PARAMEDYA

Doğuun kaderini kadın değiştirecek

Doğuun kaderini kadın değiştirecek

Okumamış, erken yaşta evlendirilmiş ve ezilen bir kadın profili. Doğu kadınının değiştirilemez kaderi. İşte bu kaderi bir kadının başkanlık yaptığı dernek değiştirmeye çalışıyor.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren aile şirketinde kazandığı iş tecrübesinin ardından kendi hayallerinin peşinden giden Reyhan Aktar, henüz 33 yaşında iken Diyarbakır’da günlük 10 bin kişi kapasiteli bir yemek fabrikası kurdu. Fabrikanın ardından ünlülerin değişmeyen adresi Tavacı Recep Usta’nın Diyarbakır’daki işletmeciliğini de üstlenen Aktar, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğü Diyarbakır İş Kadınları Derneği çatısı altında, kadınların işgücüne katılımını artırmak amacıyla yürüttüğü gönüllü çalışmalar ile de dikkat çekiyor. DİKAD bünyesinde Diyarbakır’da ilk kez bir kadın zirvesi düzenleyen Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı ve girişimci Reyhan Aktar, girişimcilik yolculuğu ve gelecek dönem hedefleri ile ilgili bilgiler paylaştı.
 “Ailem öğretmen olmamı bekliyordu, ben iktisat okudum”  
1984 Diyarbakır doğumlu olduğunu ve ilk, orta, lise eğitimini Diyarbakır’da tamamladığını belirten Reyhan Aktar; “Çukurova Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldum, halen Dicle Üniversitesi İktisat bölümünde yüksek lisansımı yapıyorum, tez aşamasındayım. Altı kardeşiz ve ben 3. çocuğum. İki ablam, bir kızkardeşim ve iki de erkek kardeşim var. Benden sonraki üç kardeşim de doktor. Babam öğretmen olmamı istiyordu. Ama ben iktisatı tercihi ettim. Babam özellikle kız çocuklarının eğitimine aşırı önem verirdi. Nitekim altı kardeş de üniversite mezunuyuz. Benden büyük iki ablam da işletme ve hukuk fakültesi mezunu.” dedi.
 “Kendime ait yemek fabrikası ve restaurant zinciri kuracağım” 
Mezun olduktan sonra yaklaşık 10 yıl aile şirketlerinde çalıştığını anlatan Aktar, “Daha sonra kendi işimi yapmaya karar verdim ve bir arkadaşımla ortak olarak bir yemek fabrikası kurduk. 10 bin kişi yemek kapasiteli bu fabrikanın kuruluşu için kardeşlerimden sermaye desteği aldım. Aynı yıl Tavacı Recep Usta’nın Diyarbakır’daki restaurantının işletmeciliğini aldık. Planladığımızın üzerinden iyi bir büyüme sağladık. Şu anda direkt ve dolaylı olarak 100’ün üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz. Şimdi tamamen kendi imkanlarımla ve tamamen bana ait bir yemek fabrikası daha kurma planım var. Bu yatırımı da yine 10 bin kişi kapasiteli olarak planlıyorum. Bu fabrikada yemek işinin yanı sıra organizasyon işine de girmeyi planlıyorum. Çok para kazanmak gibi bir hırsım hiçbir zaman olmadı ama üretmek, ortaya bir şeyler koymak, başka kadınların da hayatlarına dokunabilmek ve yaptığım her işte başarılı olmakla ilgi azmim hep oldu. Bu azimle geleceğe umut duyuyor, çalışmaya ve yatırıma devam ediyorum. Restaurant işinde kendi markamı oluşturmak gibi bir planım da var. Şu anda bu yatırımın fizibilitesini yapıyoruz. Yöresel tatlarla küçük oynamalar yapıp kendi menümüzü, konseptimizi oluşturmaya çalışıyoruz. Yakın bir zamanda bu planımı hayata geçirmeyi hedefliyorum” diye konuştu.


