O mutsuz bir bankacı. Oturdu ve oturduğu yerden hedef belirleyen bununla da binlerce insanı mutsuz eden yöneticilerine bir yazı yazdı. İşte bankacılık sektöründe konuşulan o isyan:
Bankalar aynı fabrikanın aynı üretim bandından  çıkan ,hemen hemen aynı cv’ye sahip hesap makinalı tek tip adamlar tarafından yönetiliyor.
Kaçı sırça köşkü’nde salkım üzümlerinin tanelerini tek tek keyifle yerken satışın ana kaynağı olan insanı (müşteriyi) ne kadar tanıyor?
Tepkilerini,memnuniyetsizliğini biliyor,ya da sat dediği personelin aklından geçenleri biliyor ?
Ruhunu biliyor?
Cevap mı bence hayır.!!
Bunları bilmeniz için sizin de saha da olmanız gerekti.En azından  orada hissetmeniz gerekdi,siz çok kar ettik şu kadar sattık aferin bize ,şu kadar büyüdük,şuradaydık şimdi buradayız ,tablolar,grafikler,vs vs….
İçerik mi hiç öyle değil.
Siz kazandırdıklarınızı ölçümlediniz, ya kaybetdiklerinizi ölçümleyebildiniz mi??
Ya da nedenleri ya kaçırılan fırsatların rakamlarını alt alta toplayabildiniz mi?
Siz rakama tabloya grafiğe,exel sheetlere, rasyo gibi SONUÇLARA baktınız ama satışın kaynağı olan İNSANI personel ve müşteriyi aralarındaki ilişkiyi unuttunuz…
Bence asıl bu sonuçla ilgilenmelisiniz…
Siz kısa vadede rüştlerinizi rakamlarla ispat etmeye çalışırken  personelin -müşterinin üzerine basarak koltuklarınızı korumaya çalıştınız…
Müşteriye de mutlu mu?
Personelinize de ‘bizi seviyor mu ,bize düşkün mü ‘diye aptalca anketler düzenlediniz….Çıkan sonuca da sevindiniz?
Onu da bir önceki yıla diğer bankalara göre sorgulayıp kendinizle grur duydunuz…
eserinizle grur duymalısınız……. 
sonuç:
Herkes çok mutlu…..
söylediğiniz söz (aynen devam…… çok iyi işler yaptık biz……..)
EMİN OLUN ÇOK İYİ İŞ YAPTINIZ.
N.N
Mutsuz Bir Bankacı