Son aylarda  PADİŞAH’lık ile suçlanan bölge müdürlerinden savunma geldi:  Artık bankacılık böyle! Satan kalır satmayan gider!
 
Bölge Müdürleri  ile ilgili çok şey yazıldı çok şey çizildi.
Kimisi dogum gününde dansöz oynatmakla suçlandı, kimisi personele kendi resmi basılı tişört giydirmekle.
Daha onlarca örnek  var bölge müdürlerine yönelik suçlamalarda.
İşte o suçlamalara direkt hedef olmayan bir bölge müdüründen ParaMedya.com’a mektup var.
Kendi ismi ile açık açık yazan bu bölge müdürünün kimlik bilgilerini bankacılık yasası gereği açıkca veremiyoruz.  Ancak Türkiye’nin en önemli  yabancı sermayeli bankasının İstanbul’da bölge müdürü.
Bölge müdürünün bankacılık sektörü ve bankacılara yönelik postasını  virgülüne dahi dokunmadan aynen veriyoruz:
BÖLGE MÜDÜRÜ KÖTÜ PEKİ  İYİ KİM?
“Sayın Remzi Özdemir,
Son günlerde  ana konunuz haline gelen bölge müdürleri ile ilğili yazdıklarınızı ve sitenizin sosyal paylaşım sayfasındaki yorumları okudum.
Bu bir savunma değil!
Sadece meslektaşlarıma sizin vasıtanızla bir şeyler söylemek istedim.
KÖTÜ BÖLGE MÜDÜRLERİ:
Doğrudur!  Doğum gününde dansöz oynatan, tişört bastıran, dev pankartını hazırlatan, şube müdürünü ayakta azarlayan ve hatta telekonferansta küfür eden bölge müdürlerinin varlığını duyuyoruz. Bunları asla ama asla kabul etmiyorum. Yanlış bir hareket ve bankalarının bu kişilerle ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar yollarını ayırmaları lazım. Malesef bu kişiler halen sistemde ve sektörü yıpratıyor.
Bu konuda söylemek istediğim şu:
-Bu bölge müdürleri yanlış yapıyor peki düğün salonunda yapılan doğum gününü organize edenlerin hiç mi suçu yok?
 -Giyinip bu doğum gününe koşarak hediye ile giden şube müdürlerinin hiç mi suçu yok?
-Bölge müdürünün  spor yaparken kaslarını gösterip facebookta yayınladığı resmi alıp tişört bastırıp giyen o hanım bankacıların hiç mi suçu yok. Bu bölge müdürü bu tişörtü giymeleri için mobbing mi uyguladı?
-Hedefini tutturmadığı için personelinin yanında  ceza olarak ayağa kaldıran bölge müdürünün yaptığı iş ve insan ahlakına sıgan bir davranış değildir. Ben bu kişiyi bulunduğu  yeri hazmedememiş zavallı  insanlar olarak yorumluyorum. Peki siz bu müdürün hakarete varan davranışına sesiz sedasız, tepkisiz duran  müdüre ne diyorsunuz? Neden onurunu  orada ayaklar altına aldırıyor. Neden orada itiraz edip  yaptığınız yanlış olduğunu söyleyip konuyu banka üst yönetime aktarmıyor?
SATIŞ MÜDÜRLERİ:
Satış müdürleri konusunda eleştirilerinizde ve personelin itirazında büyük haklılık var. Bölge satış müdürleri bankacılık sektörü için kanayan bir yaradır. Sahada tek bir satış bile yapamayacak kabiliyetteki  çok sayıda insan personele  sadece sizin tabirinizle goygoyculuk yapmaktadır.Bu   sorun sadece fast foot mantığı ile çalışan bazı yabancı  bankalarda yaşanıyor. Bu işi hakkıyla yapan banka ve satış müdürleri var.
SAT AMA NASIL SATARSAN SAT:
Kesinlikle kabul etmiyoruz. Kalitesiz satışlar bu sektörün yara almasına neden oluyor.Adete dayalı satışlar ve günü kurtaran kampanyalar banka müşterisinin zararına olduğu kadar sektöre de zarar veriyor. İyi anlatılmadan, müşterinin ihtiyacı olmamasına rağmen gerek hatır için gerekse aldatılarak yapılan satışları hiç bir banka yönetici kabul etmez. Bu sorunun kaynağı şubelerde ve yöneticililerinde.
VASIFSIZ ŞUBE MÜDÜRLERİ:
Sizin de geçen bir yazınızda bahsettiğiniz gibi konut kredisinde birinci olup müdür olanlar, filan kişinin yakını-tanıdığı  olarak şube müdürü olan kişiler. İşte bunlarda bankacılığın ana sorunu. Eskiden itibarlı dediğiniz dönemdeki şube müdürlerine bakın lütfen. Gişeden başlayıp tırnağı ile şube müdürü olan kişiler. Sektörün bu tür nitelikli müdürlere ihtiyacı var.
VASIFSIZ PORTFÖYLER:
Gelelim en çok şikayet eden ağlayan sızlayan şube personeline.  Sık sık kullandıkları cümle: Bankacılık bumudur? Evet bu dur! Artık kabul etseniz de etmeseniz de Türkiye’de bankacılık bu şekil yapılacak. Satışa dayalı. Satan bu sistemin içinde kalacaktır. Satmayanın sistemde yeri yok. Şu anda şubelerde çalışan pörtföyler arasında su ürünleri meslek okulundan tutun da  narkoz tekniksiyenine kadar var. Bir pörtföyün (yönetmen)maaşı 4 bin lira ortalama. Bu parayı 6 yıl tıp fakültesinde okuyan bir doktor alabiliyor mu? Bu parayı alıyorsan hakkını vermelisin. Bankacılık  artık koşturarak satış yapma sürecine girdi. Bunu lütfen herkes iyi anlasın.
GENEL MÜDÜRLÜK SORUNU:
Verilen hedefler Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ile uyuşmuyor! Doğrudur! Bunu hedef olarak bölgelere  dayatan genel müdürlük yöneticileri malesef yine sizin tabirinizle çok kalitesiz ve işi bilmeyenler. Genelde üniversitelerden iyi derece ile mezun olan bu kişiler hiç bir saha tecrübesi olmamasına ragmen sahaya proje sürmekte. Bence bankacılık sektörü önce bu kişilerden kurtulmalı. Bu kişiler bankacılık sektörünü  yaz-boz tahtasına çevirdi.
Sonuç olarak, bu sistemde güçlü olan ayakta duran var olacak. Zayıf halka doğal olarak asimile edilecektir.