 “Tavacı Recep Usta’da çalışanlarımızın yarısı kadın”
Tavacı Recep Usta’da şu anda 40 kişiye istihdam olanağı sağladıklarını belirten Aktar, “Biz devraldığımızda restoranda sadece bir kadın çalışıyordu. Şimdi ise işletme müdürümüz dahil çalışanlarımızın yarısı kadın. Hem ortağım hem de ben işletmeyi tüm yetkileriyle birlikte bir kadına teslim etmiş olmaktan dolayı çok mutluyuz. Hatta restaurantımızda dezavantajlı kadınların istihdamına öncelik veriyoruz. Çoğu zaman Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nden bu konuda destek alıyoruz. Çalışmak isteyen dezavantajlı kadınları bize yönlendiriyorlar. Tabiki bu her zaman kolay olmuyor. Ama biz çalışmak isteyen kadınlara her zaman elimizden gelen tüm desteği vermeye hazırız” şeklinde konuştu.
 “DİKAD’ı ayağa kaldırdık, hedefimiz daha çok kadına ulaşmak”
Hayatı boyunca iş hayatında kazanılan paraların sosyal bir fayda sağlaması konusunda hassas olduğunu belirten Aktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün başkanlık görevini yürüttüğüm Diyarbakır İş Kadınları Derneği’ne (DİKAD) henüz 24 yaşındayken üye oldum. Derneğe girdiğim 2008 yılında, içeride yalnızca 4 kişi kalmıştı ve derneği feshetme planları yapılıyordu. Bu kararın alınmaması konusunda yönetimi ikna ettim ve 5 kişi olarak yolumuza devam ettik. Tüzüğü baştan düzenledik ve çalışmaya başladık. Derneğin logosunu değiştirdik, ofisi yoktu ofis tuttuk. Bugün oldukça aktif bir derneğimiz var. 2013 yılında başkan yardımcısı, 2015 yılında ise başkan oldum.  Bugün geldiğimiz noktada 70’in üzerinde üyemizle kadınların iş gücüne daha fazla katılımı için sorunları tespit ediyor, raporlar hazırlayarak çözüm önerileri sunuyor, saha çalışmaları yürütüyor ve kadınlara yönelik meslek atölyeleri düzenleyerek girişimcilik ve e-ticaret eğitimleri veriyoruz. Bugüne kadar 380’i aşkın gence ve kadına ulaştık.”
“DİKAD olarak Meslek Eğitim Atölyesi kuracağız”
Kadınların bölgede ekonomik hayatın içinde daha fazla yer alabilmesi için DİKAD olarak var güçleriyle çalıştıklarını söyleyen Aktar, “Bu kapsamda bir büro elemanı yetiştirme programı düzenledik. 40 tane genç kızımız katıldı bu programa ve tamamına istihdam olanağı sağladık. Halen devam eden bir tekstil atölyemiz var. Bu atölyeye de 20 kişi katıldı ve bunların da en az yüzde 50’sine istihdam garantisi verdik. Şimdi Diyarbakır’da bir Tekstil Organize İhtisas Bölgesi kuruluyor. 8-10 bin kişinin burada istihdam edilmesi bekleniyor. Bu potansiyeli dolduracak olanlar da büyük oranda kadınlar olacak. Biz de DİKAD olarak bu konuda oluşturulan kurul ve komisyonların içerisindeyiz. Bu kapsamda DİKAD olarak bir Meslek Eğitim Atölyesi kuracağız. Kayapınar Belediyesi Başkan Vekili Ozan Balcı ile birlikte bu proje üzerinde çalışıyoruz ve hatta protokolünü de geçtiğimiz günlerde imzaladık. Bize 330 metrekarelik bir alan ayrıldı. Bu alanda kuracağımız Meslek Eğitim Atölyesi’nde girişimcilik eğitimleri verilecek, mutfak ve tekstil atölyesi olacak. Böylece iş dünyasının ihtiyacı olan kalifiye iş gücüne ve kadın istihdamının artırılmasına katkıda bulunacağız. Hatta bizim amacımız sadece tekstil-konfeksiyon elemanı yetiştirmek değil, biz bu işin eğitimini alıp örneğin stilist olmak isteyenlere, kendi markasını kurmak isteyenlere de önayak olmak istiyoruz.
