacak ) kötü referans vereceklerini sıralayıp dururlar.
Yok istifa etmiyorum dediğinizde bir sayfa bir kağıt uzatacaklar. O kağıdın son cümlesi : “Yönetim Kurulu Kararıyla ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Ve 18. Maddeleri gereğince, yasal tazminatınız ödemek suretiyle Banka ile olan iş sözleşmeniz sona erdirilmiştir”  şeklinde biter. İtirazımız da buna zaten.
“Yemişim sizin 17.-18. Maddenizi” diyoruz, neden mi ?

  1. Personelin Performans düşüklüğünü 10-15 yıl hatta 20 yıl sonra mı anlıyorsunuz ? Ömrünü, gençliğini kurumuna vermiş bir insanı nasıl bu kadar kolay harcıyorsunuz? Geriye yönelik 5-10 yıla bakalım “A-B” Performans almış biri son yıl “D” not aldı diye veya sayısal not sistemi var ise kabul edilen 3 ile 5 arasında not alan biri son yıl 1-2 aldı diye  performansı düşük mü oluyor? Bunun nedenleri hiç mi analiz edilmez. Geçmiş yıllardaki personelin kuruma katkı değerlendirmeniz nerede ?
 
  1. 17-18. Maddeye göre attıysanız o zaman bunun düzeltilmesi için önceden ne yaptınız?  Personelin niçin Performans notu düşük çıktı, analizi yapıldı mı? Personele özel, Eğitici yol haritaları hazırlandı mı. Eksik ve aksaklıklar tespit edilip yazılı tebliğ yapıldı mı? İş Kanununa göre çıkarıyorsunuz ya İş Kanunu bunları da yapmanızı istiyor Kanunu kendinize göre eksik okumayın.
 
  1. İşten çıkarılmadan önceki ( var ise tabi ) uyarı kınama yazılarına dikkat edin hepsinde “sonuç” yazar. Bunun “nedeni” ve “nasıl düzeltileceğine” yönelik bir şey yoktur. Balık sayısına bakılır, az balık tuttuğun söylenir de bunun neden olduğuna yönelik bir çalışma yoktur.  Uygun olta var mı, yanlış yerde mi balık tutmaya çalışılıyor, bunun yeterli eğitimi verildi mi, en önemlisi istenen balık o gölde var mı? Hinterland analizi bizim bankacılık sisteminde yok maalesef her şubeden her ürün satışı istenir bu nedenle eksik olan ürüne bakılır. Ülke % 4-5 büyür ama banka hedefleri her sene % 45-50 büyümektir. Pasta küçülse bile cevap hazırdır : Rakipten çalacaksınız.  Akıl işi değil, ülke gerçeklerinden kopuk, analiz yoksunu delinin biri kuyuya bir taş atar çık çıkabilirsen işin içinden.
 
  1. Eksik görülen nedenler tespit edilemediği için çözüm de üretilmez. Bireyselde yetişmiş bir personeli sanayi bölgesine verirsiniz çuvallar. Veya tersi. Eksik görülen nedenler bilinmediği için bunun giderilmesi için de eğitimler programlanmaz herkese aynı standart eğitim yani.

Banka Üst Yöneticilerin Performansı çok mu iyi?
 
  1. Performansa mı bakacaksınız , cesaretiniz var ise kafayı kumdan çıkarın hadi sizin performansınıza bakalım. 2018’in 2. Yarısında Banka hisseleri yarı yarıya düştü, 10 milyar USD olan Bankanızın Piyasa Değeri 3-4 milyar USD’ye, 5 milyar USD olan Bankanızın Piyasa Değeri 1-2 milyar USD’ye düştü. Buyur somut gerçekçi bir analiz % 50 değer kaybı var.  O kadar hassassınız, hızlı performans değerlendirmesi yapıyorsunuz o zaman sormayacak mıyız, bu ne yüz kızartıcı performans böyle  : Hangi yüz ile o koltuklarda oturuyorsunuz ?
 
  1. Bir iki yıl önce iki yıllık Sendikasyon Kredilerini % 3,5-4 ile borçlanırken 2018’de % 7,50-8’den borçlandınız. Hani marifet sizdeydi de her ortamda bunun reklamını yapıyordunuz. Üstelik daha önce 2-3 kurumdan aldığınız borcu 25-30 kurumdan borçlanabildiniz. İtibar mı bu şimdi,  sormayacak mıyız : Bu nasıl Performans böyle?
 
  1. Deneyimli , Eğitimli kadroları atıp kurumu taşeronlara teslim ettiniz, kendinizi  Banka değil de fabrika mı yönetiyor sanıyorsunuz. Sormayacak mıyız :  Bu nasıl İK stratejisi?
 
