Bir bankacı duayenin yazdıkları bankacılık sektörünün içler acısı durumunu gözler önüne seriyor. Prestijli ve saygın meslek olarak bilinen bankacılık son dönemde nasıl bu hale geldi veya getirildi yada kim getirdi ya da bir günde mi ? Bir sabah uyandığımızda mı çalışılamaz durumda olan bu sektörü gördük?
Prestijli ve saygın meslek olarak bilinen bankacılık son dönemde nasıl bu hale geldi veya getirildi yada kim getirdi ya da bir günde mi ? bir sabah uyandığımızda mı çalışılamaz durumda olan bu sektörü gördük?bu soruların cevabını çok hem de çok uzun düşünmek gerek.
ben 3 banka değiştiren üç banka uygulamalarını çok iyi bilen bir bankacı olarak her dakika her saat bu durumu sorguluyorum…
Günümüzde bankacı ,müşterinin elinde yoyo gibi oynayıp fırlattığı bir oyuncak oldu….
Bankacı geçmişte, toplumda danışılan, saygı duyulan,diğer bireylere göre akıl ve zeka ve mantık ve ve bilgi anlamında ,gerek aldığı eğitim ile gerekse duruş, giyim tarzı ile diğer bireylerin çok çok üstünde yer alırken şuan ki durum ise toplum gözünde içler acısı ki bunu anlatmaya ne cümleler ne de zaman yeter…
Müşteri artık bankacıyı görmek bile istemiyor,artık müşteriyi o kadar bunalttık ,o kadar çok bizden var ki müşteri o kadar çok şımartıldı ki o kadar göklere çıkarıldı ki,o kadar arandı ki 250 tl limitli kredi kartı olan müşteri bile kendini o kadar eşsiz ve vazgeçilemez hissetti ve herhangi bir müşteri herhangi bir sebeble haklı veya haksız olmaksızın şubeye gelip saatlerce temsilcisine ,gişecisine hatta şube yöneticisine bağırıp saygısızlık yapıp ,küfredebilir hale geldi.
Müşteri artık olay çıkartıp şu dönemde şube müdürünü ayağına getirtebiliyor,çok eskiden müdür odasında kapının önünde ceketini ilikleyen saygılı müşteri ,iliklemek ne kelime artık selamsız olarak şube müdürünün odasında kendisini buluyor…
Artık ünvanların bile bir ağırlığı kalmadı…
Bu kadar kuralsız rekabetin olduğu, bu kadar hedef baskısının olduğu bir sektörde müşterinin iyisine de kötüsüne de tapar olduk,müşteriye yalvardıkça yalvardık ,aman şunu da al ,aman bu da eksik kalmasın dedikçe, müşterinin ayağına sürekli gittikçe,müşteriyi aradıkça iyi olan müşteri daha da göklere yükseldi,çalışamayacağımız kötü olan -ödeme ahlakı olmayan müşteri bile kendisini çok çok değerinin üstünde gördü…
Bu müşteri profillerini kendi ellerimizle biz yarattık,ama bu olanların nedeni için bizim de bir cevabımız vardı .o da HEDEF di ve HEDEF BASKISI‘ydı. Üst yönetimin sadece kâr a odaklanarak ürettikleri yeni projelerinde hesap edemedikleri ya da hesap edip de görmezden geldikleri sonuçları hep birlikte artık saygın olmayan sektörde çalışararak ödüyoruz.
kutsal cevabımız olan HEDEF ve BASKI bu mesleği aşağıya çektikçe çekiyor ve gittikçe kalitesizleştiriyor,ama kimse farkında değil ya da dediğim gibi görmezden geliyor…
yo-yo nun ipinin bir gün kopması ve eski günlere dönmek dileğiyle…
N.N
Bankacı

Facebook