Veznedar bankacılık mesleğini ayaklar altına alan, çalışanın gururunu yok sayan bir uygulamayı ele alıyor. Bu sizin de başınıza gelebilir.
Bankaların yeni bir icadı var.
Hem de cok taze hem de çok yeni.
Ne mi? Personelin sözüne güvenmemek….
Personeline ‘bize güvenin ,bize bağlı kalın’ diye naralar atan üst yönetim yarattığı yeni  travma ile yine gündemimize oturmuştur.
Nasıl mı ?Size anlatayım…
Banka üst yönetimi  sözde hedeflediği mevduat ve kobi  müşterisini kazanmak için saha ekiplerine ziyaret hedeflerini dağıtır.
Allah aşkına ziyaret diye hedef mi olur,?
Ziyaretin hiç hedefi mi olur?
Veznedar a göre ziyaretin hedefi olmaz! Ziyaretin bir amacı olur ve sonuca odaklı ve en önemlisi de nitelikli olur!
Neyse konumuz bu değil, yeni çılgınlık ‘’personelinin ziyaret için gittiği ve personelinin sisteme bilgilerini kaydettiği” işyerini arayıp personelinin oraya uğrayıp uğramadığını sormasıdır..
Bunun adı bana göre bir rezilliktir, insana, personeline, çalışanına yapılan en büyük hakerettir?
Gelin size daha detaylı anlatayım…
Ayşe hanım 14 yıllık bankacıdır, iyi bir üniversiteden mezun olmuştur , sektörde birkaç banka değişikliği ile portföyünü yıllar itibariyle büyütmüş, tüm sertifikalara sahip nitelikli bir bankacı ciddi bir ürün bilgisine sahiptir…
Kaportacı Ali bey, Topkapı sanayi de kaportacıdır, haspel kader bir birikimi olmuş ama ilkokul mezunu bir bireydir. Bir gün bankaya kredi kartı borcu için gelmiş o sırada mevduat fiyatının ne olduğunu Ayşe hanıma sormuştur, Ayşe hanım vadesini ve miktarını not almış ve ajandasına ya da sistemine çoktan kaydetmiştir.
E artık ziyaret zamanıdır, çılgın ziyaret hedefi için yola koyulur, Ali bey ile çay içerler ,sohbet ederler ve Ayşe hanım mevduatı almak için Ali beyi ikna etmeye çalışır, derken ziyaret biter el şıkışılır,ziyaret burada bitmiştir.
Buraya kadar herşey normal.
Sonra mı ne olur?
Ali beyin telefonu çalar: Banktan arıyoruz bizim personelimiz Ayşe hanım sizi ziyaret ettimi?
İşte o an bankanın da Ayşe hanımın da prestiji yerle birdir.
Veznedara göre bu sorunun anlamı nedir biliyor musunuz?
Benim peronelim Ayşe hanım beş para etmez in tekidir, bazen ziyaret diye gidiyor, çay mı içiyor yoksa kahvemi yudumluyor bilmiyorum ,zaten ben ona hiç güvenmem ,hem de arkasından iz sürerim, aman haaa sizde müşteri olarak bizim güvenmediğimiz  Ayşe hanıma sakın güvenmeyin olmadı tekrar tekrar cüzdanınızı ekstrelerinizi kontrol edin…bize yalan söyleyen size ne yapmaz….demek ister…
Ali bey mi  ne düşünür?
Hiç aklınıza geldiği şekliyle bu durumdan onur duymaz? Bu banka kendi personeline güvenmiyorsa ben niye bu bankaya güveneyim der, Ayşe hanımın itibarı da bankanın itibarı da artık ayaklar altındadır.
HADİ İŞİNİZE BAKIN
Yarın 3 mevduat ziyaretim var!
Her gittiğimde Veznedar oraya uğradı mı diye bizimkiler soruyorlarmış..:)
Bir önceki ziyaretimde  merkezden iz süren personel ile müşteri samimiyeti kurmuş artık dedikodumu yapmaya başlamışlar ….
PES ARTIK….