  1. “Maliyetleri düşüreceğim” diye tecrübeli Müdürleri çıkardınız. Sözde maaşlarda tasarruf yapacaktınız. O zaman tecrübesiz, yetkinliği olmayan insanların bankaya verdiği zararları nasıl açıklayacaksınız ?
 
  1. Müdürleri, “Kredilerin izlenmesi ve takibinde yönetim zafiyeti  gösterdiniz” diye kapı önüne koydunuz ama milyarlarca dolarlık batık kredilerin altında imzaları olarak sizler fatura ödediniz mi ? Bu nasıl Kredi Performansı böyle? Takipteki alacakları % 5 değerinde ( hatta altında ) Varlık Şirketlerine devirler yaptınız, kredi kaliteniz ve değerlendirme süreçleriniz bu kadar mı kötü ? Bankacılıktaki, “Kredi verirken batar” tekerlemesi doğru mu acaba.
 
  1. Yıllardır, “Tekstilciler inşaat, turizm işine girdi battı” diye hikayeler anlattınız ama şimdilik telefoncu oldunuz, inşaatçı, turizmci, AVM’ci olmaya da az kaldı. Bu durumu patronlara nasıl açıklıyorsunuz işin açıkçası çok merak ediyoruz. Umarım işi basitleştirip “kriz” senaryosunun arkasına sığınmıyorsunuzdur.
 
  1. Halen, yüksek yüksek TL bazlı Kar açıklıyorsunuz ama USD bazında o karlılığı bir grafiğe dökün de Yönetim Kuruluna sunun yiyorsa. Görsünler gerçek Performansınızı.
 
  1. Şubelere uyguladığınız Performans Sistemi kriterlerini üst yönetime uygulasak bankalarda ne GM kalır ne GMY; ne Grup Müdürü kalır ne Bölge Müdürü. Tablo böyle iken kalkıp da yıl sonunda “başarı primi” istemeye kalkmazsınız herhalde.
Listeyi uzatmak mümkün işin özü uluslararası değerlendirme ve derecelendirme firmalarının Türk Bankacılık sistemine  monta ettiği “Bankacılıkta Yeni Sistem” sistemsizliği;  paraşütleme sektöre inen “çakma bankacılar” sektörü ve sektördeki  İnsan Kalitesini tanınmayacak hale getirdi. Şimdi merak edilen misyonunu doldurmuş bu ağaların gemiyi kazasız belasız nasıl terk edeceğidir.  Gemiyi sağlıklı bir şekilde Limana yaklaştıracak olan da “Gerçek Kaptanlar” olacaktır, Kaptan kıyafeti giyip kendini kaptan sanan “Tayfa  bozuntuları” değil.
Bütün bu gerçekler gün gibi ortada dururken, “Performans” diye zeytinyağı gibi su üstüne çıkıyorsunuz ya : Yemişim sizin Performansınızı da, Performans Sisteminizi de !
Leonard Cohen dinliyorum sabah vakti,
Herkes biliyor
geminin su aldığını,
herkes biliyor
kaptanın yalan söylediğini,
herkes biliyor
zarların hileli olduğunu.
Erol TAŞDELEN
tasdelen34@gmail.com
 

Etiketler: erol taşdelenbankacı erol taşdelenbankabankacı performans
Erol TAŞDELEN
Erol TAŞDELEN

Erol Taşdelen, 1969 Niksar doğumlu. Siyaset Bilimci, Ekonomist, araştırmacı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Kamu Yönetimi Lisans ( 1990 ), İ.Ü. İktisat Fakültesi – Maliye Bölümü’nden “Bölgeler arası dengesizlik ve Türkiye” tezi ile Y. Lisansını ( 1993 ) tamamladı . Ayrıca
AÖF – “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” – “Tarım” – “Turizm ve Otel İşletmeciliği” – “Yerel Yönetimler” bölümleri mezunu. 1991 yılında başladığı iş hayatında Yapı Kredi Bankası, Toprakbank, Kentbank, Finansbank ve Akbank’ta çalıştı.  Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi’nde Konuk Öğretim Görevlisi olarak yıllarca, “Finans, Finansal Yatırım Araçları, Kamu – Özel Sektör İlişkileri, CRM, Makro Ekonomi” dersleri verdi..Piyasalar, Ekonomi, Kriz üzerine ağırlıklı sanayici iş adamlarına bilgilendirici konferanslar verdi. Amatör olarak ilgilendiği Hat ve Çini sanat eserleri ile karma sergiler açtı. Evli, Ada ve Ege adında ikiz çocukları var.

Facebook Yorumları