Bankacılık sektörü adeta faaliyet alanını değiştirdi. Ekonomiyi soğutma tedbirleri ve daralan pazar, bankaların sigorta acentası olarak çalışmasına neden oluyor. Bankalar  dünyada eşi benzeri olmayan yaklaşık 50 çeşit poliçe satıyor. Kar marjı yüzde 40’a ulaşıyor.
Amerika’nın parasal genişleme politikası ile ucuz ve bol parayı Türkiye’de satarak  altın dönem yaşayan bankalar, artık sigortacı oldu.  Banka şubelerinin kar hedefleri esas faliyetten çok sigorta hedefi ile tutmaya başladı. 
Bankaların şu an yaptığı işi eczanelerin faaliyetine benzeten  bankacılık ve finans uzmanı Filiz Erkök, “eczaneler ilaçta kar marjının düşmesiyle birlikte nasıl kar marjı yüksek kozmetik ürünlerine yöneldiyse bankalar da tıpkı öyle yapıyor“dedi. Filiz Erkök, bankaların artık eski dönemi yakalamalarının mümkün olmadığını bunu anlamaları gerektiğini belirterek şunları söyledi:
Özellikle son 7 yıl bankalar için rüya gibi geçti. Aç bir pazar ve yasaların ve kuralların olmadığı bir ülke. İstediği ürünü istediği fiyata sattı. Ancak son iki yılda bankalar BDDK ve yasalarla tanışmış oldu. Bunu halen kabullenemiyorlar.Gerek Rekabet Kurumu tarafından gerekse son olarak Gümrük Banaklığı tarafından verilen cezalar bankalarda büyük şok etkisi yarattı. Çünkü bugüne kadar oyunu hep kuralsız oynadılar. İlk kez kural koyucular bankalara kırmızı kart gösterdi.”
SİGORTA SATIŞI  İNCELENMELİ
Bankaların esas faliyet alanından yani para toplayıp para satma işinden para kazanmamaya başladığını da dikkat çeken Filiz Erkök,şu anda bankaları kurtaran tek ürün sigorta poliçeleri. Çünkü artık bankalar parayı daha yüksek maliyetle bulmaya başladılar.Bol paranın olmaması ve maliyetli parayı da rahatlıkla karlı bir operasyonla satamamaları sigortaya yönelmelerine neden oldu.”dedi. Erkök, bankaların daha fazla kazanç için dünyada hiç bir şerde olmayan poliçeler üretim sattıklarını da öne sürerek riskleri şöyle açıkladı:
“Bankalar neredeyse şube müdürlerine bile sigorta hedefi verir oldu. Daha çok satış yapıp daha çok kazanmak için gerçekten sigortacılık anlayışından çok uzak poliçeler üretiliyor. Mesela kendi sorumluluğunda olan bankamatik güvencesi ve yine ne işe yaradığı bilinmeyen kredili mevduat güvencesi sigortası gibi. Hazine müsteşarlığı artık bankalara bu noktadan sonra dur demek zorunda. Sigorta şirketleri  havadan gelen poliçe olarak gördükleri bu satışa yüzde 40 komisyon veriyorlar.  Bu da saadet zincirinin büyümesine neden oluyor. Bu zincirin tadı kaçmadan yasal düzenlemeler getirilmeli. Özellikle poliçeler  hazine onayından geçirilmeli. Yoksa yakında bankalar “çorabım güvencede”sigortası bile üretip satarlar.

Facebook