Türkiye’nin mülteciler ve sınırdaki sorunlarla uğraştığı bir dönemde, gelişmekte olan ülke ligindeki güçlü konumunu kullanıp kontrollü büyümesi gerektiğini belirten Ateş, dünyadaki gevşek politikalara dikkat çekip, “Sıkılık konusunda ısrarcılığımızı gözden geçirmeliyiz” dedi
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler içinde olumlu açıdan ayrışmaya başladığını söyledi. Dünyadaki son gelişmeleri değerlendiren  Ateş, bu ortamda Türkiye’nin iç tüketimi daraltıcı ‘sıkılaştırıcı’ tedbirlere gitmemesi gerektiğini belirtti.  
–  Konut dışındaki bireysel kredilere gelir limiti gelmesi piyasayı ne yönde etkileyecek?
Makro tedbirler geldiği zaman hemen ekonomide daralma oldu. Daha önce yüzde 25, 35, 45 büyüyen tüketici kredileri düştü. Hâlâ da düşüş sürüyor. Bu arada, olumsuz bir gelişme, FED ve dünyadaki kriz nedeniyle gelişmekte olan ülkelerdeki paralar geri çekildi. Çıkışlar çok yüksek oldu. Yeni yatırımlar gelmedi. Tabii bu da herşeyi doğrudan etkiliyor. Biz de bundan nasibimizi aldık ama çıkış biraz daha az oldu, diyebilirim. Ama ileriye bakıldığında gelişmiş ülkeler paraya boğulduğu halde bankaları hala çok iyi durumda değil.
–  Gelir düzeyine göre verilen krediler sınırlandırılırsa ne olur?
İki maaştan fazla kredi veremezseniz denirse, kredi veremeyiz. Daralma olur, ama büyüme de önemli. Bu nasıl olacak? Tüketici tüketirse büyüme olur. Aşırı borçlanma kontrol altında tutulmalı ama ileriye doğru bakıldığında bankaların bu kadar sık boğaz edilmemesinde fayda görüyorum. Çünkü büyüme de enflasyon kadar önemli. Nereden bakarsanız 3 milyon mültecisi, sınırda bir takım sıkıntıları olan, çok ciddi bir silahlı kuvvet barındıran bir ekonomiden söz ediyoruz. Bunun için büyüme gerekiyor. Şu an için kanaatimce kontrollü bir büyüme daha yararlıdır. Dünyada bu kadar Radikal gevşek politikalar izlenirken sıkı politikalar konusundaki ısrarcılığımızı gözden geçirmeliyiz. Gerekli yerlerde evet ama bazı yerlerde de gevşetmemiz lazım.

RUSYA KRİZİNE BAKIŞ
‘Mutabakat olacaktır ama geç kalınmasın’
– Türkiye-Rusya gelişmelerinden Denizbank’ın işleri nasıl etkilendi?
İki ülke, Cumhuriyet’in kurulmasından bu yana çok yakınlaşmış… Bu yakınlaşma ciddi şekilde ticari ilişkilere de yansımış. Şu an bir gerilim olduğunu yadsıyamayız ama bir şeyi daha yadsıyamayız; Rusya orada duracak, Türkiye burada duracak. İki ülke gelecekleri ve menfaatleri için eninde sonunda bir mutabakata varacaktır. Bütün dileğim bunun geç olmaması. Biz de, bütün varlıkları Türk olan, ancak hissedarı Rus Merkez Bankası’nın sahibi olduğu bir kamu bankası olan bir banka olduğumuz gerçeği ile ilişkilerin yumuşamasını arzu ediyoruz. Üstümüze düşen bir rol olduğunda elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.
 

TERÖR OLAYLARINA BAKIŞ
‘Başbelası, birbirimize kırdırıyor’
–  Dünya ve Türkiye’deki terör ekonomiyi nasıl etkiliyor?
Terör baş başbelası birşey. Asla kabul edilemez, günahsız insanları öldürüyor, zarar veriyor. Arkasındaki neden ne olursa olsun, din, etnisite, ırk, her ne ise… Ama terör bir realite. Hepimizi birbirimize kırdırmak gibi bir duruma yol açıyor. Mümkün olduğu ölçüde açık toplum olmaya dönüştüğümüzde, demokrasiyi tam olarak iliğimizde kemiğimizde hissettiğimiz ölçüde ve benim insan kardeşliği dediğim kökü, cinsi, inancı ne olursa olsun insanların birbirinden farklı olmadığı düşüncesi geliştiğinde terör azalacaktır.

FED POLİTİKASINA BAKIŞ
‘Dünyayı tahterevalli gibi sallıyor’
–  Fed’ten nasıl etkileniyoruz?
Dünyanın en büyük ekonomisi Amerika, herkesi etkiliyor. Janet Yellen ilk önce şahinken ekonomide çok iyi işler yaratılmadığını, diğer ülkelerin de iyi olmadığını ve büyüme kalitesinin iyi olmadığını görünce birden bire geri çekildi. Önce faiz artırımını öteledi, bir artırım yaptı, dört tane daha yapacağım dedi, sonra iki dedi. Dalgalanmalar yaşıyoruz. Biliyoruz ki ne Avrupa ne de Amerika faizleri kolay kolay artıramayacaklar. Böyle bir dünyada Türkiye açıkçası çok kötü olmayan bir pozisyonda. Maliye politikaları yerinde, bütçe açığı ve cari açık düşük seviyelerde. Kamu borçlanması düşük. Hane halkı borçlanması makro tedbirlerle kontrol altında. Bankaların bünyeleri sağlam. Özel sektörün problemli kredileri arttı ama kontrolden çıkmış bir durum yok. 
–  Fed baskısı azaldı mı?
Biraz azaldı ama Yellen her gün bir şey diyor. Son toplantıda belki de yaparım gibi bir yaklaşıma geldi. Tahterevalli gibi dünyayı oynatıyor Fed. Ben yumuşak politikasını en azından bu yılın sonuna kadar sürdüreceğini düşünüyorum.
–  Peki Türkiye diğer ülkelerden ayrışıyor mu?
Birçok açıdan… Çin ve Hindistan’ı ayrı tutarsak, biz daha çok Rusya, Brezilya, Endonezya, GüneyAfrika ve Malezya ile kıyaslanabiliriz. Bu ülkeler içinde doğal kaynağı (maden, petrol, kömür…) olmayan tek ülke biziz. Onlar emtia fiyatları düştüğünde perişan oldular. Biz doğal kaynaksız ihracat yapıyoruz ve kendi iç tüketimimizle gidiyoruz. Demir çelik gibi sektörlerde sıkıntı oldu ama otomotiv ve dayanıklı tüketim malları gibi sektörler oldukça iyi gitti.
Facebook
kaynak. Kadife Şahin