Diyarbakır’da isteseniz de çok kadın istihdam edebilme şansınız yok maalesef. Çünkü kalifiye kadın iş gücü çok sınırlı.” diye konuştu.
“Bölgemizde ‘başarılı kadın’ demek, giydirilmiş zırhlardan kurtulmayı başarmış olmak demek”
Bölgede kadınların aktif olarak iş hayatında yer almadığının altını çizen Aktar; “Ben aile şirketimizde çalışma hayatına başlamış olmama rağmen bir kadın olarak çok zorlandım. Çünkü erkekler, iş yerinde kadını, ‘bir iş arkadaşı’ olarak görmüyor. Zaman geçip de olduğunuz işte tecrübe kazansanız bile, ‘kadın’ kimliğiniz hep öylece bir yerde duruveriyor. O yüzden bizim buralarda ‘başarılı kadın’ demek aslında, feodal bakış açısı, kadının toplumdaki yeri, nerede görülmek istendiği gibi kendisine giydirilmiş o kat kat zırhlardan birer birer kurtulmayı başarmış olmak demek” şeklinde konuştu.
“Hedefimiz bölgede mümkün olduğunca çok kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi”
İş hayatına girdiği ilk günden itibaren kadına olan bu bakış açısını kabul etmediğini söyleyen Aktar, şöyle devam etti: “Kendi kendime hep ‘hem kendi adıma hem de bölgedeki diğer kadınlar adına harekete geçmem lazım’ deyip dururdum. İşte DİKAD, benim için bu yüzden çok kıymetli. Çünkü kadının ‘ben de varım’ diyebilmesi için, ekonominin içinde var olması, iş hayatına girdikten sonra da orada var olmayı sürdürebilmesi gerekir. Bunun ise önünde özelikle bizim bölgemizde pek çok engel var. İşte DİKAD ile biz, bölgede mümkün olduğunca çok kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesini, vazgeçmemesini, hayallerinin peşinden gidebilmesini sağlamaya çalışıyoruz.”
“Zirveyi geleneksel hale getireceğiz”
DİKAD olarak bu yılki en önemli gündemlerinin, Diyarbakır’da ilk kez düzenledikleri Kadın Zirvesi olduğunu ifade eden Aktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl ilki yapılan ve önümüzdeki yıllarda geleneksel hale getirmek istediğimiz DİKAD Kadın Zirvesi ile kadınların bölge ekonomisindeki ağırlığının artırılması için başta kamu olmak üzere iş dünyası ve STK’ların dikkatini Diyarbakır’a çekmek istiyoruz. Zirvemizi, Diyarbakır’da kadınların ‘iş hayatında artık biz de varız’ diyebilmeleri amacıyla düzenliyoruz. Bölge kalkınmasının önündeki en büyük sorun işsizlik oysa genç ve kadın nüfusu bakımından en avantajlı bölge bizimki. Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı kapsayan TRC2 Bölgesi’nde kadın istihdam oranı %22 ile Türkiye ortalamasının oldukça altında. Öncelikli hedefimiz elbette kadın istihdamının önündeki engellere çözüm üretebilmek. DİKAD olarak yaptığımız saha çalışmalarında, kadınların bölgede iş hayatına girememesinin önündeki en büyük sebebin eğitimsizlik, geleneksel aile yapısı ve mahalle baskısı olduğunu gördük. Tüm bu engellere, düzenleyeceğimiz zirve ile ışık tutabilmeyi, kamunun dikkatini çözüm noktasında buraya çekebilmeyi ve el birliği ile bölgede iş hayatında kadın kimliğinin güçlendirilmesi için harekete geçilmesini sağlayabilmeyi amaçlıyoruz.”
 

Etiketler: reyhan aktarDikatDiyarbakır

Facebook Yorumları