Bankalar personeli işten çıkartırken mevcut iş kanununun 17 ve 18 maddelerini gerekçe gösterip işlem yapıyor. Peki çalışanlar bu maddelere karşı kendilerini nasıl savunabilir?
Son dönemdeki performansınız düşük olduğu ve verilen hedeflere ulaşamadığınız için iş akdinizin 4857 sayılı iş kanununun 17 ve 18 maddeleri uyarınca fesh edildiğini bildiririz!
İşte bu cümle son bir yıl içerisinde 5 bine yakın bankacının işinden olmasına neden oldu. 
Performansa dayalı hedef sistemi nedeniyle bankalar işten çıkartmak istediği  personele gerçekleştirmesi imkansız hedefler veriyor ve sonra iş aktini fesh ediyor. 
Bu durum karşısında bankacılar ne yapmalı?

Bu soruya mutlaka işe iade davası açılması gerektiğini belirten Avukat Gökçe Yabuloğlu, “işçinin ekleyeceği yeni bir iddia varsa örneğin işyerinde uğradığım baskılar benim psikolojik olarak rahatsızlanmama sebebiyet verdi denilecekse bu hususta mutlaka raporların dosyaya ibrazı işçinin ispat gücünü ve haklılığını ortaya koyar!”diye konuştu.
NEDİR BU 17 VE 18 MADDE?
Avukat Gökçe Yabuloğlu, son dönemde bankacıların işinden olmasına neden olan 17 ve 187 madde ile ilgili şunları söyledi:
İş Kanunu madde 17 belirsiz süreli iş sözleşmelerinde tarafların belirli sürelerle önceden birbirlerine bildirimde bulunmasını ve bu sayede olası bir iş akdinin feshinin olumsuz sonuçlarından tarafları korumak amacıyla düzenlenmiş bir maddedir. Örneğin işyerinde 2 yıllık iş kıdemi bulunan bir işçisi ile  ilişkisini sonlandırmak isteyen işveren maddede belirtilen 6 haftalık süreye uymak durumundadır; yani işçiye senin iş akdini feshediyorum demesi o anda iş ilişkisini sonlandırmamış olacaktır, iş ilişkisi kanunda belirtilen ve feshin bildirildiği tarihinden itibaren işleyecek 6 haftalık süre sonunda sona erecektir.  Ancak işveren bu sürenin sonuna kadar işçi ile iş ilişkisini devam ettirmek istemiyorsa 6 haftalık ücreti işçisine peşin olarak ödeyerek de iş ilişkisini sonlandırabilir.  İlgili kanun maddesine göre; işverenin peşin ödeme yoluyla iş akdini sona erdirmesi işçinin fesih tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade davası açma hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Ancak mahkemece bu dava sonunda işçi lehine bir ödeme hükmünün tesis edilmesi halinde ise işverenin peşin ödeme yoluyla yaptığı tutar mahsup edilir. Aynı usul işçinin iş akdini feshetmesinde de geçerlidir; işçi kanunda kendisinin kıdemine göre öngörülen sürenin sonuna kadar beklemelidir ya da bu süreye ait ücreti işverene ödeyerek işten ayrılmalıdır.”
İSPAT YÜKÜ İŞVERENDE
Avukat Yabuloğlu,  bu maddelere dayanarak personeli işten çıkartan işverenin  olası bir davada ispat yükümlülüğü olduğunu dikkat çekerek, “Personelin gerçekten haklı nedenle işten çıkartıldığını işveren belgeleriyle ortaya koymak zorundadır”dedi.
İŞÇİ NE YAPACAK?
Gökçe Yabuloğlu, bu durum ile karşı karşıya kalan işçiler için şu önerilerde bulunuyor:
Halihazırda görülen ya da açılması düşünülen işe iade davaları için davacı konumdaki işçilere tavsiyem; kendilerine bildirilen fesih nedeni konusunda karşı argüman oluşturacak neye sahipseler yargılama sürecinde bunu ortaya koymalarıdır. Örneğin; iş akdi verimsizlik nedeniyle feshediliyorsa buna ilişkin kendisinden bir savunma alınmış mı, alınan savunma işçinin özgür iradesiyle uygun bir zamanda mı alınmış, kendisine daha önce bu konuda bir uyarıda bulunulmuş mu gibi konularda bilgi vermelidir. Şayet işçinin ekleyeceği yeni bir iddia varsa örneğin işyerinde uğradığım baskılar benim psikolojik olarak rahatsızlanmama sebebiyet verdi denilecekse bu hususta mutlaka raporların dosyaya ibrazı işçinin ispat gücünü ve haklılığını arttıracaktır
YARGITAY KARARI VAR
İş yerinde baskı ve mobbing ile karşı karşıya kalınması halinde mutlaka bunun belgelendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Yabuloğlu, “yakın zamanlı Yargıtay kararlarında psikolojik raporlara değer verilmiştir, özellikle mobbing gibi durumlarda işçinin haklılığında önemli bir paya sahip olduğu belirtilmiştir.Bu nedenle baskı nedeniyle psikolojisi bozulan kişiler korkmadan tedavi görüp bunu belgelemeliler”dedi.

Facebook